Antalya
15.10.2021
A

Döviz alım satımda ve döviz bürolarının çalışma esasları ile ilgili değişiklikte kimlik tespiti istenmesi gündeme düşmesinden sonra Çarşamba Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası başkanı Şahap Kavcıoğlu Erdoğan ile görüştü. Gece yarısında da Merkez Bankası başkan yardımcıları görevden alındı.

Türkiye’deki son yıllardaki gelişmeler ve olaylara bakıldığında hiçbir kurumun bilgileri güvende değildir. Siber saldırılarla sağlık bilgilerinin, banka bilgilerinin nasıl başka ellere geçtiği ortadadır. İnsanlarımız her şeylerini güvende tuttuğunu düşündüğü tek yer evleridir, yastıklarının altıdır. Bir alt sınır olmaksızın döviz alımında kimlik istenmesi doğal olarak akıllara bir sürü şüphe ve kaygı getirmiştir. Elbette döviz bürolarını da sıkıntıya sokacağı kesindir.

Bir liranın dokuz kişiye, dokuz liranın bir kişiye pay edildiği bu dönemde; yapılan yasa değişikliği ile ilgili uluslararası yasalara uyum sağlanması hedeflenmiştir açıklaması inandırıcı gelmemiştir.

İÇİNDE NE VAR BİLEN YOK!

Bilim Kurulu’nun hiçbir öngörüsünün tutmadığı bir ortamda aşı/sıvı karşıtları ve taraftarları yaratmaya çalışıyorlar. Bence Bilim Kurulu DSÖ’nün her dediğini onaylamak yerine biraz bilimsel düşünmeye çalışmalı ya da paydos deyip evlerine dönmeliler… Önceleri virüsü aşısızlar yayıyor dediler şimdi aşılılar diyorlar…  Vicdan sahibi bir insan da çıkıp aşı denen sıvıyı alıp bir laboratuar ortamında analiz yapsa da içinde ne var ne yok öğrensek de ona göre konuşsak, tartışsak ve karar versek daha iyi olmaz mı?

Aşı/sıvı karşıtları ya da aşıya/sıvıya güvenmeyen insanlarımıza toplumsal nefret oluşturmaya yönelik açıklamaların, algıları yönlendiren programların ardı arkası kesilmiyor. Bu insanlar bu muameleyi hak etmiyor.

Anayasaya aykırı olmasına rağmen öğretmenleri ve öğrencileri haftada iki kere ne olduğu belli olmayan PCR testine zorlanması da akıl almaz bir uygulama olarak tarihte yerini alıyor. Üstelik PCR’ye giden öğretmenlerden daha pozitif çıkan birini de duymadım…

Sağlık Bakanlığı’nın covid-19 “Genel Bilgiler, epidemiyoloji ve Tanı” bildirgesinde, numune alımında altı yöntem önerilirken içinden en rahatsız edici kombine yöntem olan boğaz ve burun sürüntüsü tercih edilmesini de anlamış değilim! Bu uygulama ile İnsanlar aşıya zorlanıyor diye düşünüyorum. Sadece boğazdan alınması yöntemi neden tercih edilmiyor!

Türkiye’de aşı/sıvı olmak istemeyen insanların düşüncelerini bile açıklamalarına tahammülleri yok. Düşüncelerini özgürce söylemelerine de izin yok. Aşı olan insanların da yapılan algı operasyonları ile özgür düşünemez hale geldiğini görüyorum…

İRAN

Türkiye gündeminde siyasi cinayetler, Suriye’de askeri operasyon, İran’ın bölge ülkeler ile yaşadığı gerginlikler yer alıyor. Van’da İranlı eski bir askerin İran istihbaratı tarafından kaçırılmak istendiği sırada güvenlik güçleri tarafından yakalanması ve yine İran’ın resmi haber ajansı IRNA’nın Salı gün geçtiği habere göre İran 10 yabancı istihbarat üyesini tutukladığını duyurdu. Başta ABD, İsrail olmak üzere bölge ülkelerini suçladı. Suriye’de ve İran’da yaşanacak gelişmeler çok tehlikeli görünüyor.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok