Antalya
23.06.2020
A
GENEL , GÜNCEL
Yürüyüş engeli yargıda
Yürüyüş engeli yargıda

Antalya Baro Başkanı Polat Balkan, Baro başkanlarının ‘Savunma Yürüyüşü’nün engellenmesiyle ilgili olarak İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ankara Valisi Vasip Şahin, Ankara Emniyet Müdürü ve soruşturmada tespit edilecek tüm kamu görevlileri hakkında Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Vekilleri; Av. Tuncay Koç, Av.Mehmet Şimşek , Av. Mustafa Murat Bilgin,  Av. Ali Çelik, Av. Hasan Uğur, Av. Alper Tunga Bacanlı, Av. Güler Yılmaz Birol, Av. Gülcihan Türe, Av. Oğuz Sarıçobanoğlu, Av. Soner Ustaoğlu ve Av. Dilek Zeybekoğlu  vasıtasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na verilen  dilekçede, TCK  109/2 ve 109/3,  TCK 94  maddelerine  muhalefetten dava açılması istenerek şöyle denildi:

 

YÜRÜYÜŞ ANAYASAL HAKTIR

 “Polat Balkan Antalya Barosu Başkanı’dır. Basında çıkan yasa değişikliğine karşı demokratik haklarını kullanmak için 19/6/2020 tarihinde Antalya’dan sembolik bir yürüyüşe başlayarak Ankara girişinde diğer Baro başkanları ile buluşup, önce Anıtkabir’e gidip sonra TBMM’de siyasi partilerle buluşacaklardı. Yürüyüş hakkı, Anayasa 34. Madde ve  AHİS 11. Madde gereği ve çok sayıda AHİM içtihadı gereği barışçıl bir gösteri hakkı olarak tanınmıştır.  Ancak 22/6/2020 tarihinde sabah saat 10 sularında Ankara Eskişehir yolu 15. Km’de Emniyet görevlilerince durdurulmuşlardır. Ardından etrafları bariyerle çevrilmiş, yürüyüşlerine engel olunmuş, daha sonra bariyer dışına çıkmak ya da dışarıdan içeri girmeye izin verilmemiştir.”

 

YASAL YAZILI EMİR YOK

Baro Başkanlarına yasal bir yazılı emir gösterilmemiş Ankara V/alisinin sözlü talimatı var denmiştir. Emir  varsa bile yasa dışıdır. Ortada yakalamaya ilişkin hukuki bir neden ya da geçerli bir Savcılık kararı da  bulunmamaktadır. Kamu görevlilerin  gerçekleştirdikleri eylem, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun TCK m. 109/2 ve 109/3, a, b, c, d kapsamında nitelikli halini oluşturur. Bariyerle çevrili alana daha sonra yiyecek alınmasına engel olunmuş, gece yağmurda battaniye verilmemiş, dışardan sandalye, oturma grubu alınması engellenmiş, Başkanların ihtiyaçlarını giderdiği kafeterya, sosyal mesafe kuralları bahane edilerek kapattırılmış, böylece tuvalet ihtiyaçlarının bile giderilmesine engel olunmuştur. Böylece müvekkilimiz ve diğer Baro Başkanlarına karşı, kötü muamele ve eziyet suçu oluşmuştur.

 

CEZA YASALARI HATIRLATILDI

“TCK madde 94 e göre “bir kişiye karşı inan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel ruhsal yönden acı çekmesine………. Aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştirilen kamu görevlisi hakkında 3 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun avukata karşı görevi dolayısıyla işlenmesi halinde 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur” Yargıtay kararlarına göre  TCK m. 43/2 uygulanmayacağı için özgürlüğü sınırlanan her bir kişiye karşı  ayrı ayrı 4 yıl ila 14 yıl arasında hapis cezasına hükmedilmesi gerekir.

AY m. 137/2 ve TCK m. 24/3 gereği, konusu suç teşkil eden emri yerine getiren de, emri veren de aynı suçtan cezalandırılır.”

 

‘DERHAL SON VERİLMELİDİR’

“Müvekkilimizin hüriyeti tahdid  ve işkenceye uğrama  durumu halen devam etmektedir. Derhal son verilmedir. Bu emri verenler ve emri yerine getiren kamu görevlileri ile tüm görevliler  bu suçların  işlenmesini doğrudan iştirak etmiştir. Bu nedenle ivedi soruşturmanın başlatılarak, Polat Balkanın ve diğer Baro Başkanlarının hürriyetini tahdid eden, işkence suçunu işleyen, kanunun vermediği yetkiyi kullanan tüm kişilerin gözaltına alınmalarını ve haklarında soruşturma yapılarak cezalandırılmalarını talep ediyoruz. Yukarıda açıklanan anılan suç nedeniyle , başta  emri veren, yerine getiren olmak üzere  suçun işlenmesine iştirak eden şahısların tespitiyle; İvedi olarak ceza    soruşturması başlatılarak, şüphelilerin  yakalanmasını ve gözaltına alınmalarını ve  haklarında kamu davası açılarak cezalandırılmalarının talep ederiz.”  

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: