Antalya
30.11.2021
A
GÜNDEM , EKONOMİ
Vahşi sulama sürerse, kuraklık çok yakın
Vahşi sulama sürerse, kuraklık çok yakın

Growtech’in son günü düzenlenen “Küresel İklim Değişikliği ve Tarımın Geleceği” başlıklı tarım sohbetinde, yakın tarihte su sıkıntısı yaşanmaması için acil olarak vahşi sulamadan vazgeçilmesi gerektiği vurgulandı.

Tarım dünyasının 20. kez bir araya geldiği Growtech Uluslararası Sera, Tarım Teknolojileri ve Hayvancılık Ekipmanları Fuarı’nın son gününde, “Küresel İklim Değişikliği ve Tarımın Geleceği” başlığı ile bir söyleşi düzenlendi. Moderatörlüğünü İrfan Donat’ın üstlendiği etkinliğe, SERKONDER Başkanı Halil Kozan, BASUSAD Başkanı Rahmi Çakarız, Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu konuşmacı olarak katıldı. Konuşmacılar, türkiye’nin yakın gelecekte su sıkıntısı yaşamaması için acil olarak vahşi sulama yöntemlerinden vazgeçmesi ve üreticilerin teknolojik gelişmelere entegre edilmesi gerektiğine dikkat çekti. 

YOĞUN İLGİ GÖRDÜ

Dünya tarım profesyonellerini Antalya’da aynı çatı altında buluşturan Growtech, katılımcı ve ziyaretçilerine yeni işbirlikleri fırsatları sunarak yoğun bir ticaret ortamı sağlarken, bir yandan da dünyayı koruma adına büyük önem taşıyan iklim değişikliğiyle sektörün nasıl mücadele edeceğine çözüm önerilerini içeren etkinliklere de ev sahipliği yaptı. 25 ülkeden 510 firmanın katılım sağladığı Growtech 20. Uluslararası Sera, Tarım Teknolojileri ve Hayvancılık Ekipmanları Fuarı kapsamında “Küresel İklim Değişikliği ve Tarımın Geleceği” başlığı ile düzenlenen ‘Tarım Sohbetleri’ buluşması yoğun ilgi gördü.  Growtech Tarım Sohbetleri Oturumu’nu başlatan Moderatör İrfan Donat, “Tarlanın meselesi, mutfağın meselesi” gerçeğinden yola çıkmak gerektiğini hatırlatarak, Türk Tarımı için yakın dönemde neler yapılması, acil eylem planlarının neler olması gerektiğinin altını çizdi. 

 

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE DAYANIKLI SERALAR

Sera Konstrüksiyon, Donanımı ve Ekipman Üreticileri ve İhracatçılar (SERKONDER) Derneği Başkanı Halil Kozan, iklim değişikliğine bağlı hortum, sel, fırtına, yangın gibi dış etkenlerin seralara verdiği zarara karşı sektörün yeni teknolojilerle dayanıklı sera üretimine başladığını anlattı. İklim değişikliği ve pandeminin gıdada verimli üretime geçme zorunluluğunu gösterdiğini belirten Kozan,“Dünya nüfusu her geçen gün artıyor. Bu nedenle üretim yapılan topraklar ve verimlilik konusu her geçen gün daha da önem kazanıyor. Küresel iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini yaşamaya başladığımız bir dönemde, seracılık ülkemizin en önemli potansiyel gücü. Modern seralar sayesinde yapılan üretimler ‘toprak üstü açık fabrika’ değerinde. Sektör olarak şu an sera kurma konusunda Avrupa ile yarışır ve rekabetçi durumdayız. Özellikle son 15 yılda sektörümüz çok büyük bir aşama kaydetti. Çok iyi otomasyon ve Ar-Ge birikimine sahip firmalarımız var. Growtech Fuarı bizlerin kendimizi daha iyi ifade etmesi, fiyat ve kalite açısından ne kadar rekabetçi olduğumuzu göstermemiz adına çok önemli” dedi.   

 

JEOTERMAL KAYNAKLARIN ÖNEMİ

Modern seraların iklimlendirilmesinin otomasyon sayesinde yapıldığını ve sürekli kontrol altında tutulduğu için verimliliğin arttığına dikkat çeken Kozan, özellikle soğuk bölgelerdeki modern seraların artması ve gelişmesi adına ülkemizdeki jeotermal kaynakların büyük önem taşıdığına vurgu yaptı. Sera yatırımlarının artmasının ülke ekonomisi ve geleceği için stratejik bir öneme sahip olduğunu dile getiren Kozan, yatırımcıların desteklenmesi gerektiğini de belirterek konuşmasında şunlar söyledi: “Fizibilite açısından sera yatırımlarının soğuk bölgelerde yapılması çok doğru. Çünkü soğuk bölgelerde bir sezonda metrekareden 60 kilogram, sıcak bölgelerde ise bunun yarısı kadar ürün alınır. Soğuk bölgelerdeki sera yatırımlarının en büyük maliyeti ise ısıtma gideri oluyor. Bu noktada jeotermal ucuz bir enerji kaynağı. Ülkemiz bu açıdan sanılanın aksine çok daha zengin bir ülke. Geniş bir coğrafyada bu kaynaklara sahibiz. Bu artımız yakın zamanda bizi dünya da daha rekabetçi bir hale getirecek. Ama sera yatırımı yapabilmek için daha çok modern seralarla ülkemizi donatmak için destekler de şart” dedi. 

 

HER DAMLAYA SAHİP ÇIKMALIYIZ

Growtech Tarım Sohbetleri’nin oturum moderatörü İrfan Donat ise Türkiye’nin su zengini olmadığını ama su fakiri olma yolunda ilerlediğini vurgulayarak küresel iklim değişikliği ve küresel ısınmanın tarıma olan etkisinin her geçen gün arttığını belirtti.  İklim değişikliği ve küresel ısınmanın ciddi bir tehdit olduğuna vurgu yaparak bu konuda görüşlerini açıklayan Basınçlı Sulama Sanayicileri (BASUSAD) Derneği Rahmi Çakarız, 2050 yılında sıcaklıkların 2 derece artacağına dikkat çekerek, su potansiyelimizin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.  Çakarız“ 2050 yılında gıdaya olan ihtiyaç çok daha önem kazanacak. Topraklarımızdan daha çok verim alabilmek için de sulama noktasında doğru ve akılcı bir yol izlemeliyiz. Özellikle 2022 yılı itibariyle akıllı sulama yöntemine acil olarak geçmeliyiz. Böyle gelmiş böyle gitmez diyerek suyumuzun her damlasına sahip çıkmalıyız” dedi. 

 

YÜZDE 75 VAHŞİ SULAMA

Türkiye’de tarım alanında kullanılan 112 milyar metreküp suyun yüzde 75’nin vahşi sulama olarak adlandırılan salma sulama yöntemiyle tüketildiğini belirten Çakarız, bu yöntemden acil olarak vazgeçilmesi gerektiğini belirtti. Çakarız sözlerini şöyle sürdürdü; “Yüzde 75’lik vahşi sulama yüzde 45’lik verimlilik alınırken, yüzde 25’lik basınçlı sulamadan yüzde 70-80 verimlilik alınabiliyor. Yani biz aynı suyla 2 milyar metreküp su kazancı sağlayıp, 4 milyon hektarlık alanımızı sulayabiliriz. Küresel ısınma, iklim değişikliğini ve su kaynaklarımızın giderek azaldığını düşünürsek; Türkiye’nin basınçlı sulamaya geçmesi kısa ve orta vadede yapması gereken en büyük acil eylem planı olmalı.” 

 

GIDA TARIMA MUHTAÇ 

Tarımsal üretimlerimizin iklim değişikliğine entegre edilmesinin vurgulandığı Growtech Tarım Sohbetleri buluşmasında son sözü alan Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu “Arazi gözlemleri ışığında iklim değişikliğinin tohumculuk ve tarımsal üretim üzerine yaptığı etkiler” başlıklı özel sunum yaptı. Dünyanın gıdaya olan ihtiyacının son yıllarda küresel ısınma ve iklim değişikliği nedeniyle daha da arttığına vurgu yapan Prof. Dr. Süleyman Soylu, günümüzde 119 ülkenin açlık sıkıntısı yaşadığını belirtti. Tarım sektörünün sigortası konumundaki suyun önemine da değinen  Süleyman Soylu konuşmasında şu önerilerde bulundu: “Son yıllarda yağış azlığının ülkemizdeki en büyük sorunların başında geliyor. Çünkü kuraklığın en büyük sebebi yetersiz yağış kaynaklı. Bu nedenle suyumuzun kıymetini her geçen gün daha da artan şekilde bilmeliyiz”

HABER MERKEZİ

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: