Antalya
07.09.2020
A
RÖPORTAJ
2001 krizi kapıda
2001 krizi kapıda

DEVA Partisi İl Başkanı Süleyman Akıncı, Türkiye ekonomisinin 2001 krizi öncesini yaşadığını belirterek, “2001 krizini baz alırsak, şu anda 2000 yılındayız. Faiz giderlerimiz son 6 yılda 2’ye katlandı. 59 milyar lira iken 169 milyar lira oldu” dedi

RÖPORTAJ: Hasan YAVAŞLAR

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) İl Başkanlığına atanan avukat Süleyman Akıncı, atanma sürecini, teşkilatlanma planını ve ülkenin içinde bulunduğu durumu anlattı. 8 kişilik kurucular kurulu ile ilk etapta 40 kişilik il yönetimini oluşturacaklarını belirten Akıncı, “Eylül ayı sonuna kadar il, yılbaşından önce de ilçe teşkilatlarımızı oluşturacağız. Yönetimlerimizin yüzde 60’ını daha önce hiç siyaset yapmamış isimler oluşturacak” dedi.

UZUN VADELİ PLAN YOK

Genel Başkan Ali Babacan’ın ekonomist kimliğinin ön plana çıktığını belirten Akıncı, ülkenin ekonomik durumunu şöyle açıkladı: “2001 krizini baz alırsak, 2000 yılındayız. Yani krizin eşiğindeyiz. Faiz giderlerimiz son 6 yılda 2’ye katlandı. 59 milyar lira iken 169 milyar lira oldu. Türkiye’de uzun vadeli bir plan yok, tamamen günü kurtarmaya yönelik politikalar geliştiriliyor” dedi. Akıncı, mahkemelerin tıkandığını, hukuka olan güvenin kalmadığını, basın ve ifade özgürlüğü konusunda da Türkiye’nin kötü bir dönemden geçtiğini açıkladı.

 

Süleyman Bey, DEVA Partisi İl Başkanı olarak atanma süreciniz nasıl gelişti?

Bizim partimizde bu süreçler son derece şeffaf bir şekilde işliyor. Genel merkezimiz Türkiye’yi 18 bölgeye ayırıp, 3’er kişilik bir heyet oluşturuldu. Antalya, Burdur ve Isparta’nın da içinde olduğu bu bölge için atamalar yapıldı. Yaklaşık 3 aydır internet üzerinden görüşmelerimizi yapıyorduk. Ardından yüz yüze görüşmemiz oldu. Antalya için, benim de içinde bulunduğum 8 kişilik bir kurucular kurulu oluşturuldu. Bu kurulda Ebru Özdemir, Rafet Aslan, Özlem Harlıel, Selde Öner, Emre Karşim ve Seyit Bekir Yıldırım yer alıyor. Bu ekiple birlikte Ankara’ya gittik ve kurucu başkanlık görevi bana verildi. Bu arkadaşlarla birlikte çalışmalarımıza başlıyoruz. İlk etapta 40 kişilik bir il teşkilatını, ardından da ilçe teşkilatlarımızı belirleyeceğiz.

Daha önce herhangi bir partide siyaset yaptınız mı?

Benim hiçbir siyasi partide çalışmam olmadı. Sadece 2011 yılında bir dönem MHP’de seçim kurulunda yer aldım. Partide aktif bir görevim yoktu. Ben daha çok Antalya Barosu’nda yöneticilik yaptım. Baro’da neredeyse görev almadığım yer kalmadı.

İl başkanlığı görevine resmen başladınız. Bundan sonra Antalya’da ne tür çalışmalar yapacaksınız?

Öncelikle 8 kişilik kurul ile toplantı yapacağız. DEVA Partisi, ilkeleri olan bir parti. Kendi kafamıza göre teşkilatları kurmayacağız. Öncelikle teşkilatlarımızda, yüzde 60 siyasete hiç girmemiş arkadaşlarımızın girmesini istiyoruz. Her sektörden iyi ve başarılı insanları seçmeyi düşünüyoruz. Kalan yüzde 40’ın siyasi geçmişi olabilir. Ancak burada da hiçbir şekilde baskın bir görüşün hakim olmamasına dikkat edeceğiz. Bir partiden istifa eden 40 kişilik bir grup gelse, en fazla 8’ini alabiliriz. Herhangi bir gruba, oluşuma baskınlık vermeyecek, kentin tüm dinamiklerini göz önüne alacak insanlara dikkat edeceğiz. Turizm, tarım, sanayi, esnaf gibi iş kollarından temsilciler olacak. Şu anda partimize internet üzerinden 2 bin başvuru var. Bu başvuruları değerlendireceğiz. Partimizde gençlik ve kadın kolları olmayacak. Gençler ve kadınlar, il ve ilçe yönetimlerinde olacak.

Sözlerinizden, DEVA Partisi’nin bir partinin arka bahçesi olmayacağı sonucunu çıkarıyorum. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Ben görüş olarak merkezciyim. Kurucular kurulundaki 7 kişilik ekipten birçok arkadaşımız sosyal demokrat görüşe daha yakın. Ben merkez sağa daha yakınım aslında. Ana akım bir partiyiz. Bizim için, AK Parti’nin devamı olacağımız yorumları yapılıyor. İçimizde o akımdan insanlar da olabilir ancak partimiz kesinlikle bir görüşe veya akıma teslim olmayacak. Yani, marjinal isimlere yer vermemeye dikkat edeceğiz.

Genel başkanınız Ali Babacan ekonomist kişiliği ile ön plana çıkıyor. Ülkenin ekonomisi, işsizlik, enflasyon gibi konularda partinizin görüşü ve tespitleri neler?

Öncelikle ülkede ekonominin kötü gittiği ortada. Bunun sebebi de ülkenin kötü yönetilmesi. Türkiye müthiş bir krize doğru hızla gidiyor. Dış borç ve borçlanma faizi korkunç arttı. Bunun ekonomik reçetesi olduğu gibi, diğer alanlarda da tespitlerimiz var. Basın ve ifade özgürlüğü, hukukun içinde bulunduğu durumla ilgili de çalışmalarımız var. Yabancı bir yatırımcı, mevcut şartlarda Türkiye’de yatırım yapmaya sıcak bakmıyor. Bunların hepsinin sonuçları var. Ekonomi konusunda Ali Babacan ve ekibinin yeterliliği bilinen bir durum. Parti genel merkezi, ekonominin düzeltilmesi için yapılması gerekenleri açıkladı ve mevcut iktidarın bu fikirlerinden yararlanmasını istedi. Çünkü konu memleket meselesi. Öncelikle Türkiye’nin sağlam ve güvenilir bir yönetime ihtiyacı var. Bunun da DEVA Partisi ve Ali Babacan başkanlığında olacağını düşünüyoruz. Zaten AK Parti’nin başarılı olduğu dönem de, Ali Babacan’ın ekonomiyi yönettiği dönemi denk geliyor. Hala o dönemin ekmeğini yiyoruz ve artık deniz bitti. En iddialı olduğumuz konu ekonomi gibi görünüyor ancak diğer konularda da ciddi hazırlıklarımız var.

Ali Babacan’dan dolayı partinize daha çok ekonomi gözlüğüyle bakılıyor. Tespitlerinize göre Türkiye ekonomisi hangi dönemi yaşıyor?

2001 krizini baz alırsak, 2000 yılındayız. Yani krizin eşiğindeyiz. Öncelikle faiz giderlerimiz son 6 yılda 2’ye katlandı. 59 Milyar Lira iken 169 Milyar Lira oldu. AK Parti’nin başarılı olduğu dönemde, borçlanma faizini belli bir limitin altına çekip, bununla yatırım yapmasıydı. Şimdi o da yapılamıyor. Türkiye’de uzun vadeli bir plan yok, tamamen günü kurtarmaya yönelik politikalar geliştiriliyor.

Tespitlerinize göre diğer sorunlar neler?

Dış dünyada, özgürlükler, hukuk, özgür medya gibi konularda gidişatımız çok kötü. DEVA Partisi hergün açıklamalar yapıyor, gündemi değerlendiriyor ve çözüm önerileri geliştiriyor. Ancak hiçbir basın kuruluşunda bunu göremiyoruz. Ancak dijital medyayı çok iyi kullanan bir partiyiz. Açılışımızı dijital olarak yaptık. Sosyal medyayı çok iyi kullanıyoruz. Ali Babacan’ın internetten yaptığı yayınların izlenme oranları çok yüksek. Biz insanlara bir şekilde ulaşıyoruz ve ulaşmaya devam edeceğiz.

Gönüllü ve üye sayısı konusunda hedefleriniz var mı?

Antalya’da hedefimiz 5500 gönüllüye ulaşmayı hedefliyoruz. Çünkü 5500 sandık var ve her sandıkta bir gönüllü arkadaşımızın olmasını istiyoruz. Yapabildiğimiz kadar üye sayısı yapacağız. Antalya’da ilk etapta 20 Bin üye sayısına ulaşmak istiyoruz. İktidar partisi olmadığımız için üye yapma konusunda insanların çekinceleri olabiliyor.

Avukatsınız ve yıllardır Antalya Barosu’nda çeşitli görevleriniz oldu. Türkiye’de hukuk sizce nerede?

Türkiye’de artık mahkemeler işlemez duruma geldi. Sistem tıkanıyor. Eski Baro Başkanı Alper Tunga Bacanlı açıklamıştı; Türkiye’de hukuka güven yüzde 10’un altında diye. Bu bir istatistiki veri ve yapılan araştırmaların sonucu. Bunu görmezden gelemeyiz. Bugün vatandaşlar da, avukatlar da hukuka güvenmiyor. Davası olan bir vatandaş, hakimi tanıyan bir avukat bulmaya çalışıyor. Bu acı olay bizim mesleğimizde fırsat eşitliğini yok etti. Sonradan atana birçok hakim, iktidar partisi üyesi çıkıyor. Kararlar ona göre çıkıyor, içtihatlar yok sayılıyor. Yerel mahkemeler de böyle, Yargıtay da. Birçok yargılamada ciddi hak ihlalleri oldu.

Hemen he partide hukukçu milletvekili ve diğer görevlerde bulunan siyasetçi var. Bahsettiğiniz sorunlar oluşurken, hukuk camiası olarak bu konuda özeleştiri yapıyor musunuz?

Yapıyoruz tabiî ki. Zaten meclisin yüzde 25’i hukukçulardan oluşuyor. Fakat siyaset bunu dinemiyor. En son yapılan Baro düzenlemesinde, iktidar partisinde görev yapan hukukçu arkadaşlarım var. Onlarla yaptığım sohbette, bu düzenlemenin sakıncalarını anlattım. Aslında AK Parti ve MHP’deki hukukçu milletvekilleri benimle aynı fikirdi. Ancak onlara soran yok. Tepeden inme çıkan bir yasa ve onlar sadece onay veriyor. Bir lider sultası var, tepeden inme talimatlarla işler yürüyor. O yasa çıktı ve hangi derdimize derman oldu? Yanlış yapan barolar oluyor. Bizim de eleştirdiğimiz açıklamalar oluyor. Ancak yanlış yapıldı diye böyle bir uygulama kabul edilemez.

Antalya bir tarım kenti. İl yönetiminizde tarım sektöründen ve diğer sektörlerden insanlar olacak mı?

İl yönetimimizde mutlaka 2 veya 3 tarım sektöründen arkadaşa görev vereceğiz. O arkadaşlarımızın hazırlayacağı raporlar doğrultusunda çalışmalar yapacağız. Tarım, turizm, ticaret, esnaf, sanayici, sivil toplum örgütlerinden temsilciler, öğrenci gibi arkadaşlarımız olacak. Bugüne kadar 20-22 yaşlarında 150 arkadaşımız başvuruda bulundu. Gençlere ve kadınlara yer vereceğiz. İl yönetimini 1 ay içinde oluşturacağız. Eylül sonunda yönetimini tamamlamayı planlıyoruz. En geç yılbaşına kadar da ilçe yönetimlerini tamamlayacağız.

DEVA Partisi’nin kısa ve uzun vadeli hedefleri neler?

Önceliğimiz, DEVA Partisi’ni Antalya’da başarıya ulaştırmak. Bunu başarırsak diğerleri de olur. Başarıdan kastımız, Antalya’da birinci parti olmak. Çünkü kurumsal ve ilkeleri olan bir partiyiz. Bu kadar kaliteli bir kumaşın iyi bir noktaya varacağını düşünüyorum. Bunun için halka inip vatandaşa dokunacağız. Bir kalbin kılcal damarları gibi her ilçeye, her mahalleye, her eve ulaşacağız. Sonra takdir milletin.

Mevcut seçim sisteminde ittifaklar hayatımıza girdi. Olası bir seçimde DEVA Partisi’ni hangi ittifakta görebiliriz?

Bu benim vereceğim bir karar değil. Bunu genel merkez değerlendirecektir. Benim şahsi fikrim, DEVA Partisi’nin ittifaka ihtiyacı olmayacaktır. Çünkü geçmişteki ittifaklar menfaat temeli oldu. Biz yeni bir oluşumuz ve hedefimiz tek başına iktidar. Bunun için biraz yavaş ama çok sağlam adımlar atıyoruz. Genel merkezden aldığım bilgilere göre Haziran 2021’de bir seçim öngörülüyor. Biz DEVA Partisi olarak bu seçime hazır olarak gireceğiz. Bazı illerde 2 ay önce teşkilatlanmalar tamamlandı. Biz de teşkilatlanmayı tamamlayıp her an seçime hazır olacağız. Teşkilatlanmayı tamamladığımızda, 40 kişilik il yönetimi ve 19 ilçe yönetimi ile yaklaşık 500-600 kişilik bir yönetici kadromuz olacak. Bu ekip sahaya yayıldığı zaman amacımıza ulaşacağız.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: