Antalya
29.06.2021
A

ABD gerek silahla işgal ettiği gerekse de kendi kurdurduğu siyasi partileri iktidara getirerek silahsız işgal ettiği ülkelerde; işbirlikçi iktidarların başta kalabilmesi için projelerinden kırıntılar verir. Böylelikle işbirlikçi iktidarlar ayakta kalır.

Muhalefetteki siyasi partiler bunu rant zannederse işte o zaman gerçek gölgede kalır… Gündemde olan kanal İstanbul üzerine herkes bir şey söyledi. Kanal İstanbul projesi sadece bir rant ve çevre felaketi yaratacak bir proje değil aynı zamanda emperyalizme hizmet edecek bir projedir.

Yerli ve milli değildir. Adı bile bunu ispat ediyor. Türkçede kanal İstanbul yoktur, İstanbul kanalı vardır! Örnek; “Rebuplic of Türkiye” İngilizceden Türkçeye çevirince “Cumhuriyeti Türkiye” yazarsan metnin kaynağını esas almışsındır…

Muhalefet tüm bunları dile getirince de başta mütareke basını olmak üzere tüm iktidar hep bir ağızdan; bunlar mega projelere karşılar, Türkiye’nin büyümesini ve gelişmesini istemiyorlar, kaderlerini batıya bağlamışlar gibi uzayıp giden komik ithamlarda bulunuyorlar.

Neden mi çünkü Türkiye’de seçmenin büyük bir çoğunluğu olan ana damar yerli ve millidir. Bağımsızlığına düşkün ve emperyalist projelere karşıdır. Böyle olmasa cumhuriyet kurulur muydu?

Türkiye’nin kara sınırlarının ne durumda olduğunu hepiniz farkındasınızdır. Yunanistan ve Bulgaristan sınırlarımız hariç kara sınırlarımızın nerde başlayıp nerde bitiyor belli mi?

Sıranın deniz sınırlarımıza geldiği görülüyor. Yunanistan’ın Ege’deki adalarımızı işgal etmesine tek ses çıkmıyor. İnsanın aklına acaba deniz sınırlarımız ve karar sınırlarımız değişti mi sorusu ister istemez geliyor…

ŞEHİR HASTANELERİ SATILDI

Şehir merkezlerinde; vatandaşların kolayca ulaşabildiği devlet hastaneleri kapatılarak yerine şehirlerin dışında iktidarın “hayalimdi” dediği şehir hastaneleri yapıldı. Elbette kapatılan hastanelerin, sağlık ocaklarının ve sağlık kurumlarının arazilerinin ne olduğunu takip ediyorsunuzdur…

Yap-işlet-devret sistemi ile bu hastaneleri yapan işletici firmalara iktidar tarafından çeşitli garantiler veriliyor. Firmalara hasta sayısı bile garanti ediliyor. Yeteri kadar hasta olmazsa devlet aradaki farkı işletici firmaya “döviz” bazında ödüyor! Şehir hastanelerinin yapımı, maliyeti ve işletici firma ile yapılan anlaşma metinleri ise ticari sır sayılarak açıklanmıyor!

Adana, Yozgat, Elazığ, Bursa ve İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura şehir hastanelerini işleten Rönesans Holding çekilme kararı aldı. Devamında ise Rönesans Holding bu hastaneleri Danimarkalı ISS Facilities’e devrettiği ortaya çıktı…

Ziya Paşa; “Ayinesi iştir lafa bakılmaz/Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.” beyitinde olduğu gibi lafa bakılmaz işe bakılır. Demek ki yerli ve milliyim demekle yerli ve milli olunmuyormuş!

Möntro yerli ve millidir! İmzalayanlar da milliciydi! Kendi ilacını üretip yurttaşına hizmet eden devlet ve SSK hastaneleri de milliydi!

Ya Canal İstanbul ve şehir hastaneleri…,

Paylaş
ETİKETLER:
Yok