Antalya
17.08.2021
A
GÜNDEM , ÇEVRE
Büyük depremin 22. yılında uzmanlar bir kez daha uyardı/ DERS ALMIYORUZ
Büyük depremin 22. yılında uzmanlar bir kez daha uyardı/ DERS ALMIYORUZ

İnşaat Mühendisleri Odası 17 Ağustos Marmara depreminin 22. yıldönümünde eş zamanlı basın açıklaması yaptı. İMO Antalya Şube Başkanı Mustafa Balcı, “Bıkmadan usanmadan aynı şeyleri anlatmaya devam edeceğiz” dedi

Engin KORKMAZ

 

Büyük Marmara depreminin üzerinden tam 22 yıl geçti. 17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan Marmara depreminde resmi rakamlara göre 20 binden fazla insan hayatını kaybetti. İnşaat Mühendisleri Odası'nın (İMO) tüm şubeleri, her yıl olduğu gibi bu yıl da eş zamanlı olarak basın açıklaması yaptı. İMO Antalya Şubesi Başkanı Mustafa Balcı, deprem gerçeğinin tüm açıklığıyla karşımızda durduğunu söyledi. Türkiye’de yapı stok durumunun belirsizliğini koruduğunu hatırlatan Balcı, “En son yayınlanan Deprem Araştırma Komisyonu raporunda kamu bina stokunun yüzde 40’ının deprem dayanıklılığının yetersiz olduğu ve güçlendirilmesi gerektiği söylenmektedir. Okulların, yurtların, kreşlerin, hastanelerin sayısı, ne kadarının tarandığı, ne kadarı hakkında yıkım, güçlendirme veya kullanım kararı verildiği, ne kadarının yıkıldığı veya ne kadarının güçlendirildiği konusu tahminlerin ötesinde değildir” dedi.

 

YAPI STOKU ÇIKARILAMADI

Marmara depreminin ardından Ulusal Deprem Konseyi Raporu hazırlandığını, Deprem Şurası düzenlediğini belirten İMO Şube Başkanı Balcı, “Meslek odalarınca düzenlenen bilimsel etkinliklerde, ulusal seferberlikle ülkenin yapı stokunun 15-20 yılda iyileştirilebileceği, yapıların güvenli hale getirilebileceği üzerinde önemle durulmuştu. Bu açıdan bakıldığında, geride bıraktığımız 22 yılı, kayıp olarak görmek mümkündür” dedi.

 

ÖNEMLİ OLAN UYGULAMA

 

Depreme hazırlık için yapı denetiminin şart olduğunu kaydeden Balcı, “Bir yönetmelik ne denli iyi ve çağdaş olursa olsun o yönetmeliğin uygulanabilmesi için uygulayıcıların belirli bir bilgi ve deneyime sahip olmaları gerekir. Uygulayıcıların yönetmeliği anlayabilecek düzeyde olması kaçınılmaz bir önkoşuldur. Hem yetkin mühendislik hem de bir şantiye şefinin bir şantiyeden sorumlu olması ısrarımız bundandır… Basit gibi görünen birkaç dokunuş çok şeyi değiştirebilir Bilimsel ölçekte kent planlarının yapılması, mesleki yetkinliğe dayalı yapı denetim sisteminin kurulması, nitelikli mühendislik eğitimi koşullarının sağlanması, mühendislik hizmetlerindeki kalitenin yükseltilmesi, İnşaat Mühendisliği Bölüm ve Programlarıyla ilgili kontenjanların azaltılması, 3458 Sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkındaki Yasanın değiştirilmesi ve meslek alanımızla ilgili olarak bir "meslek yasasının" çıkarılması zorunludur. Yapı güvenliğinin sağlanması için yapılması gereken uygulamalar ve yeni bir "afet bilincinin” oluşturulması konusu ilgili kurum ve kuruluşların iş birliği ile geliştirilebilir” diye konuştu.

 

 

NASIL BİR KENTSEL DÖNÜŞÜM?

Eski yapıların kanunlara ve yönetmeliklere uygun şekilde dönüştürülmesinin önemine değinen Balcı, kentsel dönüşümün ranta teslim edilmemesi gerektiğini ifade etti. Balcı, “Kentsel yenileme ve kentsel dönüşüm konusu bugüne kadar daha çok gayrimenkul piyasasının talepleri doğrultusunda gündeme getirilmektedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 6 milyon 700 bin binanın riskli olduğu ifade edilmektedir. Kentsel yenileme ve kentsel dönüşüm konusu, çağdaş ve demokrasisi güçlü olan ülkelerde sadece mekân düzeyinde değil; sosyal, ekonomik ve mekânsal gelişmenin bir bütünü olarak ele alınmaktadır. Bir an önce bu anlayışla hareket edilmelidir. Bununla birlikte, binalarda yapılan kontrolsüz dekorasyon ve tadilatlar da maalesef en önemli müdahale türünü oluşturmaktadır. Zamanla kat ilavesi görmüş yapılar ve işlev değişikliği olan yapılar, tasarım aşamasında kabul edilen yapısal performansta düşüşe neden olurlar ve düşey yüklerdeki artışla beraber deprem yüklerini de arttırırlar” ifadelerini kullandı.  

 

NELER YAPILMALI?

 

Balcı bu konuda acilen yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: “Mevcut yapı stokumuzun deprem riskini ortaya çıkarabilmek adına Deprem Master Planının yapılması,

Risk ve Afet Yönetimi ile ilgili çalışmalara öncelik verilmesi, tüm vatandaşlarımızın bu çalışmalara dâhil edilmesi, Afet anında ve sonrasında vatandaşlarımızın nasıl hareket edeceklerine dair bilgilendirilmesi ve bu bilgilendirmeler çerçevesinde mutlaka ve mutlaka tatbikatlar yapılması gerekmektedir”

 

 

Yapıların yüzde

70'i riskli durumda

 

17 Ağustos Marmara depreminin yıldönümü nedeniyle açıklama yapan Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası (HKMO) Şube Başkanı Okan Hançer, Deprem Master Planı’nın önemini hatırlattı. Hançer, “Afetler arasında en yıkıcı olanı deprem riski unutulmamalı ve kent bünyesinde yapılan kentsel dönüşüm çalışmalarına hız verilmelidir. Bugüne kadar Antalya’da parsel ölçeğinde uygulamalar ve lokal olarak geliştirilen birkaç kentsel dönüşüm projesi hayata geçirilmesine rağmen geldiğimiz noktada kentin tamamını kapsayan Kentsel Dönüşüm Master Planı hazırlanamamıştır. Antalya'da kentsel dönüşüm vizyonu henüz ortaya koyulamamıştır. Kent genelinde mevcut toplam yapıların yaklaşık yüzde 70’ine denk gelen riskli yapı stoku göz önüne alındığında Antalya’yı depreme dayanıklı duruma getirmenin tek çözüm yolu, -dünya genelinde benzer örneklerine sıkça rastladığımız gibi-bu kentin acilen dönüşümüdür” dedi.

 

ORTAK ÇALIŞMA YAPILMALI 

Kentsel dönüşüm için bir çok meslek grubunun disiplinli bir şekilde çalışması gerektiğini belirten Hançer, “İnşaat süreci başlamadan uygulamada riskli alan tespiti, dönüşüm alanının halihazır durumu, hak sahipliğinin tespiti, hasılatın proje öncesi ve sonrası durumuna göre adil paylaşımının sağlanması, mülkiyet analizi, fizibilite-değerleme çalışmalarının bütün olarak ele alınıp doğru finansman yöntemleri ile inşaat süreci öncesinde gerçekleştirilen projeler başarılı bir şekilde sonuçlanabilmektedir” diye konuştu.

 

2001 öncesi tüm

binalar yenilenmeli

 

Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Derneği Şube Başkanı Volkan Soysal, 2001 yılı öncesi binaların yenilenmesi gerektiğini söyledi. Yapıların denetlenmesi için 2001 yılında 4708 sayılı Yapı Denetim Yasası’nın çıktığını hatırlatan Soysal, “Bugün 81 ilde faaliyet gösteren yapı denetimlerimiz, ülkede can ve mal güvenliğini sağlamak için sağlam binalar yapılmasını amaçlamaktadır” dedi. 

BİNA KİMLİK SİSTEMİ

Türkiye’nin yaşadığı büyük depremlerde 2001 yılı öncesi yapılan büyük zarar gördüğünü belirten Soysal, “Ayrıca Çevre şehircilik Bakanlığı genelgesi ile Bina Kimlik Sistemi (BKS) uygulamasına geçildi. Bu yönetmeliğe göre,  yeni yapılan binaların iskan alması aşamasında binanın tüm özellikleri saptanacak.  Binanın güvenli ve sağlam olduğunu bildiren çipli, karekodlu levha, bina girişine asılacak. Türkiye bir deprem ülkesidir. Oluşacak depremleri engellemememiz mümkün değildir. Bizim yapmamız gereken depremlere çok acil hazırlık yapmamızdır.  Özellikle 2001 öncesi tüm yapılarımızı yenilememiz gerekmektedir” diye konuştu.

 

 

 

 

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: