Antalya
12.05.2021
A

İsrail, ABD’nin Ortadoğu’daki en önemli terör üssüdür!

Kudüs’te çıkan olaylarda İsrail’in, Filistin halkına yaptığı zulüm bunun en son örneğidir. Son olmayacağı da acı bir gerçektir…

Cumartesi günü İsrail polisi Mescid-i Aksa’ya girerek Filistinlilere saldırdığı sıralarda, eş zamanlı olarak Afganistan’ın başkenti Kabil’de Şii Kız Ortaokulu’na yapılan bombalı saldırı sonucu çoğunluğu kız öğrenci 55 kişi hayatını kaybetti, 151 kişi yaralandı. İran saldırı için ABD’nin Afganistan’daki beslemelerini işaret etti.

Yine cumartesi günü Yahoo News tarafından yayınlanan bir raporda ABD’nin;  İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü komutanı Kasım Süleymani’nin öldürmesinde, İsrail’in ve Irak’ın kuzeyinde yer alan bölgesel yönetimin de yardım ettiği açıklandı.

Hemen herkes Kudüs’teki zulmü kınadı. Kudüs müftüsü Şeyh Muhammed Hüseyin ise başta Arap ülkeleri olmak üzere Müslüman ülkelere sitem dolu bir çağrıda bulundu!

Bildiri yayınlamakla yetinmemelerini ve İsrail’in saldırılarını durdurmak için Arap Birliği’nin ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın harekete geçmeleri gerektiğini söyledi.

15 Ocak’ta; İsrail ile normalleşme anlaşmaları denen,  esas adı Abraham/İbrahim Anlaşmaları ve hukuki karşılığı İsrail’i “tanıma” olan bu anlaşmaları sadece İran’ı yalnızlaştırma değil Filistin’i yok etme anlaşmaları olduğunu söylemiştim. Arap ülkelerinin yurttaşlarının % 90’ı İsrail ile diplomatik ilişki kurulmasına karşı olduğu halde iktidarlar, kendi kişisel çıkarları uğruna imzalar atıyor. Bizde de durum farklı değildir…

Elbette ABD Ortadoğu’daki terör üssünü büyütmek, güçlendirmek isteyecektir. 2017’de İstanbul’da yapılan İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesinde ABD projesi olan Kudüs’ün “doğu-batı” diye bölünmesi kararı alınması da buna hizmet etmiştir.

Doğu Kudüs olarak adlandırılan bölge sadece birkaç mahalleden ibarettir ve içinde Mescid-i Aksa yoktur! Kudüs yoktur, Filistin halkı yoktur…

Bizim için Kudüs, Filistin’in başkentidir ve Filistin işgal altındadır. Ortadoğu’daki Arap ülkeleri ve Türkiye, Filistin’i sözde bile savunmuyorlar. Suriye’nin parçalanması için iki de bir BM’i göreve çağıranlar neden Filistin için çağrı yapmıyorlar! Başta Türkiye olmak üzere Filistin’i tanıyan ülkeler neden İsrail ile ilişkilerini dondurmuyorlar! Neden Filistin ile askeri, siyasi, ekonomik vb. alanlarda anlaşmalar yapılmıyor! Neden her gün Suriye’yi vuran İsrail füzeleri için bir şey denilmiyor!

İsrail kendine verilen görevi yapmaktadır. Kudüs’ün bölünmesini kabul edersen üstüne Abraham Anlaşmalarını imzalarsan Arap baharı ve BOP’ta görev alırsan Kudüs işgal edilir, Filistin yok olur…

Gerek Afganistan’daki gelişmeler gerekse Filistin’deki gelişmeler İran’ın Haziran ayında yapacağı cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilişkilidir. 11 Mayıs 2021’te başlayacak olan seçim süreci, İran için zor günlerin başlangıcı olacaktır.

ABD’nin, İran seçimlerine nasıl müdahale edeceğini ve nasıl iç kargaşa yaratacağını hep birlikte göreceğiz.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok