Antalya
29.01.2021
A

Türkiye’de 1859 yılından beri 300’ün üzerinde siyasi parti kurulmuştur. Son 100’lık Türk siyasi tarihi iki ana akımla şekilleniyor. İttihat Terakki Cemiyeti ve Hürriyet ve İtilaf Fırkası. Anadolu işgal edildiğinde; İngiliz emperyalizmi ile işbirliği yapan, Osmanlı’yı yöneten, Mondros’u, SEVR’i imzalayan parti Hürriyet ve İtilaf Fırkası. Genel başkanı da Damat Ferit.

Karşısında ise işgale ve vatan hainlerine karşı kurulmuş Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti var. Lideri Mustafa Kemal Paşa. Kurtuluş ve kuruluştan sonra Cumhuriyet Halk fırkası olarak devam ediyor. Türkiye’de, bir asırdır bu iki ana siyasi akım arasında mücadele devam etmektedir.

Türkiye’de bugün Hürriyet ve itilaf Fırkası/Damat Ferit geleneğiyle uygulanan ABD politikaları sonucu; rejim değiştirilmiş, TBMM etkisizleştirilmiş, sosyo-ekonomik, kültürel ve siyasal çöküş gerçekleşmiştir. Millici, ulusalcı, Cumhuriyetçi ana akım ise 2003 sonrası çeşitli algı operasyonları ile kendi içinde karmaşa yaşar duruma getirilmiştir. Diğer yandan eşbaşkanlar ve Müslüman kardeşler Teşkilatı eliyle yürütülen BOP/Arap Baharı ara vermeden yoluna devam etmektedir.

Türkiye’de ve bölgemizde ABD emperyalizminin istediği değişim ve dönüşüm gerçekleştirilirken iktidar her anlamda yıpranmış, güç kaybetmiştir. Böyle bir dönemde kendisi için risk teşkil eden erken seçim kararı almayacaktır. İktidar kaybettiği gücünü tekrar toparlayabilmek için bir yandan çalışmalarını yürütüyor bir yandan da Millet İttifakı’nı dağıtmak için çeşitli görüşmeler yapıyor.

Sadece ekonomik krizin değil bilgi krizinin de yaşandığı ülkemizde mütareke basını da gerçekleri yalan yalanları gerçekmiş gibi veriyor! Mütareke basını en çok da Türkiye’nin kurcu iradesi CHP’yi yalnızlaştırmak, antiemperyalist, Kuvayı Milliye ruhunu barındıran tabanını parçalamak için elinden geleni yapıyor. Sanki Türkiye’yi CHP yönetiyor ve yaşanan tüm olumsuzlukların sorumlusu CHP gibi veriliyor.

Türkiye’de iktidar tüm açıklamalarında muhalefeti özellikle de CHP’yi hedef alıyor. Ne gariptir ki yeni kurulan ve kurulma aşamasında olan partiler de CHP’yi eleştiren gerekçelerle kuruluyor. Oysaki bir siyasi partinin kuruluş amacı iktidar olmaktır ve bütün enerjisini iktidara yönelik eleştiri ve çalışmalara yöneltir. Aynı zamanda Türkiye’deki bilgi krizinin merkezi olan mütareke basınında ve TV’lerinde yer buluyorlar! Sizce herhangi bir iktidar kendisinin elinde olan medyada kendisine muhalif olan bir siyasi oluşuma yer verir mi? Siz hiç mütareke basınında muhalefetin açıklamalarının tamamını duydunuz mu? Duyamazsınız… Eğer duyuyorsanız muhalefete muhalefet ettiği için kapılarını açmıştır. Elbette bir siyasi partinin tüm siyasileri eleştirme hakkı vardır ancak iktidar olmanın yolu bu değildir. Tüm muhalefeti yanına alarak hatta dün iktidarı destekleyen bugün oy vermeyeceğim diyen kesimleri bile yanına alarak iktidar olunur. Gerçi benim öyle bir derdim yok muhalefetin yerini alayım yeter diyorsan o da ayrı bir konudur. Eğer muhalefete muhalefet ediliyorsa kime hizmet edildiğini varın siz düşünün…

Muhalefet partilerinin eksiklikleri, hataları hatta yanlışlıkları büyük fotoğrafta küçük figüranlardır. Bunlar üzerinden yapılacak siyasi analizler Türkiye’yi yanlışa götürür. Başta CHP olmak üzere Millet İttifakı’nın tabanı; milli, bağımsızlıkçı, Cumhuriyet’in temel niteliklerine ve Anayasa’nın değiştirilemez maddelerine sıkı sıkı bağlı yani parlamenter sistemden yana olan bir anlayışa sahiptir.

Bu yapıyı dağıtmak ülkemizde ve bölgemizde eşbaşkanlar eliyle yürütülen ABD politikalarının ve işbirlikçi iktidarlarının işine gelir.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok