Antalya
02.04.2021
A

İştahsızlık, çocuklarda enfeksiyonlardan sonra en sık doktora getirilme sebebidir. Hemen hemen her anne çocuğun daha iştahlı olmasını ister. Bunun için hekime gitmeden eczaneden duyduğu önerilerle ilaçları alan bir grup vardır ki; bugün ‘iştahsızlık’ başlıklı yazımı özellikle bu yüzden seçtim. Her hastalık gibi iştahsızlığında organik veya psikolojik nedenleri vardır ve bunu tespit edip eksiği tamamlamak gerekir. Bu konuda bilinçsiz kullanılan vitamin minerallerin fazlasının da zararlı olabilir, hatta geri dönülmez hasar bırakabileceği unutulmamalıdır.

En sık neden; ‘psikolojik’ olsa da, enfeksiyon durumları, mide bağırsak hastalıkları, demir eksikliği anemisi, çinko düşüklüğü, folik asit düşüklüğü, oral motor fonksiyon yetersizliği, nörolojik hasarı olan çocuklar, kromozom bozukluğu olan çocuklar, anemi, vitamin ve mineral eksiklikleri, hormonal ve alerjik hastalıklar, doğumsal kalp hastalıkları, paraziter hastalıklar iştahsızlığa neden olabilir.

Çocuğunuzun uzun süren bir iştahsızlığı varsa konunun uzmanına danışmanız gerekir. Öncelikle iyi bir beslenme öyküsü alınmalıdır. Daha sonra muayene bulgularına göre gerekli tetkikler yapılmalı ve organik bir neden saptanan çocuklarda tedavi sonucuna göre planlanmalıdır. Muayenede çocuğun fiziksel ve sosyal gelişimi kesinlikle önemlidir. Özellikle boy gelişimi de geride olan iştahsız çocuklarda mutlaka organik sebepli kronik hastalık araştırılmalıdır.

İştahsız çocuklarda neler yapabiliriz;

  • Çocuklar için ebeveynler bir modeldir. Bu yüzden onların yanında yemek seçmemeli ve yemeklere kötü yorum yapılmamalıdır.
  • Çocuğunuzun açlık ve tokluk belirtileri izlenip anlamaya çalışılmalı ve beslenme planı ona göre yapılmalıdır.
  • Yemek öncesi verilen aperatif yiyecek ve içecekler kesinlikle iştahı azaltır, o yüzden verilmemelidir.
  • Çocuğumuzun yaşına uygun yiyecekler sunmaya çalışılmalı ve çocuğun tabağından kendi kendini besleyebilmesi için kesinlikle destek olunmalıdır. Yemeyen bir çocuğun annesi tarafından yedirilmesi doğru bir davranış değildir.
  • Ek besinlere geçildiği andan itibaren mama sandalyesi kullanılıp aile bireyleriyle beraber sofra ve yemek alışkanlığı edinilmelidir.
  • Yemek saatlerinde televizyon, tablet, oyuncak veya kitap gibi yemeğe odaklanmayı önleyici uyaranlar kesinlikle kullanılmamalıdır.
  • Öğün süresini 20-30 dakika olarak ayarlanmaya çalışılmalıdır. Gün içinde 4-5 öğün sunmaya çalışılmalı, ana öğünleri tüketmeyen çocuklarda ara öğün kaldırılmalıdır.
  • Çocuğu beslerken mutlaka sabırlı ve güler yüzlü olunmalı, yeme sırasında asla çatışmaya girilmemeli ve ısrarcı davranılmamalıdır.
  • Yediği veya yemediği gıdalar için ödül veya ceza yöntemi kullanılmamalıdır.

 

     Sonuçta bebeklik ve çocukluk çağında iştahsızlık aslında çok sık karşılaşılan bir durumdur. Çocukların büyüme çağında belli dönemlerde iştahsız olmaları gelişim dönemlerinde görülen doğal bir süreçtir. Öncelikle anne babaların da bunu bilerek davranması çok önemlidir. Çünkü yanlış davranışlar çocukların yemek yemeği öğrenmesi ile ilgili davranış ve tutumlarını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Tabi bütün bunlar dışında her iştahsızlığın altında önemli fizyolojik ve psikolojik olabileceği unutulmamalıdır.

      İşte bu nedenle öncelikle iştahsız çocuğun mutlaka doktor kontrolünün yapılması ve beslenme öyküsü, fiziki muayenesi ve gerekli laboratuvar testleri ile değerlendirilmesi çok önemlidir. Değerlendirme sonucunda zamanında ve doğru müdahale ile gerekirse multidisipliner yaklaşım ile (doktor, diyetisyen, psikolog gibi)  çocuğunuzun iştahsızlık sorunu çözüme ulaştırılabilir. Çocuk döneminde iştahsızlık çok farklı nedenlere bağlı olarak gelişebilir. Aslında bazı dönemlerde geçici olarak iştahsızlık görülse de bazen ciddi hastalıkların da belirtisi olabilir. Bu nedenle çocuğunuzu öncelikle bir doktora götürmeli, iştahsızlığının altından yatan sebebi öğrenmeli ve doktor kontrolünde ilaç kullanmalısınız.

Paylaş