Antalya
17.02.2022
A

Tek Adam Yönetiminden çıkış arayışları devam ediyor.

 

Hiç şüphesiz ki AKP/MHP çevresi de bu arayışın bir parçası olarak görülmelidir.

Hem eldeki radikal tabanlarının ortada kalmaması, hem de sorumlu oldukları bu yıkım döneminden en az zararla kendilerini kurtarmak için….

Elbet bu durum söz konusu partilerin kurmaylarının ve derin devlet aktörlerinin masasında olan gündem maddeleridir.

 

Asli failler için esas hedef egemenlik ilişkileri bozulmamalıdır. Sermaye düzeni kesintisiz kendini yeniden üretebilmelidir. Yangında öncelikle kurtarılacak bu ajandanın üzerine “milli ve yerli değerler” yazılması da bu nedenledir.

Onların arayışı nemalandıkları bu iflah olmaz düzene sağlanacak destek ve rızadan ibarettir. 

 

Hep birlikte yaşamaktayız ki Tek Adam Yönetimi, topluma Şahsım Cumhuriyeti olarak yansımaktadır. Ama acımasız bir sömürü, kıyıcı bir talan, insafsız bir ayrımcılık ile derinleşen eşitsizlikler, keyfi dayatmalar ve ırkçı/dinci yönlendirmeler eşliğinde toplumun büyük bir çoğunluğunda kapana sıkıştırılmış duygusu hakim kılınmıştır. 

Kapital hegemonyasına, yoksunluklara itirazı olan, kula kulluğun her çeşidine muhalif olduğu bilinen herkesin bahanesiz, sorgusuz, sualsiz derdest edilebileceği en sefil, en kişiliksiz, en baskıcı hallerin tehdidi altında yaşamaya zorlanmak sürdürülebilir bir yaşam biçimi değildir.

 

Hiç kuşku yok ki bugün ittifaklara neden olan itici  güçTek Adam Yönetiminin devamını mı istiyoruz,  sona erdirilmesini mi ?sorusuna aranan cevaplardır.

 

O nedenle iktidar bloğunun dışında kalan her bir bireyin, çevrenin ve siyasi anlayışın tek adam yönetiminden çıkış arayışlarının son derece önemli ve değerli olduğunun altı çizilmelidir.

Nifaksızittifaklara geçişin kolay olmayacağı bellidir.

Devlet politikası olarak da desteklenen kutuplaştırmaların ve ötekileştirmelerin her alanda canlılığını ve etkinliğini koruyor olması, toplumun daha güçlü ve geniş tabanlarda bir araya gelmesine engel olduğu açık bir konudur.

İktidar odaklarının da bu politikayı gönülden desteklediği ve varlığını bu bölünmüşlüğe bağladığı da bir gerçektir.  

 

Cumhur ittifakı bileşenleri dışındaki her kesimin hem fikir olduğu konu, toplumun derdine çare üretebileceği ve kendini ifade edebileceği ortamın oluşturabilmesinin öncelikli ve yegane yolu tek adam yönetim anlayışına son verilmesidir.

 

Bu aşamada 6 partinin Millet İttifakı adı altında bir araya gelmesi  son derece olumlu bir gelişmedir. Desteklenmeli ve geliştirilmesi için çaba harcanmalıdır. 

 

Bunun yanında Millet İttifakı dışında kalmayı tercih eden veya bu ittifakın içinde yer almasının kötüye kullanılacağı düşünülen ama Tek Adam Yönetiminin sona erdirilmesi konusunda ortak hareket edecek farklı ittifak arayışlarının da devam ettiği bilinmektedir.

 

N. Hikmet “Bulut mu olsam” şiirinde dediği gibi  “deniz olunmalı…”. 

Ve denize ulaşan akarsu haline gelinmelidir.

Barışın, emeğin, eşitliğin, özgürlüğün, adaletin, laik ve bilimsel toplumsal olandan yana bölüşümün, hukuk güvencesinin inşa edileceği hayata yelken açabilmek için.

 

 

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok