Antalya
19.11.2021
A

28 Şubat 1997 yılında MGK sonrası açıklanan kararlarla dönemin başbakanı Erbakan istifa etmişti. Türkiye için en büyük tehdit irtica olarak tespit edilmişti. Refah Partisi kapatıldı. 20 Temmuz 2001’de Erbakan Saadet Partisi’ni kurdu. Kapanan Refah Partisi’nin 105 milletvekilinin yarıya yakını Saadet Partisi’ne geçmişti. 25 gün sonra da "Millî Görüş gömleğini çıkardık. Geçmişi unutun, yeni bir partiyiz" diyen Erdoğan önderliğinde AKP kuruldu.

O tarihten sonra tüm muhalefet AKP’yi ısrarla Refah Partisi’nin devamı olarak adlandırdı. Refah şeriat istiyordu. Oysaki AKP biz bu gömleği çıkardık diyordu ama muhalefet bunu görmüyordu. Türkiye’de 28 Şubat öncesi tehlike ile 28 Şubat sonrası tehlikenin aynı olduğu yanılgısı AKP’nin 19 yıl iktidarda kalmasını sağladı. Türkiye 28 Şubat sonrası BOP ve görevli eşbaşkanlar aracılığı ile parçalanma sürecine girmiştir. Yeni anayasa çalışmaları sürmektedir.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun helalleşme çağrısı üzerine herkes bir şeyler söyledi. Sayın Kılıçdaroğlu’nun, iktidara olmayan bir paye verdikleri için yanlışından döndüğünü ifade ederek helalleşme çağrısında bulunduğunu düşünüyorum.

EKONOMİ

Türkiye genelinde konutta metrekare fiyatı 5 bin TL’yi geçti! 10 metrekarelik kümes alsan 50 bin TL!  Dolar, altın fiyatları aldı başını gidiyor. Faiz haram söylemi ise istismardan öte bir şey değil. Bir ülke parçalanırken önce millet; etnik, dinsel ve siyasal temelde ayrıştırılır sonra ekonomi çökertilir. Ardından kurumlar yok edilir. Bu süreci yaşayan tüm ülkeler bir yeni anayasa dayatması ile yok edilir. Elbette ABD emperyalizmi ile işbirliği içinde bir iktidar olmadan bunlar olmaz…

Türkiye’de ekonomi üzerine yapılan anayasal değişiklikler, halkın çıkarlarını değil uluslar arası şirketlerin çıkarlarını korumak için yapılmaktadır. O nedenle bankacılık sektörünün büyük bir çoğunluğu yabancıların eline geçmiştir. Türkiye’de bankacılık sektörü 16 Nisan’da rejim değiştikten sonra “eski Türkiye”nin yasaları ve kurumları ile “yeni Türkiye”nin anlayışı çatışmaktadır. Bu çatışmanın en güzel örneği devlet bankalarının batmasına rağmen hala kredi vermeye devam etmesidir…

Türkiye Merkez Bankası’nın İstanbul’a taşınmasının devamı olarak önümüzdeki günlerde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun da bir “güncelleme” yaşayacağını düşünüyorum. Neden mi? BDDK vatandaşların birikimlerini, tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerini korumak, bankalar arası rekabeti sağlamak ve ülkenin uzun vadeli büyümesine, istikrarı sağlaması için kurulmuş bir kurumdur.

Benzeri kurumları ortadan kaldırırsan parçalanmayı hızlandırırsın…

İKTİDAR KENDİ İÇİNDEN YARATTIĞI MUHALEFETLE YÜRÜYOR

Irak ve Suriye’nin kuzeyi BOP kapsamında Türkiye bağlanmak için çalışmalar sürüyor. İçerde Osmanlıcılık adı altında yürütülen bu çalışma bir anayasa olmadan olmaz. İşte yeni anayasa dedikleri budur.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin, Ankara Anlaşması’na atıfta bulunarak Musul Kerkük’ün Türkiye’ye iade edilmesini istedi. “İktidar, kendi muhalefetini yaratma çabasında” başlıklı yazımda değindiğim gibi iktidar, kaybettiği tabanın CHP, İYİ PARTİ, SAADET, DEMOKRAT PARTİ; DEVA ve GELECEK Partisi’ne gitmesini engellemek için aynı söylemleri bir başkasına söyleterek devam etme çabası içinde olduğu görülüyor. Dün BOP; çözüm süreci, ileri demokrasi, açılım, saçılım adı altında yürütülürken 1 Kasım 2015’ten beri de millicilik adı altında devam etmektedir.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok