Antalya
06.09.2020
A
GENEL , GÜNCEL
Kurutmak özgürlüktür, Toroslar’da kurutma zamanı…
Kurutmak özgürlüktür, Toroslar’da kurutma zamanı…

Anadolu insanı kurutarak korkmamayı öğrendi. Zalime biat etmemeyi, haksıza boyun eğmemeyi, Sultana minnet etmemeyi kurutarak öğrendi. Torosların yaylalarında mevsim güze dönüyor…

 

 

Yusuf Yavuz

Yeryüzünün en zengin topraklarını barındıran Anadolu coğrafyası, buğdayın, üzümün, incirin, zeytinin, cevizin ve başka pek çok meyvenin gen merkeziydi.

Dünyada üç iklim tipinin yaşandığı nadir coğrafyaların başında gelen Anadolu’nun zengin biyolojik çeşitliliği, üzerinde yaşayan insanlara binlerce yıldır benzersiz armağanlar sundu. Ve bu topraklar üzerinde, bu zenginlik sayesinde, başı dik, onurlu ve bağımsızlık abidesi gibi insanlar yaşadı, binlerce yıldır…

Bu yüzden bu topraklarda üç büyük imparatorluk kuruldu, onlarca uygarlık yeşerdi, Anadolu’yu bir uçtan bir uca heykel bahçesine çevirdi… İncir, üzüm, nar…

O som kayalara işlendi nakış nakış, tanrılara, imparatorlara sunuldu, sunak sunak…

Bu yüzden tavuğunu Hitit tanrılarının sunağında yemleyen Çorumlu köylüyle, keçisini Likya soylularının lahit kapaklarında sulayan Antalyalı Yörük; binlerce yıllık bir derinlikten kafa tuttu dünyaya, belki de sebebini bile bilmeden…

Ege’nin zeybekleri İda’nın, Torosların eşkıyaları Taru’nun ruhuyla başkaldırdı, başıbozuk düzenbazlara…

Bir alıç ağacının altında, yeryüzünün sahibi tanrılarla konuşmaya başladığından beri, Anadolu insanı korkmamayı, ölümsüzlüğü öğrendi. Ölmeden ölmenin sırrına erdi, karıştı sonsuzluğa…

Dağlar ahlat verdi, kuruttu…

Bozkırlar buğday verdi, kuruttu…

İncir, üzüm, zeytin…

Anadolu insanı binlerce yıldır kurutarak sakladı…

Bulgur, mercimek, erişte… Hamsin (Kasım) geldi baharı muştuladı, Zemheri geldi kışa hazırlandı…

Anadolu insanı kurutarak korkmamayı öğrendi. Zalime biat etmemeyi, haksıza boyun eğmemeyi, Sultana minnet etmemeyi kurutarak öğrendi. Torosların yaylalarında mevsim güze dönüyor…

Yavaş yavaş Eylül’ün o tertemiz ışığı düşüyor derin vadilere, keskin tepelere…

Muşmulaya, alıca, kızılcığa, elmaya ve zeytine düşen güneş kurutma zamanına işaret ediyor…

Toroslar’da dağlar insanla bir olup korkuyu bir kez daha yeniyor, binlerce yıldır olduğu gibi…

Toroslar’da kurutma zamanı. Kurutmak özgürlüktür…

 

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: