Antalya
26.10.2020
A

 

Antalyaspor’un deplasmanda Başakşehir’e yenilmesi çok anormal bir durum değil. Kağıt üzerinde favori olan taraf zaten ev sahibi ekip.

Antalyaspor’un farklı yenilmesi de bir yere kadar yadırganmayabilir.

Ancak.

Yenilirken ezilmek, sahada küçülmek, rakibin skoru yeterli bularak frene basmasını sağlamak anormal. Teknik ekip ve futbolcular için normal olabilir ancak Antalyaspor böyle bir durumu kabullenmez.

Son haftalarda alınan kötü sonuçların faturasını kestiğiniz ve yedek beklettiğiniz Adis Jahovic’i, 4-1’den sonra kurtarıcı olarak sahaya sürmek anlamsız.

Maçın dönmeyeceğini anladıktan sonra yaşları 20 bile olmayan 3 tane genci sahaya sürmek ise rezalet. Tamer Tuna, kulüpçü bir teknik adam. Onun tercihleri ile Nazım Sangare ve Paul Mukairu satıldı ve gelir elde edildi. Yöneticiler böyle teknik adamları sever.

Ancak 16 yaşındaki Mevlüt Han Ekelik’in 5-1’den sonra sahaya sürülmesi, o gencin kazanılmasını sağlamaz. Bu tercih hiç sevimli ve sempatik durmadı. Bu hareketin tek bir açıklaması vardır; “Farklı yenilmiş olabiliriz, ancak gençleri oynattık. Beni çok eleştirmeyin”. Yani Tamer Tuna, kendisini kurtarabilmek için genç bir oyuncuyu piyon olarak kullandı.

Oysa Tamer Tuna’nın eleştirilecek o kadar çok yanlışı ve tercihi vardı ki…

Antalyaspor’da ilk 11 futbolcusu olmadığını her fırsatta ispatlayan Ersan Adem Gülüm’ü ilk 11’e koymak, Demba Ba ve Crivelli gibi etkili hücum oyuncuları olan bir takıma karşı intihardır. Defanstan memnun değilsen ve bir değişiklik yapmak zorundaysan, Kudryashov’u stopere çeker, Eren’i sola koyarsın ve daha isabetli bir karar verirsin.

9 kişilik Antep’ten gol yiyerek puan kaptırmanın faturasını Jahovic’e kesip diğer bazı futbolcuların sahadaki yerleriyle oynarsan bu sonuç kaçınılmaz olur.

2 hafta sonraki milli maç arasına kadar Antalyaspor’un alacağı her türlü sonuca hazırlıklı olmak gerekiyor. Çünkü son milli maç arasında sadece yattığı gözlenen bu takımın, hafta içi antrenmanlarla düzelmesi çok zor.

Sanki geçtiğimiz hafta Trabzon deplasmanına giden, kazandıkları maçtan sonra İstanbul’a dönüp Almanya’ya giderek Şampiyonlar Ligi’nde Leipzig ile oynayan Başakşehir değil de, Antalyaspor gibiydi. Sanki hafta içi Paris Saint German ile oynayacağı Şampiyonlar Ligi maçını düşünen taraf da Başakşehir değil de Antalyaspor’du.

Hakan ve Fredy’nin yoklukları dolmuyor. Burası tamam da, Podolski, Nuri, Jahovic gibi isimler neden sorumluluk almıyor?

Bu takım böyle oynamaya ve sonuçlar almaya devam ederse, olacağı söyleyeyim:

Geçtiğimiz sezonun devre arasında Brezilyalı futbolculara yapılan uygulamalar devre arasında 4-5 futbolcu için uygulanır. Antalyaspor her devre arasında olduğu gibi yine radikal değişikliklere gider.

Bugünlerde enerjilerini, daha çok saha dışı olaylara harcayan yönetim, bunu hiç düşünmeden yapacak dirayete sahip. Antalya güzel şehir, turistik memleket. Tamer Tuna başta olmak üzere yol yakınken herkes aklını başına toplamalı.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok