Antalya
07.09.2021
A

Bugün “aşı” ve covid-19 ile ilgili kamuoyunda en çok konuşulan isimlerden biri olan Microsoft’un sahibi Bill Gates’tir.2004’de Microsoft şirketi ile dönemin MEB Hüseyin Çelik arasında, 2004’de, 50 milyon dolarlık destek projesi imzalandığını ve 2005 yılında da Gates’in, MEB için 30 milyon dolar bağışladığını hatırladım.

2019’da Gates vakfı ile Dışişleri Bakanlığı arasında “Etki Hızlandırıcı Pilot Uygulama Belgesi” imzalandı. Tarım içerikli bir anlaşma! DSÖ’nü yöneten Gates vakıflarının sadece eğitimimize değil rızkımıza da göz diktiği de ortadadır. Onun için israf etmeyin denilmiştir! Çok çalış az ye!

Ağustos 2020 yılında Dünya Bankası ile uzaktan eğitim ile ilgili yapılan anlaşmayı da hatırlatıp öğretmenlere ve çalışanlara, anayasanın 17.maddesine aykırı olan PCR dayatmasını değerlendirelim.

Eğitim iş kolunda örgütlü olan sendikaların; PCR testi dayatmasının Anayasanın 17.maddesine aykırı olduğunu bilmemesi mümkün değildir. Özellikle iktidara muhalif sendikaların üyelerinin anayasal hakkı olan “karar verme” özgürlüğünü ve Anayasanın 17. Maddesini görmezden gelmesi düşündürücüdür…

Eğitim sendikalarının ve Baroların PCR dayatmasına sessiz kalması iktidarın son yıllarda demokratik kitle örgütleri üzerinde yürüttüğü açılımın sonucudur… Bilimsel düşünce; sorgular, şüphe ile bakar, araştırır, düşünür, akıl yorar yoksa bilim kurulu adı altında DSÖ’nün dolayısıyla ABD emperyalizmi ve işbirlikçi iktidarlarının dayatmalarına itaat etmez!

Koca koca hukukçuların aşı zorunlu olmalı, olmayanlar hapse atılmalı diyebiliyorsa hukuk yoktur! Yarın kanun değişse de insanoğlunun karar verme özgürlüğünün en temel insan haklarından birisinin olduğu gerçeği değişmeyecektir. Kısacası sendikacılık ve hukuk adamı olmak zor iştir…

AŞI YOKKEN PCR ZORUNLU DEĞİLDİ AŞI BULUNDU PCR ZORUNLU OLDU

26 Mart 2020’de sağlık bakanı Koca, PCR testi için hekim uygun görürse yaptırılabilir demişti… Bugün ise aşı gönüllü isen PCR ise gönülsüz bile olsan yaptıracaksın deniyor. PCR’nin mucidi Kary Mullis bu test hastalık tespit etmez demişken PCR dayatmasının yapılması manidar geliyor… Aslında dolaylı olarak aşı dayatılıyor…  Sağlık Bakanı Koca; “Covid-19 sonucu hayatını kaybedenlerin %90’ı hiç aşı olmamış ya da eksik aşılı kişilerdir” dedi. Devamında da şu anda aktif vakaların %81’i tam aşılı olmayanların oluşturduğunu söyledi.

Tam aşılı olmayanlar demek bir veya iki doz aşı olmak demek değil midir? Sözün özü ve acısı, aktif vakaların %81’i aşı olanlardan oluşuyor… Neden kayıplar- vakalar, aşılı ve aşısız diye verilmiyor? TÜİK 2020 yılının “Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri”ni neden açıklamıyor?

Aşı karşıtı değilim. Elbette gerçek bilim adamlarına kulak vereceğiz ancak bilim adamı sıfatı ile yer alan emperyalizme hizmet edenlere değil. Mütareke basınında sansürlenen gerçek bilim adamları ve doktorlar; virüs izole edilmeden test kitini yapamazsınız diyor. Daha da vahimi test kitinde sorun yaşarken aşısını hiç yapamazsınız diyor. Tıp bilimi bunu söylüyor…

Geleceğimiz olan çocuklarımızı, geleceğimizi yetiştiren öğretmenlerimizi ve vatanımızı koruyan askerlerimizi lütfen koruyalım!  Anayasa aykırı olarak aşı ve PCR dayatmasından vazgeçelim…

Paylaş
ETİKETLER:
Yok