Antalya
12.01.2021
A

2016’da başkanlığı Obama’dan devraldığında tartışmalar ne kadar ses getirdi ise Biden karşısında kaybetmesi de o kadar ses getirdi. Trump’ın 6 Ocak 2021’de Washington mitingi sonrası yaşananlar olaylar çok konuşuldu, yazıldı, çizildi. Olayları ve olguları değerlendirirken emperyalizmin kanla, kargaşayla beslendiğini unutmamak gerekir. ABD emperyalizminin çöktüğü falan da yoktur.

11 Eylül 2001 sabahını hatırlayın! ABD’de ikiz kulelere El Kaide tarafından saldırı olmuştu. El Kaide- CIA bağlantısını hatırlatıp geçerek esas meseleye dönmek istiyorum. Bu saldırı ile ABD tabiri caizse kendini güncellemiş ve dünyayı analizi sonucu karar kıldığı projesini hazırlamıştı. 2004’te BOP başlamıştı.

Trump denedi.  Yağan yağmurda, karda, fırtınada beraber yürüdüğü yardımcısı Pence yardım etmeyince başaramadı… Bizi ilgilendiren boyutu ise ABD’nin dış politikasıdır. Nasıl ki Trump başkanlığı Obama’dan aldığında BOP başta olmak üzere dış politikası değişmeden günümüze kadar tıkır tıkır işlediyse Biden’la da bir değişiklik olmayacaktır. Daha on beş gün önce Suriye’nin Haseke bölgesine ABD’nin balistik füze yerleştirmesi bunun ispatıdır.

 6 0cak 2021 tarihi itibariyle ABD yeniden kendini güncellemiştir. TIME dergisinin 2-9 Kasım 2020 sayısında büyük sıfırlama ile ilgili kapak fotoğrafında yine içinde Türkiye’nin de olduğu kuzey Afrika ve Ortadoğu var…  Korona vb. virüslerin ve büyük sıfırlamanın sıkça konuşulacağı ve korkarım ki yaşanacağı yıllar başlamıştır.

Bölgede bu oyunu bozacak iki önemli seçim var. Bunlar 2023’te Türkiye’de ve 2024’te Rusya’da yapılacak olan seçimlerdir. ABD’nin yaratacağı kargaşa karşısında sakin kalarak başarılabilir.

KORONA KISITLAMALARI

Dünyada 2500 yılı aşkın süredir grip virüsünden bahsediliyor. Kaç defa mutasyon geçirdi bilinmiyor. Her yıl en az bir defa grip olanlarımız vardır. Her yıl grip aşısı olanlar var. Her yıl grip olmaya devam edenler var. Korona virüsün nerde, nasıl üretildiği belli değil. Mutasyona uğradığı kesin gözüküyor. Can aldığı, insanları acılara boğduğu, kaygı dolu günlerden geçiyoruz.

Aşı meselesine gelince hiçbir bilimsel güvenirliliği kalmamış ve aşı üreten şirketlerle ilişkileri şaibeli olan DSÖ’nün ve aşı üreten şirketlerin aşı bulundu yaygarasını hiç inandırıcı bulmuyorum. DSÖ’nün Türkiye’nin sağlık politikalarını övmesini de ülkemiz ve Milletimiz adına kaygı verici buluyorum.

Dünyadaki ve ülkemizdeki çok az aklı başında olan bilim adamı koronaya karşı aşı geliştirilemez diyor. Diğer yandan bulunduğu iddia edilen aşılarla da insan genetiğinin değiştirileceği çokça konuşulan konuların başında geliyor.

İran dini lideri Hamaney bunu ima ederek ABD ve İngiltere’den aşı almayacağını ve kendisinin gibi ambargo altında olan Küba ile birlikte aşı çalışmaları yürüttüğünü açıkladığı tweetlerinin, Twitter tarafından silinmesi de son derece manidardır. Ayrıca böyle bir dönemde ABD’nin gerek Suriye’ye gerek İran’a gerekse Küba’ya uyguladığı ambargonun hiçbir insani yanı yoktur.

Görülen o ki dünyada ve ülkemizde insanların korona korkusu ile istendik davranışlar kazandırılmaya çalışılırken bir yandan da insanoğlunun kaderiyle oynanıyor.

En acı olanı da Türk toplumunun en donanımlı en bilgili; Cumhuriyet tarihinde önemli dönüm noktalarında topluma yön veren, üreten, bilgiyi ve gerçeği yaşayan ve milletimizin birleştirici unsuru olan 68’li, 78’li dediğimiz 65 yaş üstü yurttaşlarımıza yönelik kısıtlamalardır…

Eve kapandıkları için birçok rahatsızlıklarının tetiklendiği de ortadadır. Büyüklerimize toplum olarak ihtiyacımız var. Bağışıklık sistemlerinin güçlenmesi için morallerinin yüksek tutulması gerekiyor. Bunun için de sokağa çıkmalarının teşvik edilmesi hatta sürelerinin uzatılması gerekiyor. 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok