Antalya
26.10.2020
A

Cumhuriyetin ilk yıllarında yazdığı şiirleriyle tanınan Ömer Bedrettin Uşaklı, 1964 yılında İstanbul’da öldü. 1928 - 30 yılları arasında Manavgat Kaymakamlığı yapan Uşaklı,  Antalya ve çevresine ilişkin şiirleriyle de tanınmakta. Şiirlerinde gurbet duygusu, ölümsüzlük özlemi gibi temaları işleyen Uşaklı, yaşadığı çevreyle ilgili peyzaj betimlemelerine de çok sık yer verir. Uşaklı'nın bu tür şiirleri arasında Antalya ve Manavgat esinli şiirlerin özel bir yeri vardır. Sözünü ettiğimiz bu temaların bir arada ve yan yana işlendiği şiirlerden "Bataklık Güneşleri" (Antalya 1928), "Tahtacı Güzelleri" (Antalya 1930), "Çağlayan" (Antalya 1930), "Irmakta Akşam" (Manavgat 1931), "Anneme" (Antalya 1931), Uşaklı'nın Antalya ve Manavgat'ta yazdığı şiirlerden bazıları. Ömer Bedrettin Uşaklı'nın, şarkısından da tanıdığımız "Yıldızların Altında" şiirini Manavgat Irmağı için yazdığına inansak da bu biraz zor görünüyor; zira bu şiiri, Uşaklı'ının, Manavgat Kaymakamlığı öncesinde, 1926 yılında yazdığı görülüyor. 

                                                                              *****

Uşaklı'nın Manavgat Irmağı için yazdığı şiiri "Irmakta Akşam" adlı olanı. "Çağlayan" şiirindeki "ıssız harap bir değirmen kenarda çökmüş / Kanlı gözler gibi dönen şu girdaplarda" dizeleri de Manavgat Çağlayanı'nı esinliyor.  İşte bu şiirler:

                                                                              *****

IRMAKTA AKŞAM

 

Söğütler arasından üç yelkenli geliyor, / İnce direklerinde bayrak bayrak üstüne... / Uzaktan kaptanların gür sesi yükseliyor; / Çınarlardan düşüyor yaprak yaprak üstüne....

 

Deniz kokan iplere ince dallar dolaşmış / Mavi küpeştelerde ışık dolu bir akış. / Bahçeler gölgeleşmiş, yelkenler sırmalaşmış;  / Altundan köprü kurmuş güneş ırmak üstüne!..

                              

ÇAĞLAYAN

 

Parıldayan billûr köpük sütunlarıyla, / Baş döndüren gür sesiyle coşup taşarak / Yatağından uçuruma atlıyor ırmak...

 

Korku sinmiş etraftaki her yeşil dala, / Canlı, cansız, yılmış gibi çılgın ırmaktan, / Yaprakcıklar çekiniyor kımıldamaktan.

 

Issız, harap bir değirmen çökmüş kenarda; / Kanlı gözler gibi dönen şu girdaplarda / Coşkun, engin denizlerin tahassürü var...

 

Yalnız bu ses dolaşıyor sanki rüzgârda, / Bu çığlıkta kayboluyor bülbülün sesi; / Yalnız bir ses : çağlayanın gürüldemesi!

 

Bu gürleyiş bir derenin neşesi değil; / Yeşil limon bahçeleri bu sesle uyur, / Dağ başında, düz ovada bu ses duyulur.

 

Yalnız gezen kaplanların gür sesi değil; / Durgun, tatlı bir ahengin çıldırması bu!.. / Buzlu yayla sularının korkunç yası bu!..

 

                                                                              *****

 

Uşaklı'nın "Tahtacı Güzelleri" de Antalya'nın tahtacı kızlarını betimleyen Antalya'ya has bir şiir:

 

TAHTACI GÜZELLERİ

 

Güneşi baltaların / Ucunda taşıyarak; / Burdan daha çok uzak, / Bir ormana gidiyor / Tahtacı güzelleri... / Yemyeşil ormanların / Baş tacı güzelleri...

 

Kırmızı, al, yeşil, mor / Fistanları rüzgârın  / Elinde birer bayrak; / Gür siyah saçlar, gümüş / Paralarla karışık; / Omuzlara dökülmüş...  / Çam kokusuyla dolu  / Taşkın göğüsler açık; / Türkülerle gidiyor / Tahtacı güzelleri..

 

Kırmızı, al, yeşil, mor / Fistanları rüzgârın  / Elinde birer bayrak...  / Semiz katırlarıyla / Yapraklara basarak, / Ormanlardan ormana; / Türkülerle gidiyor / Tahtacı güzelleri... / Yemyeşil ormanların

Baş tacı güzelleri

 

Kaynak: Ömer Bedrettin Uşaklı, Bütün Eserleri, Haz. Prof.Dr. İnci Engünün, ADTYK, TDK Yay., Ankara, 1988

Paylaş
ETİKETLER:
Yok