Antalya
25.01.2022
A

Ünlü Amerikan medya sitesi 'Politico', medyanın 15 yıl sonraki görünümünün nasıl olacağı konusunda yazar, gazeteci ve medya düşünürü 16 ünlüden görüş aldı. Araştırmaya katılan yazar Richard Prince'nin çözüm gazeteciliği görüşü ilgimi çekti. Prince gelecekte sadece sorun ortaya koyan değil çözüm öneren bir gazeteciliğin de önem kazanacağını belirtiyor.

Türkiye'de çözüm gazeteciliğinin tohumları yeni yeni atılıyor. Lakin siyasetin bu kadar kaygan zeminde yapıldığı ülkemizde çözüm gazeteciliği ne zaman gelişir ve bir gazetecilik kolu olarak kendine yer bulur bilemiyorum.

En yalın tanımıyla çözüm gazeteciliği; bilgiyi farklı kaynaklardan teyit ederek en doğru sonucu okuyucuya ulaştırmak ve bu doğrular kapsamında çözüm sunmak olarak tanımlanabilir. Örneğin X fabrikasının kapanmasıyla 200 işçinin işsiz kalması ne kadar hüzünlendirse de Y firmasının açacağı fabrikaya 100 işçi alacağını duyurması o kadar sevinç yaratabilir. Olaylara çözüm gazeteciliği perspektifi ile bakan gazeteci, bu iki durumu harmanlayarak hem doğru bilgiyi sunup hem de çözüm üretebilir.

Önemsediğim ve gelecekte bana göre gazeteciliğin olmazsa olmazlarından çözüm gazeteciliği bilinçli veya bilinçsiz olarak Türkiye'de yapılıyor.

SAPLA SAMANI KARIŞTIRMAMAK LAZIM

Fakat siyasal iklimin etkisiyle Türkiye'de iyice belirginleşen parti gazeteciliği ile çözüm gazeteciliğini karıştırmamak gerek. Savunduğu partinin icraatların öven, bunu yaparken sahiplenici bir dil kullanmaktan kaçınmayan gazetecilerle, çözüm gazeteciliği apayrı kavramlar.

Türkiye'de çözüm gazeteciliği gelişir mi? Bu sorunun cevabını vermek için elimizdeki verilere bir göz atalım. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'nün 2021 yılı Dünya Basın Özgürlüğü Endeksinde Türkiye bir sıra yükselerek 153'üncü oldu. Sanırım mızrakla avlanan bir ülkeyi daha geride bıraktık. Bunun yanı sıra son 10 yılda gazetecilere yönelik cumhurbaşkanına hakaret davalarında muazzam bir patlama var.

Çözüm gazeteciliği basın özgürlüğü ile paralel ilerleyen bir medya kolu. Yani siz evrensel haklara ne kadar önem verirseniz medyanın gelişimi de o hızla ilerler.

Çözüm gazeteciliği ile geçtiğimiz gün tutuklanan Sedef Kabaş arasındaki bağ da tam olarak burada kesişiyor. İfade özgürlüğü, demokrasi...

Söylediği sözler nedeniyle yargıya gidebilir, suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Fakat bir gazeteciyi gece yarısı apar topar gözaltına alıp, sonra da 'kaçabilir' diyerek tutuklarsanız biz boşuna konuşmuş oluruz.

Bunu yaptıktan sonra kim inanır Türkiye'de ifade özgürlüğüne?

Bir de bu olayı sulandıran Gökçen Enç gibiler var. AKP'den 3 dönem Antalya Milletvekilliği yapan Gökçen Özdoğan Enç, gazeteci Sedef Kabaş'ın gözaltına alınmasıyla ilgili sadece karakola götürülürken kelepçe olmamasına rağmen kelepçe takılmış gibi ellerini arkada birleştirmesine takılmış. Bunu da Twitter hesabından, "Vay arkadaş nasıl bir zihinsel yapı ile mücadele ediyoruz! Kelepçeliymiş gibi elleri nasıl da arkada bağlamış. Pes!" sözleriyle paylaşmış.

Türkiye Enç'i Meclis'te bir vekile saldırırken tanımıştı. Yakın zamanda ise Manavgat yangınında Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen'in evini korumaya aldırdığını iddia etmiş, fakat bu iddialar bizzat Şükrü Sözen tarafından belgelerle çürütülmüştü.

Vatandaş açken, işsizlik tavan yapmışken ortalarda görünmeyen AKP'li Enç, konu cumhurbaşkanına hakaret olunca hemen zıpladı. Paylaşımında bir gazetecinin apar topar gözaltına alınmasına elbette değinmedi.

Kabaş'ın gece yarısı gözaltına alınmasını görmezden gelip, olaya başka boyuttan bakan bir diğer isim ise Hürriyet gazetesinden Ahmet Hakan'dı. Hakan, Sedef Kabaş'ı, "Densizlik, terbiyesizlik ve seviyesizlikle" suçladı. Yazının küçük bir yerinde gece yarısı operasyonuna değindi.

Dün ise AKP 81 ilde Sedef Kabaş, Engin Özkoç ve Aykut Erdoğdu hakkında suç duyurusunda bulundu. Antalya adliyesi önündeki açıklamayı AKP İl Başkanı İbrahim Ethem Taş okudu. Keşke Taş'ı kadın cinayetleri, çocuk tacizleri gibi toplumsal konularda da en önde görseydik.

Velhasıl, neredeyse vatan haini ilan edilecek gazeteci Sedef Kabaş, Türkiye'de gazeteciliğe, ifade özgürlüğüne verilen değerin son örneğidir.

 

 

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok