Antalya
11.11.2020
A
GENEL , GÜNCEL
AÜ'de Kurtcephe’nin izleri var
AÜ'de Kurtcephe’nin izleri var

AÜ Rektörü Özkan'ın yaptığı atamaları eleştiren eski rektör Mustafa Akaydın, "Tıp Fakültesi'nde dekan hariç diğer tüm atamalar İsrafil Kurtcephe'nin el üstünde tuttuğu isimlerdir" dedi.

 

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan'ın performansını değerlendiren eski rektör Mustafa Akaydın, "Özkan'ın yaptığı atamalara tepki var. Tıp Fakültesi'nde dekan hariç diğer tüm atamalar İsrafil Kurtcephe'nin el üstünde tuttuğu isimler" dedi.

Akaydın, 3 tıp profesörü tarafından kurulan AGEM şirketi tarafından geliştirilen yazılımın üniversite sınavlarında kullanılmasını ise, "Bunu üniversiteye satıyorlarsa etik değildir. Ama dekan ile konuştum, para ile satılmadığını söyledi" yorumunda bulundu

 

Engin KORKMAZ / ÖZEL HABER

 

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Turhan, Hastane Başhekim Yardımcısı Aslı Bostancı Toptaş ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Erol Gürpınar'ın kurduğu AGEM isimli şirketin geliştirdiği yazılımın Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi sınavlarında kullanılması, 'etik mi, değil mi' tartışmasını gündeme getirdi. Türkiye gündemine gelen konuyla ilgili AGEM şirketinin bağlı olduğu Teknopark'ın kurucusu ve Akdeniz Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Mustafa Akaydın Körfez Gazetesi’ne önemli açıklamalarda bulundu.

SINAV KAOSU YAŞANIYOR

Murat Turhan'ın yazılım konusuna büyük ilgi duyduğunu, eski Rektör İsrafil Kurtcephe döneminde Başhekim olarak atandığını, şimdi ise rektör yardımcılığı görevinde bulunduğunu belirten Akaydın, Erol Gürpınar’ın da bir önceki Rektör olan Mustafa Ünal döneminde rektör yardımcılığı yaptığını söyledi. AGEM şirketinin online eğitim ve sınav sistemini tıp fakültesi sınavlarında kullandığını ve bu noktada sıkıntı yaşandığını belirten Akaydın, "İşin başlangıcında öğrenciler bu sisteme ayak uyduramadı. Örneğin kopya çekilmemesi için online sınavda bazı kriterler var. Mesela öğrenci geçtiği soruya tekrar geri dönemiyor. Uzun süren istişarelerinden sonra bu kuralları gevşetiyorlar. Artık öğrenciler geçtikleri soruya 5 kez geriye dönebiliyor. Şu an üniversitelerde bir sınav kaosu var. 'Yarı tatile kadar bu şekilde gidelim, yarı tatilden sonra belki pandemi yumuşar yüz yüze eğitime geçebiliriz' düşüncesi de mevcut" dedi.

 

DEKAN 'ÇIKAR İLİŞKİSİ' YOK DEDİ

Üniversite bünyesinde böyle bir yazılım şirketinin kurulmasının yüz güldürücü olduğunu belirten eski Rektör Akaydın, "Burada üzerinde durulması gereken tek konu çıkar çatışması yaşanıyor mu? Bir insan idareci olduğu üniversiteye böyle bir yazılım yapıyor ve bunu kendi üniversitesine satıyorsa bu etik değildir ve tartışılır. Konuyu Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aylin Fidan Korcum Şahin ve üniversitede beraber görev yaptığımız Mehmet Aktekin hoca ile paylaştım. Dekana 'Çıkar ilişkisi var mı' diye sordum? 'Kesinlikle yok hocam' dedi. Yazılımı yapan arkadaşlar yazılımı Akdeniz Üniversitesi'ne satmamış, sadece Acıbadem Üniversitesi'ne satmış.  Bence tüm tıp fakültelerine satılabilir. Ama kendi üniversitesine satarsa bu etik değil. Zaten dekan da sistemin hala tartışmalı olduğunu söyledi. Bence desteklenmesi gereken bir olay" diye konuştu.

YENİ ATAMALAR TARTIŞMALI

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan'ın yönetim anlayışı hakkında da konuşan Prof. Dr. Mustafa Akaydın, "Özlenen Özkan benim öğrencim, Sevdiğim bir insan. Rektörlük siyasi bir atama makamı ve siyaseti Recep Tayyip Erdoğan temsil ediyor. Geçmişte İsrafil Kurtcephe her ne kadar bozmak istese de Akdeniz Üniversitesi çağdaş, demokrat bir üniversitedir. Özkan'ın rektörlüğünden sonra yapılan yeni atamalara tepki var. Tıp Fakültesinde dekan hariç diğer tüm atamalar İsrafil Kurtcephe'nin el üstünde tuttuğu elamanlarıdır.  İsrafil Kurtcephe'nin karne notu belli. Dolayısıyla o ekibin elamanlarının atanmış olması kafalarda soru işareti oluşturuyor.  Bu nedenle Özlenen Özkan'ın rektörlük performansını bekleyip göreceğiz" dedi.

TIP FAKÜLTESİNİN BORCU

Türk üniversitelerinin kompozisyonunun değiştiğini belirten Akaydın, "Televizyonlarda hükümet aleyhine konuşabilen profesör yok, üniversitelerde akademik özgürlük yok, üniversitelerde maddi sıkıntılar hat safhada… Döner sermaye ödemelerinde sıkıntı yaşanıyor. Milletvekiliyken dönemin sağlık bakanına tıp fakültelerinin tedarikçilere olan borcunu sormuştum. 7 milyar lira borç olduğu yönünde cevap almıştım. 5 sene içinde o borç 24 milyar liraya çıkmış" diye konuştu. 

EN BÜYÜK HÜZNÜM: TEKNOPARK

AGEM şirketiyle tekrar gündeme gelen Akdeniz Üniversitesi Bünyesi'ndeki Teknopark'ın kurucusu olan eski Rektör Mustafa Akaydın, en büyük hüzünlerinden birinin Teknopark olduğunu söyledi.  O dönem Türkiye'nin yedinci teknoparkını kurduklarını belirten Akaydın, "O dönem Akdeniz Üniversitesi rektörlüğünü ikinci kez kazanmama rağmen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından ben değil, İsrafil Kurtcephe atandı. Eğer atamam yapılsaydı Teknopark içinde ‘sağlık teknopark’ı kuracaktık" dedi. 

COVİD-19 AŞISINI BİZ BULABİLİRDİK

İkinci rektörlük döneminde hayata geçireceği ‘Sağlık Teknopark Projesi’ hakkında detaylı bilgi veren Akaydın, "Sağlık teknoparkı bir sürü aşı geliştirecek, kan ürünleri yapacak, sağlık alanında araştırma gelişme yapacak bir merkez haline gelecekti.  Bu projeyi geliştirirken İsveç'te bulunan Karolinska Enstitüsü'nü örnek almıştık. 100 yılı geçkin bir geçmişi var. Biz o dönem Karolinska Enstitüsü ile işbirliği yaptık ve hastanemizin devam eden inşaatlarından birini Teknopark çatısı altında sağlık AR-GE Merkezi şeklinde yapılandırdık. Rektör olarak devam etseydim veya İsrafil Kurtcephe bu projeyi bozmasaydı bugün belki Covid-19 aşısını bu enstitüde geliştirebilecektik. 16 bin metre karelik bir bina ve her kat 4 bin metre kare olacaktı. Deney hayvanları üzerinde çalışmaların yapıldığı alanlar olacaktı. 50 milyon dolarlık bir projeden bahsediyoruz.   Karolinska Enstitüsü'nün mimarını ile çalışacaktık. Çoğunluğu bilim insanı olmak üzere çok sayıda çalışanım Baltık Denizi'nde Sağlık Teknoparkı projesi üzerine kafa yordular. Sayısız kez İsveç'e gittiler" dedi.

SORUŞTURMA GEÇİRDİM

Rektörlüğü kazandığı halde yerine İsrafil Kurtcephe'nin atanmasıyla projenin sekteye uğradığını vurgulayan Mustafa Akaydın,  “Kurtcephe bu projeyi iptal etti ve o binayı, 'Yatak ihtiyacı var' diyerek hastaneye çevirdi.  Bu aynı zamanda kaynak israfı.  Çünkü projenin başında İsveçli bilim adamları dediler ki, ‘Eğer sismik titreşimler varsa deney hayvanları intihar ederler. Bu nedenle deney hayvanlarının olduğu binanın beton dozunun yüksek olması gerekir’. Biz de buna uyarak şuan G Blok olarak hizmet veren binanın beton dozunu yüksek yaptık. Yani duvarları çok kalın. Ve ben bundan dolayı belediye başkanlığı yaptığım dönemde soruşturma geçirdim. 'Neden maliyeti yükselttiniz' diye soruşturma geçirdim. Hâlbuki o binanın yapılış amacı ile şuan kullanış amacı çok farklı. Öyle modern bir projeydi ki örneğin en üst kat fitness salonu idi. Yemek salonları çok konforluydu. Çünkü tıp hocalarını 24 saat orada tutmayı hedefliyorduk. Hoca dersini versin, dersi bittikten sonra donanımlı laboratuvarda araştırmasını yapsın, yorulduğu zaman çıksın fitnes salonunda stresini atsın vs… Eğer hayata geçseydi Karolinska'dan sonra Avrupa'nın en iyi sağlık AR-GE merkezi olacaktı" şeklinde konuştu.

TÜRKİYE SİYASETİ DİBE ÇÖKTÜ

Bir dönem Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı, iki dönem de CHP'den milletvekili yapan Mustafa Akaydın ile Türkiye siyaset gündemi üzerine de konuştuk.  "Türkiye'de siyaset benim yaşadığım 60 küsur yılda görülmediği kadar büyük krizden geçiyor. Benden daha yaşlılara sorarsan cumhuriyet tarihinin en kötü dönemini yaşıyoruz" diyen Akaydın, "Bunun en büyük nedeni ekonomi. Hükümetin bunun altından kalkabileceğine dair hiç bir umut ışığı yok. Umut ışığı olması için demokrasi ve kuvvetler ayrılığı olması lazım. Onu da 2017'deki anayasa referandumu ile ortadan kaldırdılar. Türkiye'de mali piyasalara güven yok. Dibe çökmüş durumdayız. İnsan hakları ve ekonomik değerler açısından 2001 krizini solladık bile… Merkez Bankası üzerinden yaşananları takip ediyoruz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Naci Ağbal'dan brifing alıyor. Ağbal, ‘40 milyar dolar eksideyiz’ diyor. Damadı Berât Albayrak'ı arıyor, bilginin doğru olduğunu öğrenince bir daha damadıyla görüşmüyor. ‘Ekonomi benden sorulur’ diyorsun ama hazinede kasada ne kadar para olduğunu bilmiyorsun ve her yerde ahkâm kesiyorsun. Bu içler acısı bir durum!" dedi.  

GENÇLİK AVRUPA'YA GİTMEK İSTİYOR

Yapılan anketlerde iktidar ortağı iki partinin oylarının düştüğünü buna karşılık muhalefetin de oylarının düştüğünü belirten Akaydın, "Bunun manası artık halk siyasete ve siyasetçilere güvenini kaybetmiş durumda. Çok tehlikeli bir durum. Halk umutsuzluk içinde… Gençliğe anket yapıyorsun, Avrupa’ya gitmek istediğini söylüyor. 70'li yıllarda Türkiye büyük bir kriz yaşarken Karaoğlan çıktı ve yüzde 41 oy olarak halka umut aşıladı. Bugün öyle bir hava yok, öyle umut aşılayan bir parti yok. Ben Atatürk çocuğuyum ve bence çözüm yolu parlamenter sistemdir" dedi.

SİYASETE DÖNERİM AMA…

Akaydın ‘siyasete dönecek misiniz?’ sorusuna ise şu cevabı verdi: "Ben siyasete girmek yerine üniversitede kalsam daha iyi olurdu. Beni siyasete Abdullah Gül soktu. Siyasette beklediğimi bulamadım. Siyaset kirli bir ortamda yapılıyor. Bu söylediğim tüm partiler için geçerli.  70 yaşımı doldurduktan sonra ben siyasette yeni bir rol istemem. Benden ağabeylik isteyenlere yol gösteririm. Daha 70 yaşımı doldurmadım. Benimle yol almak isteyen dostlarım var. Siyasete dönmek için bazı kriterlerim var. Eğer erken seçim olursa ve ben70 yaşını geçmemişsem önseçim yapılması kaydıyla aday olabilirim. Önseçim olmazsa aday olmanın anlamı da yok. Liderler kimi işaret ederse onlar görev seçiliyor. Ben girdiğim hiç bir seçimi kaybetmedim. 2014 Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi dâhil. Çünkü o seçimde Mevlüt Çavuşoğlu oyları çaldı. Yoksa biz seçimi kazanmıştık."

SÜREÇ İYİ YÖNETİLMEDİ

Son olarak Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in sağlık durumu ve yaşananlar hakkında konuşan Mustafa Akaydın, bu konuda asılsız suçlamalara itham edildiğini söyledi. "Sanki ben Muhittin Böcek'in hastalığından memnunmuşum gibi bir hava yaratıldı. Akdeniz Üniversitesi geçmişim, tıp birikimim nedeniyle CHP çevresinden sık sık beni arayarak Muhittin başkanın sağlık durumunu sordular. İl Başkanı arayıp genel merkezi bilgilendireceğini söyledi ve kendisine her türlü bilgiyi verdim. Etik olarak olayı kışkırtıcı bir söylem içinde olmadım. Fakat şunu net olarak söyleyebilirim ki sürecin yönetilmesinde hata var. Muhittin Böcek'in sağlık durumu sadece Antalya'yı değil, tüm ülkeyi ilgilendiriyor.  Böyle durumlarda CHP İl Başkanlığı ile Büyükşehir Belediyesi'nin ortak bir masa kurup, her gün Muhittin başkanla ilgili sağlıklı bilgi aktarımı yapmaları gerekirdi. Bunu yapmadılar ya da yapamadılar. Siz bunu yapmazsanız bir sürü dedikodu çıkar, çıktı da. Muhittin başkan süreci oldukça ağır geçirdi. Şuan servise alındı.  Şunu da söyleyeyim:  Muhittin başkana Memorial Hastanesi'nde de çok iyi bakıldı, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde de çok iyi bakıldı. Bu konuda da spekülasyonlar yapıldı. Bunlara kulak asmamak lazım" diyerek sözlerini tamamladı.  

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: