Antalya
07.08.2020
A

Birbirinizi sevin, ama sevginin üzerine bağlayıcı anlaşmalar koymayın,

Bırakın yüreklerinizin sahilleri arasında gelgit çalkalanan bir deniz olsun Sevgi

Birbirinizin kadehini doldurun ama aynı kadehe eğilip içmeyin,

Ekmeğinizi bölüşün, ama aynı lokmayı dişlemeyin,

Şarkı söyleyin, dans edin, eğlenin birlikte, ama birbirinizin yalnız olmasına izin verin,

Nasıl lavtadan dağılan müzik aynıysa, nağmeleri çıkaran teller ayrı olsa da,

Gönlünüzü verin ama saklamak adına değil,

Çünkü ancak Hayat’ın elleridir yüreklerinizi himayesine alacak olan,

Yan yana olun, ama fazla sokulmadan,

Çünkü tapınağı taşıyan sütunlar da ayrıdır,

Çünkü bir selvi ile bir meşe, yetişmez birbirinin gölgesinde…

Halil CİBRAN

İlişkilenmek ya da ilişkilenememek?

İlişki/birliktelik  diyince bir çok şiir ve yazı canlanır zihnimde fakat kalbimde en çok yer eden Sevgili Cibran’ın” Evlilik” şiiridir. Benim için ilk sırada olmasının sebebi  ilişkiye bakış açımı özetler nitelikte olması. Sevginin, paylaşmanın ve farklılıkların zenginleştirerek bizi büyüttüğünü anlatır her bir satırında. Hem ötekinin özerkliğine saygı duyar hem de birlikte olarak farklılıklarla zenginleşmenin hazzını hatırlatır bize.

Bir olmanın anlamını yeniden düşündürür Cibran. Bunca yıldır kendine has yaşadığın hayatı, sevgiyi, bağ kurmayı onunla paylaşmayı öğretir. Üstelik kendine benzetmeye çalışmadan, özgürlük ve özgünlüklerinizi bozmadan yapabilmeyi öğütler.

Ne kıymetlidir birini olduğu gibi kabul etmek ve olduğun gibi kabul görmek.

Bir o kadar da zordur aslında, çünkü biz bayılırız herkesin kendimiz gibi olmasına.

İkimiz bir fidanın güller açan dalıyız.

Bizim gibi baksın isteriz hayata, aynı şeyleri sevelim, aynı çizgide yürüyelim isteriz, sonra da sıkılırız bu aynılık hallerinden. Çoğu zaman ya ne aradığımızı bilmeyiz ya da arzumuza yenik düşer başka şeyler istemeye devam ederiz. Kim bilir belki de gerçekten “onu” bulana kadar aradığımız şeyin “o”olduğunun farkında  değilmişizdir.

Sevmek başlı başına bir devrimdir, toplumun  seni sokmak istediği bütün kalıplardan sıyrılmaktır bazen, farklılıklarınızla zenginleşmektir dahası onunla tüm zorluklara karşı baş edebileceğinizi düşündüren içsel bir güçtür…Bunun yanısıra ilişkinin her şeyi birlikte yapmak olmadığının farkında olup birbirinin yalnızlıklarına da  saygı duymak, alan tanımak,  sende olmayıp onda var olan özelliklere merak ve keşif isteği ile yaklaşmaktır, çünkü aynı fidanda farklı açan güller ancak böyle güzelleşir.

İnsanın dermanı yine insandadır…

Böyle sevgilerin bizi iyileştiren, geliştiren, dünyaya  sevgi dolu bakmamızı sağlayan,  aynı zamanda şifalanmış  ve huzurlu hissettiren bir yanı var. Hem onun dünyasında kendini keşfetmeyi hem de biz olabilme halinde kendini bulmayı sağlayan keyifli bir süreç oluverir ilişki birden..

Sevgiyi besleyen saygının yanı başınızda durması,farklılıklarınızın her ikinizin de gelişiminize katkı sunması, toplumsal algıların ağına düşmeden ve manipülasyonlara uğramadan yaşadığınız böyle bir ilişki size deva olan uçsuz bucaksız yollara uğramanızı sağlar. Her insan kendine doğru giden uzun bir yoldadır yaşamı boyunca ve yollar sürekli değişir. Yol ancak hayatın sona ermesiyle son bulur. İlişkilerse yolculuğumuza bambaşka bir boyut kazandıran, yeni keşifler ve öğrenmeler  için sapaklar oluşturan yeni yollardır. Hayatınıza aldığınız kişi, yani bizim yeni yol arkadaşımız, rengimize kendi rengini katıp bambaşka bir renk oluşturacağımız, deneyimlerimizle katkı sunmak için gelen yeni bu renk hikayemizin yeni baş  kahramanıdır.

Herkes hikayenin mutlu ya da mutsuz son’uyla ilgilenir bazılarıysa benim gibi sadece hikayelerle.

Hayat kontrol edemediğimiz yanları olduğu kadar, bizim de kalemi elimize alıp kendi hikayemizi yazdığımız kocaman bir kitaptır. Bu kitapta seçimlerimiz, ihtiyaçlarımız ve duygularımızla varız.

Dilerim ki kurduğumuz ilişkiler;

bizleri sonsuz sevgiyle karşılaştıran, kabul gördüğümüz, öğrenmelerimize ve keşiflerimize  katkı sunan keyifli bağlar olarak, hayat  kitabımızın en altı çizilesi yerlerinde, yepyeni cümlelerle  var olurlar.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok