Antalya
19.10.2021
A

AKP İl Başkanı İbrahim Ethem Taş, uzun bir aranın ardından basınla buluştu. Bu buluşma kendisi için hayırlı oldu mu bilmem ama bize bol bol malzeme verdi. Birçok konuya değindi Taş.  Tabi ki gündemi Muhittin Böcek ve Büyükşehir yönetimiydi. Altın Portakal’dan girdi, trafikten çıktı. Haklı olduğu yönler elbette vardı. Oralara sonra gireceğim. Öncelikle skandal olarak nitelendirdiğim bir açıklaması ile başlamak istiyorum.

 Aklı 2019 seçimlerinde kalan Taş, halkın CHP’yi tercih etmesine rağmen Büyükşehir yatırımlarının hala kendilerinin onayı ile yapıldığını söyledi. "Nasıl olur ya?.." diyenleri duyar gibiyim! Çünkü, ben de aynı tepkiyi verdim.

Taş, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kredi için Meclis’ten yetki istediğini, yetkiyi aldıktan sonra ise ilgili bakanlığın kapısını çaldığını söyledi. Bu noktadan sonra kendilerinin yani AKP İl Başkanlığı’nın devreye girdiğini söyleyen Taş, “İlgili bakanlık Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin istediği krediyi verip vermeme konusunu bize soruyor. Eğer biz onay verirsek kredi çıkıyor” dedi.

Bir duraksadım. Acaba yanlış mı duymuştum… Yok aynen böyle söyledi: “Biz istersek bakanlık Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne kredi veriyor”

Taş, bu sözleri ile CHP ve Millet İttifakına oy veren milyonları açık açık hiçe sayıyor ve “Siz kimsiniz, burada bizim borumuz öter” itirafında bulunuyor.

Konuşmaya gelince hepsi demokrat, hepsi sandık sonucuna saygılı… Bu mu sizin saygı anlayışınız?

Taş’ın gündemine aldığı ikinci konu Altın Portakal’dı. 58. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde 'En İyi Kadın Oyuncu' ödülünü alan Nihal Yalçın ve ödülünü veren oyuncu Tamer Karadağlı arasında yaşanan polemiğe değinen Taş, Karadağlı’ya destek verdi ve ekledi: “Altın Portakal siyaset yeri değildir”

Nasıl değildir? Sinema sonuna kadar siyasetin içindedir ve içinde olmalıdır. Bugün hala izlerken güldüğümüz Kemal Sunal, Şener Şen, Tarık Akan filmleri dönemin toplumsal olaylarını yansıtmıyor muydu? Bu filmler Altın Portakal’da yarışmadı mı? Sinema eleştirel bir sanat dalıdır, içinde siyaset de olmalıdır. Bakın ödül töreninde parti propagandası yapmak başka şey, toplumsal duyarlılık başka bir şey. Sapla samanı karıştırmayalım. Nihal Yalçın ‘İstanbul Sözleşmesi yaşatır’ diyerek kadın sorununa parmak basmıştır.

 Bir yanda köklere kadar inen Nihal Yalçın, diğer yanda oyunculuk hayatının yüzde 98’ini Çocuklar Duymasın dizisinde geçiren, orada da sürekli hödödö diye bağırıp çağıran Tamer Karadağlı. Bu durumda Yalçın’ı alkışlamak yerine "tu kaka" yapmak niye?

Taş’ın bombaları bununla da bitmedi. Konuşmasının bir yerinde Antalya’ya yapılan yatırımları anlattı. Sağ olsun baya bir yatırım yapılmış, yapanların eline sağlık. Fakat 2009’dan beri her seçimde AKP tarafından gündeme getirilen ve seçim kaybedilince rafa kaldırılan bir proje var: Döşemealtı şehir hastanesi.

2009’da Nurettin Tursun AKP’den Döşemealtı başkan adayı olduğunda ilçeye şehir hastanesi sözü vermiş hatta “Bakanlık ile görüştüm, projesi, bütçesi, yeri hazır” demişti. Tursun seçimi kazandı ama hastaneye dair tek adım atılmadı. 2014’te Tursun yine aday oldu ve yine aynı vaat: “Döşemealtı devlet hastanesinin yeri, projesi, bütçesi hazır. Seçimden hemen sonra yapacağız”

Tursun seçimi kaybetti, proje rafa kalktı. 2019’da bu kez AKP’den Emre Afacan aday gösterildi. Vaat değişmedi: ““Döşemealtı devlet hastanesinin yeri, projesi, bütçesi hazır. Seçimden hemen sonra yapacağız”

Döşemealtı şehir hastanesi projesi, yeri, bütçesi sözde 2009’dan beri hazır. Ama ne hikmetse bir türlü proje hayata geçirilemiyor. Döşemealtı’na devlet hastanesi yapılması için illa orayı AKP’nin mi kazanması gerekiyor. Amaç hizmetse niye 2023’ü bekliyorsunuz. Şimdi yapın 2023’e eliniz rahat girin.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok