Antalya
02.06.2021
A
GÜNDEM , ÇEVRE , VİDEOLU HABERLER
Düden Şelalesi'nin yardım çığlığı-VİDEO
Düden Şelalesi'nin yardım çığlığı-VİDEO

JEOLOJİ Mühendisleri Odası Başkanı Bayram Ali Çeltik, Düden Şelalesi'nin Akdeniz'le buluştuğu noktadaki köpüklenmenin, yer altı sularının, Antalya'nın geleceğinin ve Düden Şelalesi'nin yardım çığlığı olduğunu söyledi.

Kentte ocak ayında Düden Şelalesi'nde yaşanan çevre kirliliği devam ediyor. Antalya- Manavgat Yolu üzerinde bulunan Cırnık Köprüsü'nün altından akan şelalenin suyunun yosun ve mevsimsel polenlerle kaplanması nedeniyle kötü koku ve görüntü oluştu. Düden Şelalesi'nin Akdeniz ile buluştuğu noktada ise denizde köpüklenme görüldü.

 

BUZ DAĞININ GÖRÜLEN KISMI

Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Bayram Ali Çeltik, Düden Şelalesi'ndeki görüntü kirliliği hakkında bilgi verdi. Su Yönetimi Genel Müdürlüğü'nün Antalya Havzası'na ilişkin hazırladığı rapora göre, 2100 yılına kadar sıcaklığın 5-6 derece artacağını aktaran Çeltik, yağış rejiminin yüzde 26 düşeceğini, 2050 yılına kadar nüfusun yüzde 450 artacağını ve su kaynaklarının hızla tükeneceğini belirterek, Düden Şelalesi'nin can pahasına korunması gerektiğini vurguladı.

KİRLENME ARTIYOR

Düden Şelalesi'nin gün geçtikçe kirlendiğine dikkati çeken Bayram Ali Çeltik, "Hiçbir zaman bu dönemki kadar kirlilik olmadı. Bu köpüklenme Antalya yer altı sularının, Antalya'nın geleceğinin ve Düden Şelalesi'nin yardım çığlığıdır. Bu çığlık, bu köpüklenme aslında buz dağının görülen kısmı. Çünkü bu su üst havzadan doğal su yollarıyla karstik boşluklardan geliyor. Bir kısmı şelaleden çıkarken, bir kısmı denize boşalmaya devam ediyor. Bu güzergahta yapılan onlarca sondaj var. Sondajlardan çiftçiler bitkileri suluyor ve bu kirlenen su denize boşalmaya devam ediyor. Biz bu bitkilerden ve deniz ürünlerinden besleniyoruz. Dolayısıyla aslında kendi geleceğimizi tehdit ediyoruz. Lütfen bu çığlığı duyalım" dedi.

 

KONTROL SAĞLANMALI

Düden Şelalesi'nin korunmasının önemli olduğunu vurgulayan Bayram Ali Çeltik, "Jeoloji yapısı itibariyle 1700- 2000 kilometrekare alandan beslenen bu kaynak için bütüncül bir çalışma ve buna uygun tesisler yapılmalıdır. Sürekli denetim altına alınmalıdır. Gerektiğinde radikal kararlar alınmalıdır. Biz biliyoruz ki bu kirlilik üst havzadan yani sanayi tesislerinden, evsel atıklardan ve tarımdan kaynaklı. Bugün üst platoda hala kanalizasyon bağlantısı olmayan onlarca konut ve yerleşim alanı var. Eğer tam bir denetim yapmak, bundan tamamen arınmak istiyorsak, düdenleri, tarımı, sanayi tesislerini ve alt yapı sistemlerini kontrol altına almadan tam olarak bir temizlenmeden bahsetmemiz mümkün değil" diye konuştu. 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: