Antalya
24.01.2021
A

“Hayat ya cesur bir maceradır ya da hiçbir şey!” demiş Helen Keller.  Saçmalamaksa büyük cesaret ister, neden mi? Çünkü her birimiz hayatında defalarca kez, birilerine göre aykırı hareket etmiş ve bunun sonucunda da yakınlarımız tarafından “saçmalama” söylemiyle yargılanmıştır. Genel olarak ilk tepkiler şöyle gelişir; sevinçten dans ettiğimizde mesela “saçmalama bu dans nerden çıktı” ya da iki seçenekten birini seçtiğimizde diğeri için duyduğumuz şey “al işte yine saçma bir seçim” gibi söylemler olur çoğunlukla. Bize göre keyifli olan o eylemler, bazılarına göre oldukça saçmadır. Oysa sadece olduğumuz gibi davranmak istemişizdir ve bu oldukça eğlencelidir. Bu söylemleri, ya umursamamayı öğrenir istediğimiz gibi saçmalarız ya da maalesef sınırlarından çıkmayan ve yenilikten korkan bireyler haline geliriz.

Saçmalamaktan korkanlar için hayat tam bir klişe!

Düşünsenize eğlenceden uzak, sıkıcı bir yer haline gelir hayat, bütün adımlarımızı saçmalamaktan korkarak atarsak. Resmen özgürlüğe, eğlenmeye ve hata yapma hakkımıza el koyan bir düşünce bu. Ben saçmalamaktan korkmayanlardanım. Uzunca zamandır kendimi daha iyi tanıyorum ve birilerine göre saçma olan hiçbir şey benim için saçma değil. Zaten kim karar veriyor ki bazı şeylerin saçma olduğuna ve bazı şeylerin saçma olmadığına? Hayatımızda kimlere bu yetkiyi veriyorsak onlar bu kararı veriyor aslında. Oysa bu hayatın heyecanı saçmalama özgürlüğümüzde. Neleri sevdiğimizi ve nelere ihtiyaç duyduğumuzu bile çok geç keşfettiğimiz bu toplumda, ben kimilerine göre saçma olan, ne yaptıysam çok sevdim ve çok eğlendim. Kendime bakmayı ve kendimi sevmeyi öğrendikçe saçmalamaktan korkmaz oldum ve hayat inanın bana, böyle çok daha eğlenceli.

Bugüne kadar bize söylenen bütün “saçmalama” tepkileri , bunu söyleyenlerin yargısı sadece. Belki de içlerindeki kötümser yanları ya da zamanında kendi yapamadığı şeylerin pişmanlığını yaşayan iç sesleri. Bazıları elalem terörünün, eğlenen insanları dizginlemek için uydurduğu şeyler, bazılarıysa farklılıklara saygı duymayan, tek tipliliği öngören zihniyetin bakış açısı. Kaostan ve trajedilerden beslendiğimiz aşikar gerçi, eğlenen insanları zombi gibi görüp mutlaka eleştirecek bir şeyler buluyoruz. Bakın televizyonlara, kaç tane kanalda eğlenceli ve zekice hazırlanmış program var? Genel içerik rekabet, hakaret, kim kime ne yapmış, kimin eli kimin cebinde konseptinde ne yazık ki.

 Kuzum saçmalamaz mısınız artık lütfen!

Yahu salın şu insanları, bırakın herkes nasıl eğlenmek istiyorsa öyle eğlensin. Kendi olabilmenin dayanılmaz hafifliğini yaşasın. Hayat dediğin üç gün, dün zaten geçti, e bugün de bitti, kalan yarınlarımız içinde saçmalar mıyız diye düşünmeyelim artık. Ayrıca” kime göre, neye göre saçma” hem “sana ne” sorularını da yerleştirirsek hayatımıza mis gibi olur. Bu soruları saçmaladığımızı düşünen insanlara yönelttiğimizde sınırsız eğlenme özgürlüğü tanırız kendimize. Deneyin, mutlaka eğlencesini keşfedeceksiniz! Sonra bir bakmışsınız daha cesur adımlar atıyorsunuz hayatınızda, eğlendiğiniz ve sevdiğiniz şeyleri yapıyorsunuz birilerine göre “saçmalık” olsa da. Unutmayın bu hayat sizin hikâyeniz, neyin saçma olup olmadığına karar verecek olan tek sorumlu da sizsiniz. Şimdi açın müziğin sesini, sıradaki şarkı tüm saçmalamaktan korkmayanlar için geliyor…J

 Athena “ Ben Böyleyim”

Hayat benim, her anımı yaşadıkça sevesim var. Aldırmam hiç yağmurlara, benim güzel hatalarım var.

Bir an bile vazgeçmedim, kendi yolumdan. Değer saklanma hiç geçer zaman, Böylede geçer ya sev ister vazgeç. Beklentiler sadece üzer, ayrı dünyalarda farklı farklı kafalarda ve ben ben böyleyim. Kendi yolumda…

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok