Antalya
24.11.2021
A

Başrollerinde Şener Şen, Erdal Özyağcılar gibi isimlerin oynadığı 1985 yılı yapımı filmi hala izliyoruz. Birçok film, birkaç yıl içinde unutulup raflardaki yerini alırken, Züğürt Ağa geçerliliğinden hiç birşey kaybetmiyor. Feodalizmden kapitalizme geçiş sürecini müthiş dokunaklı bir dille beyazperdeye aktaran filmi izlerken günümüzden kesitler buluyoruz.

1985 yılında çekilen film, Antalyaspor’un 2021 yılında geldiği trajikomik noktayı anlatmış sanki. Köyün ağası Şener Şen, kuraklık nedeni ile çekilmez hale gelen hayatını sürdürmek için önce köyü baraj yapılacağı gerekçesi ile siyasilere peşkeş çekmiş, ardından gittiği şehir hayatına alışamayınca sembolü haline gelen çizmelerini de satarak karnını doyuramaz hale gelmişti.

Antalyaspor’un bugünkü hali gibi… Mali denetimin olmadığı yıllarda, olmayan paraları savuran ağalar (başkanlar) kuraklık (finansal fair-play) zamanı gelince satabileceklerini satıp görevden kaçar. Yani sebebini açıklamadan başkanlığı bırakır ve gider. Hatta giderken iki damla gözyaşı dökerek kahraman olmayı bile başarır.

Samir Nasri’ye, Jeremy Menez’e, Samuel Eto’o’ya ve diğer oyunculara yüklü miktarlar karşılığında imza attırırken şampiyon olacaklarını söyleyenler, takım ekonomik çıkmaza girdiğinde sebebini hala açıklayamadıkları gerekçelerle görevi bırakır.

Geçtiğimiz hafta sadece Aatif Chahechouhe ve Saso Fornezzi’nin sözleşmelerinden detayları paylaştık. Bildiğimiz ama belgeleyemediğimiz o kadar “Züğürt Ağa” sözleşmesi var ki; bu mukavelelere imza atan insanların Antalyaspor’dan intikam aldıklarını düşünüyor insan.

Birkaç sezon önce adı geçen oyunculara Milyon Euro’larla imza attıran Antalyaspor, bugün 18 ve 19 yaşlarında iki gence lisans çıkartamaz hale geldi. Borçları ödeyeceğini taahhüt edenler, lisanslar çıkarılamıyorken sözlerini tutmuyor. Genç milli takımların göz bebeği Fehmi Koç için, önce unutulduğu için, sonra geçmişten borç kaldığı için lisans çıkartılamıyor. Lisansını çıkartmayı unutanlara bir şey olmadığı gibi, kulübü batırıp gidenlere de bir şey olmuyor. Bundan sonra olacağını da sanmıyorum.

Kendi işyerlerinde asgari ücretle çalışan insanları en küçük hatasında kapının önüne koyanlar, Antalyaspor’da ego tatmini yaşıyor. İşyerlerine personel alımı yaparken kuruşun hesabını yapanlar, Antalyaspor’da Milyon Euro’ların altına imza atarken düşünmüyor bile. İki maç kazanınca şampiyonluktan ve Avrupa kupalarından bahsedenler, kulüp bugünkü hale geldiğinde ortalıkta görünmüyor.

İşin en acı tarafı;

Sosyal medyadan kulübü maddi zarara uğrattığını belirten taraftara cevap veren eski başkan, “Sözde uğruna ölüp bittiğiniz takımın şu anda ayakta kalmasını sağlayan bizlere ayıp etmişsiniz. Kanınız bozuk olduğu için asıl ben üzgünüm” diyebiliyor.

Söz bitmiştir. Umarım Antalyaspor’un sonu Mersin İdman Yurdu’na benzemez.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok