Antalya
16.11.2021
A
GÜNDEM , YEREL YÖNETİM
İklim Çalıştayı'na mühendis tepkisi
İklim Çalıştayı'na mühendis tepkisi

Muratpaşa Belediyesi’nin düzenlediği 'Akdeniz’in Geleceği İklim Değişikliği Çalıştayı'nda dinleyicilere söz verilmemesi ‘güvenli gıda tüketimi’ konusundaki çalışmaları ile Türkiye çapında tanınan gıda mühendisi Bülent Şık'ın tepkisine neden oldu. Şık, “Sadece konuşmacıların görüşlerini yansıtan bir sonuç bildirgesi fecaattır” dedi.

Muratpaşa Belediyesi hafta sonu 'Akdeniz’in Geleceği İklim Değişikliği Çalıştayı' düzenledi. Alanında uzman katılımcılar çalıştayda düşüncelerini aktardı. Güvenli gıda tüketimi konusunda Türkiye çapında tanınan gıda mühendisi Bülent Şık ise Muratpaşa Belediyesi’ne teşekkür etmekle birlikte çalıştaydaki aksaklıkları dile getirdi. Şık, "Toplantı katılımcıların görüş ve önerilerine ya da katkılarına açık olabilseydi kritik önem taşıyan birkaç noktayı tartışmaya açabilmek mümkün olabilecekti. Ama olmadı" dedi.

RAPOR, ÇALIŞTAYDAN ÖNCE Mİ YAZILDI

Konuşmacılar dışında kimseye söz verilmeden çalıştay raporu hazırlanmasına tepki gösteren gıda mühendisi Bülent Şık, "Bu demek oluyor ki rapor önceden hazırlanmış. Kimse kusura bakmasın sadece bu bile bir fecaattir. Ekoloji felsefesinin ruhuna aykırıdır. Sadece konuşmacıların bakış açısını yansıtan bir bildirge olmaz; olmamalı da zaten. ‘Ne yapılabilirdi?’ denebilir. En azından yazılan sonuç bildirgesi belediyenin internet portalında belirli bir süre için yurttaşların görüş ve yorumlarına açılabilir ve gelen katkılar dikkate alınarak son şekli verilebilirdi" diye konuştu.

SU KONUSUNDAKİ YANLIŞLAR

Ekolojik sorunların çözümü konusundaki sunumların da sorunlu bulduğunu belirten Şık, "Tüm konuşmacıların neredeyse bütünüyle bireysel önlem alma, davranış ve alışkanlık değişimi üzerinden ekolojik sorunlara çözüm çağrısı yapmasını sorunlu buluyorum. Örneğin su konusunda temel meselemiz sadece suyu savurganca kullanmak mıdır? Bu mudur gerçekten? Ülke geneline yayılan, hemen her sulak alanın kimyasal maddelerce pervasızca kirletildiği bir dönemde, kirlilik meselesine değinmeden su meselesini konuşmak imkansızdır. Ekoloji konulu çalışma ve tartışmalarda sorunları ve çözümleri bireyselleştirmeye yönelik yaklaşımlardan olabildiğince (elbette bütünüyle değil) kaçınmak gerekiyor. Sorunları genelleştiren, failleri belirsiz kılan, bireysel çözüm önerilerine seslenen bir yaklaşım biçimi en temelde neoliberalizmin bize dikte ettiği ve içselleştirdiği bir yaklaşım biçimidir. Bu yaklaşım biçiminin en bariz tehlikesi ise eleştirdiğimiz şeye dönüşmektir" dedi.

EKOLOJİK TARIM TARTIŞILMALIYDI

Tarımsal üretim-gıda-su konularında da bilimsel olarak yanlış olan ya da bilimsel olarak bir işe yaramadığı çeşitli yayınlarda dile getirilen bilgilerin sunulduğunu belirten Şık, "Çok detaya girmeden sadece şunu söyleyeyim: Su tasarrufu sağlamak için tarımsal üretimde uygun ürün deseni yapmak ya da kentsel peyzaj çalışmalarında su tasarrufu sağlayan bitkiler yetiştirmek bir işe yaramıyor. Bu konuda tonla akademik yayın var. Antalya bölgesine uygun tarımsal ürünler seçilip yani bütünüyle bölgesel ekosisteme uygun ürünlerin yetiştirilmesi üzerinden tarım yapılabilir ama bu tarımsal üretim modeli agroekolojik temellere dayanmadığı sürece hiçbir işe yaramayacaktır. Suların kirletilmesini önleyemeyiz örneğin, yetiştirilen bitkilerdeki gıda öğelerindeki fakirleşmeyi önleyemeyiz örneğin, toprak ekosisteminin iyileşmesini sağlayamayız örneğin, enerji ve malzeme kullanımını kayda değer ölçülerde azaltamayız örneğin… Dolayısıyla temel tartışma zemini agroekoloji ya da bir başka deyişle ekolojik tarımdır. Söylediklerim yeni değil, uzun zamandır bilinen, akademik olarak ciddi bir literaratüre yaslanan bilgiler" şeklinde konuştu. Engin KORKMAZ

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: