Antalya
29.04.2022
A
GÜNDEM , ÇEVRE
OGM'den garip önlem: Ağaçları keserek yangını önleyecekler
OGM'den garip önlem: Ağaçları keserek yangını önleyecekler

Geçtiğimiz yıl yaşadığımız tarihin en büyük orman yangınının bu yıl da tekrar etmemesi için alınacak önlemler beklenirken Orman Genel Müdürlüğünün, yangın önlemi olarak ağaç kesilmesi  kararı alması  tepki çekti. Müdürlük, yangınla mücadelede güçlük çıkardığı gerekçesiyle yangına dayanıklı makilik alanlarda odun üretimi yapılmasına ilişkin talimat yayınladı.

 

Yusuf Yavuz

Orman Genel Müdürlüğünün(OGM) makilik alanlarda yangınla mücadele gerekçesiyle odun üretimi yapılmasına ilişkin talimatına Türkiye Ormancılar Derneği’nden tepki geldi. OGM’nin15 Şubat 2022 tarihli talimatıyla maki sahalarının odun üretimine konu edildiğine işaret edilen Türkiye Ormancılar Derneği’nin konuyla ilgili açıklamasında, “Akdeniz sert yapraklı orman ve çalılıkları yangına uyumlu ekosistemlerdir. Bu özelliğe sahip bir ekosistemle ilgili olarak yangınla mücadelede güçlük yaratıyor denilerek tam alanda odun üretimi gerçekleştirmek ve bunu birçoğu verim gücü yüksek olan alanlarda ‘canlandırma kesimi’ adı altında yapmak ne yangınla mücadele ne de silvikültür teknikleri ile uyuşmaktadır. Yangınla mücadele kapsamında yerleşim yeri ve yol kenarları gibi alanlarda yanıcı yük yönetimi uygulamaları gerçekleştirmek mümkündür. Ancak 10 hektarlık alanlar belirleyerek tam alanda canlandırma kesimi adıyla kesimler yapmak yangınla mücadeleyle değil ancak baltalık işletmeciliğiyle ilişkilendirilebilir” ifadelerine yer verildi.

MAKİLİKLER YAĞMALANIYOR

Zeytinden yasemine, meşe türlerinden defneye, fundadan menengice onlarca ağaç ve ağaççıktan oluşan maki ekosistemleri, Akdeniz coğrafyasının karakteristik peyzajının önemli bir parçasını oluşturuyor. Antik çağdan bu yana Akdeniz havzasında gelişen kültürlerin mutfağından edebiyatına, mimarisinden gündelik hayatına her alanda belirleyici izler bırakan maki toplulukları günümüzde de halen kırsal nüfusun önemli geçim kaynaklarından biri. İtalya ve Fransa gibi ülkelerde makilik alanlarla ilgili yürütülen koruma çalışmaları son yıllarda önem kazanırken Türkiye’de ise makilikler en çok yağmalanan alanların başında geliyor. Özel ağaçlandırma projeleri, yapılaşma baskısı ve insan kaynaklı kullanım baskısı zaten koruma şemsiyesinden yoksun olan makiliklerin hızla yok olmasına neden oluyor.

BU NASIL MÜCADELE

Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Orman Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı yeni bir talimat ise, yangına en dayanıklı türler olan makiliklerin orman yangınlarıyla mücadelede engel olduğu gerekçesiyle odun üretimine konu edilmesini öngörüyor. Orman Genel Müdürlüğü (OGM) Silvikültür Dairesi Başkanlığının yayımladığı 15 Şubat 2022 tarihli talimatla ilgili bir açıklama yapan Türkiye Ormancılar Derneği (TOD), düzenlemenin iptalini istedi. Söz konusu talimatla yangınla mücadele gerekçesiyle makilik sahaların odun üretimine konu edildiğine işaret edilen açıklamada, “Söz konusu talimat incelendiğinde maki tanımı da dâhil olmak üzere, makinin yangınla ilişkisi, maki vejetasyonunun sahip olduğu ekolojik ve biyolojik özellikler ve buna bağlı olarak sağladığı ekosistem hizmetleri ile silvikültür tekniği ve terminolojisi açısından önemli eksik ve yanlışların bulunduğu görülmektedir. Son yıllarda amenajman planlarında maki ve sert yapraklı ormanların ‘Maki’ rumuzu ile planlamaya dâhil edilmesi, yıllarca yasalarla orman dışına çıkarılmaya çalışılan ya da özel ağaçlandırma çalışmalarına konu edilen bu sahaların planlı yönetimi açısından önemli bir gelişme olmuştur. Ancak maki ve sert yapraklı ormanlar yerel olarak farklılık gösteren ekolojik ve biyolojik karakterlere sahiptir. Bu nedenle sadece ‘Maki’ rumuzu ataması yapılarak bu sahaların üretime konu edilmesi ve tamamen yangına uyumlu olan bu ekosistemlerin yangınla mücadeleyi zorlaştıran bir yapı olarak gösterilmesi çağdaş ormancılık yaklaşımıyla uyuşmamaktadır” görüşüne yer verildi.

ONLAR ÇALILIK DEĞİL

Orman yangınlarının jeolojik çağlardan bu yana meydana gelen olaylar olduğu vurgulanan açıklamada, “geçtiğimiz yıla kadar orman yangınlarında makilik diye nitelendirilen sert yapraklı ormanlar ve kızılçam ormanları yangının sorumlusu ve yangını artıran nedenler olarak değerlendirilmemişti. Var olan ekosistem yapısı Akdeniz ikliminin doğal bir sonucudur. Bu nedenle yangınla mücadelede zorlaştırıcı neden olarak bu alanlar değil uygulanan politikalar ve yaklaşımlar irdelenmelidir. Maki tanımlamasıyla ilgili olarak yapılan en büyük yanlışlardan biri Akdeniz iklimi etkisi altındaki sert yapraklı türlerin egemenliğindeki bitki örtüsünün çalılık olarak tanımlanmasıdır. Oysa bugün maki olarak bilinen sahaların önemli bir kısmı sert yapraklı orman formundadır. Bu sahalara egemen olan bitkiler incelendiğinde çoğunluğunun ağaç formuna ulaşan türlerden olduğu, çalılık durumunda olan birçok alanın da aslında otlatma, yakacak odun temini vb. insan kaynaklı faktörler nedeniyle bugünkü yapılarına dönüşmüş alanlar olduğu görülmektedir” denildi.

TALİMAT İPTAL EDİLMELİ

İşaret edilen eksiklik ve uyumsuzluklardan dolayı OGM’nin söz konusu talimatının bir an önce iptal edilmesi gerektiğinin altın çizilen Türkiye Ormancılar Derneği’nin açıklamasında, “Bu ekosistemlere yangınların suçlusu gibi davranmak yerine, sahip oldukları ekosistem hizmetlerini korumak ve geliştirmek ormancılığın esas görevi olmalıdır. Bu kapsamda öncelikle terminolojik olarak tanımların doğru yapıldığı, sert yapraklı ormanlar ve çalılıkların sahip olduğu biyolojik ve ekolojik zenginliklerin dikkate alındığı, biyolojik çeşitlilik ve doğa koruma, toprak ve su koruma, odun dışı orman ürünleri, yaban hayatı vb. çok yönlü ürün ve hizmetlerin ortaya konulduğu fonksiyonel bir planlama sürecine hızlı bir şekilde geçilmelidir” denildi.

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: