Antalya
17.05.2021
A

Dünyada barış istiyorum, çocuklar ölmesin istiyorum, açlık yok olsun istiyorum, savaşlar dursun istiyorum, özgürlük istiyorum, eşitlik istiyorum, saygı istiyorum, huzur ve aşk istiyorum!

Sevgili Livaneli’nin  “Dünyayı güzellik kurtaracak, bir insanı sevmekle başlayacak her şey” dizelerindeki naifliğiyle istiyorum tüm bunları.

Ne zaman biteceğini bilmediğimiz bir hayatta, bugün var yarın yok olacağımızı bile bile para ve güç uğruna savaşlar, iktidar hırsları yüzünden ölen çocuklar ve bunca insan benim kalbimi acıtıyor.Elimden bir şey gelmiyor ki deyip köşeme çekilmiyorum, sesim çıktığınca derdimi anlatıyorum çünkü benim dünyadan istediklerim var. Kendi halinde bir insan olarak sevmeyi, farklılıklara saygıyı, olanı olduğu gibi kabulü yaşamak ve anlatmaya çalışıyorum belki birilerine vesile olur umuduyla. Bu hayatta herkesi yaşama bağlayan belli amaçlar vardır, benim için bunlardan biri huzurlu bir yaşam, öğrenmek, keşfetmek, faydalı olmak, sevmek, yardım etmek gibi şeyler, toplumsal bağlamdaysa; yolumun kesiştiği herkese niyetimi anlatmak,daha doğrusu bu niyetle yaşayarak halimi anlatabilmek.

Yıllardır yaptığım gönüllülükler, sosyal çalışmalar aslında kendi yaralarımı sardığım, bazen birileriyle empati kurduğum ve benim hayalini kurduğum dünyaya ulaşmamı sağlayacak yollar. Ben Esra kişisi olarak kendimce, keyfimce yaşadığım bu hayatta isteklerimle ve istemediklerimle var olurken güzelliklerle dolu bir dünya hayaliyle mutluyum.

Ölümü düşünüyorum ne zamandır, doğum kadar normal olan bu gidişin bizi hem bu kadar sarsıp hem de bu kadar etkisiz oluşunu. Bağ kurduğumuz insanların hayatımızdan çıkma ihtimalini düşündüğümüzde bile kalbimiz acıyor. Fakat yaşarken sevdiklerimizi acımasızca yargıladığımız ve kırdığımız zamanlar oldukça fazla. Olduğu gibi kabul etmediğimiz ve sürekli değiştirme çabasına girdiğimiz sevdiklerimize zehir ediyoruz bazen hayatı ya da onlar bize zehir ediliyor.Hatta hiç tanımadığımız insanların bizi rahatsız eden, bazen de nefret söylemlerine maruz kalıyoruz durduk yere, ne acı (en çok da sosyal medya linçleri).

Sahi neden bu kadar rahatsızsınız sizin gibi olmayanlardan?

Hayatımda bir süredir negatif söylemleri olan, sürekli eleştiren, yargılayan insanlardan ve kronik mutsuzlardan uzak durmaya çalışıyorum. Bunu da nedenleriyle açıkça ifade ediyorum. Çünkü kendimi ruhsal ve bütünsel olarak seviyorum, kendime kıymet verdiğim içinzamanımı keyif aldığım, huzur bulduğum insanlarla geçirmek istiyorum. Fakat ara ara bu çizgiden uzaklaştığımı da hissediyorum,bu 17 günlük kapanmayla kendimle oldukça hemhal olarak yeni güncellemeler yaptım. Büyük büyük kararlar almadım fakat içime sinen sakin ve küçük adımlarla yol almayı planladım.

İsteklerime, ihtiyaçlarıma, yaslarıma sahip çıkıp en çok kalbimi dinlemeyi, kendimi duymayı ilke edindim.

 Kaldırabildiğimi sandığım ama beni inciten şakaları duymak istemediğimi, üslubuyla rahatsız eden eleştirilerden ve yargılardan uzak durmanın bana ne kadar iyi geldiğini tekrar hatırladım. Şu kısacık hayatta toplumsal iyileşme hali hepimiz için büyük bir özlem. Bu özlemi giderebilmenin en iyi yolu öncelikle bireysel iyi olma hali.

Öncelikle kendi iyi olma halimizi gözetirsek daha kolay olur her şey. Ruhunuza iyi gelen insanlarla bir arada olun ve ruhunuza iyi gelen yerlerde sürdürün varlığınızı, hayat kısa zaman uçuyor. Daha konuşacak ve paylaşacak çok şeyimiz var. Herkese kendi iyi olma halini gözettiği bir yaşam diliyorum.

İstemekten vazgeçmediğimiz, güzellikler göreceğimiz günlerin özlemiyle, sevgiyle kalın…

Paylaş
ETİKETLER:
Yok