Antalya
07.06.2021
A
ARŞİV , ADLİYE
Gerekçeli karar: Meşru müdafaa
Gerekçeli karar: Meşru müdafaa

İşkenceci eşi Ramazan İpek'i (36) öldüren Melek İpek'in (31), 108 gün sonra tahliye edilmesine ilişkin kararın gerekçesi açıklandı. Kararda,  sanığın niyetinin, olayın icra tarzına ve ruh haline göre ciddi bir saldırının defedilmesini amaçladığı belirtilerek meşru müdafaa hükmü uygulandı. .

Döşemealtı ilçesinde, 7 Ocak'ta kendisine işkence edip, ölümle tehdit ettiği iddiasıyla 12 yıllık eşi Ramazan İpek'i av tüfeğiyle vurarak, öldüren 2 çocuk annesi Melek İpek, mahkemece tutuklandı. Antalya 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde 26 Nisan'da görülen 3'üncü duruşmada, 'ceza verilmesine yer olmadığı'na karar verilip tahliye edilen Melek İpek, 108 gün sonra özgürlüğüne kavuştu.

Antalya 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi, gerekçeli kararını hazırladı. 5237 sayılı Kanunun 27. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan 'Meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez' hükmü hatırlatılan gerekçeli kararda, "Bu durumda; kişinin maruz kaldığı saldırı nedeniyle içerisine düştüğü korku, telaş ve şaşkınlık dolayısıyla davranışlarını yönlendirme yeteneğinin ortadan kalkması söz konusu olacağından, meşru müdafaada sınırın aşılmasından dolayı kusurlu sayılamayacağı kabul edilir. Dolayısıyla burada belirleyici olan, maruz kalınan saldırının kişiyi içerisine düşürdüğü psikolojik durumdur" denildi.

BEYANLAR BİRBİRİYLE UYUMLU

Doğrudan görgü tanığı bulunmayan olayda sanığın olayın hemen sonrasında alınan beyanları ile ilerleyen aşamada alınan beyanları ve özellikle yargılama aşamasında alınmış beyan içeriklerinin esas olarak birbiriyle uyumlu olduğu belirtilen kararda, "Dolayısı ile tüm dosya kapsamındaki maddi deliller karşısında savunmaya itibar edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır" denildi.

BEKLENEBİLECEK BİR DURUM

Olayda sınırın öfke, gazap gibi nedenlerle aşıldığına ilişkin delil olmadığı, bu yönde ortaya çıkan şüpheden de sanığın yararlanması gerektiği belirtilen kararda, "Meşru savunmada sınırın mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaş ile aşıldığının kabulü zorunludur. Sanığın, maruz kaldığı saldırının etkisiyle içine düştüğü psikolojik hal nedeniyle heyecanlanması, paniğe kapılması ve hatta korkması, bunun sonucunda da meşru savunma sınırını aşması hayatın olağan akışında beklenebilecek bir durum olup, kin ve öç alma güdüsü ile hareket edilmediği konusunda mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmuştur" denildi

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: