Antalya
21.02.2020
A

Bir dönem ben de aynı şeyi yaptım: Gönlümden geçenleri Cuma günleri öğle vakti sosyal medya üzerinden; en manevi duygularla harmanlanmış paylaşımlar ve birçok kişiyi de “etiketleyerek” “zorunlu” yandaş kadrosu oluşturulmuş iletilerle “yukarıya” ulaştırmaya çalıştım!

Aynı “mübarek” mesajı 40 kişiye gönderirsem totemim iyice tutar diye herkesi mesaj yağmuruna tuttum! Kısacası bir cep telefonu ile “oturduğum yerden” dileklerimi kabul ettirebilecek ne kadar yöntem varsa hepsini uygulamaya koyup “yukarı” ile temasımı güçlendirmeyi denedim! Ve uzun bir süre geri dönüş bekledim oradan: Bir “like” bir “comment” bir “fallow”... Ne bileyim ufak bir işaret yada bir ışık... Bekledim... Bekledim... Ve bekledim...

Bir gün -ne olduysa- birden yöntem değiştirmeye karar verdim ve “harekete geçtim”... Kim bilir belki bu da “yukarının” bir işaretiydi (dürtüldüm sanırım çünkü sosyal medyada dürtme seçeneği de vardı ☺️)... Ve o dürtülme pardon o karar gününden sonra her şey çok daha güzel oldu! Çünkü artık “ayağa kalkmıştım” ve istediğim ne varsa peşinden gitmeye söz vermiştim kendime! O zamana kadar yaptığım hiçbir totem, kendime verdiğim bu söz kadar etkili olmadı!

Oturmak yerine harekete geçtiğim her an ve her adımda aynı şeyi hissettim: Hayatta hiçbir şey kendiliğinden gelmiyor insana! Çaba lazım, emek lazım, azim lazım, sabır lazım! Artık şunu çok iyi biliyordum: Oturduğu yerden üretim yapan tek canlı, tavuktu ve ben hiçbir şeyden emin olmasam bile bir tavuk olmadığıma emindim 😊 Bu yüzden hayallerim, hedeflerim ve üretmek istediklerim için kısacası beni ben yapacak ne varsa hepsini hayata geçirebilmem için önce harekete geçmem gerekiyordu ve “yukarının” bu konudaki mesajı gayet netti: “Herkes her şeyi ister ancak sadece hak edenler alır!” Hak etmenin yolu da çalışmak, çalışmak ve çalışmaktan geçiyordu...

O gün bugündür çok daha mutlu ve çok daha huzurluyum ☺️ Çünkü sadece oturup dilek tutmuyor aynı zamanda istediğim her şey için emek veriyorum. Sonucu bazen umduğum gibi çıkmasa dahi kendi çabamı alkışlıyor ve başka kimseden takdir beklemiyorum! Önemli olan, istediğiniz şey için mücadele edebilmek hayatta... Çünkü çok az insan hayal kuruyor, çok azı harekete geçiyor, çok azı pes etmeden yola devam ediyor ve çok çok azı hayaline ulaşıyor! Oysa hiçbir hayal “hayal” değildir! Vardır elbet bir oluru... Belki zirvesi değildir dağın ama aynı dağın eteklerinde demlenebilmek de güzeldir kimi zaman ve çoğu zaman neresinde olduğunuz değildir mühim olan dağın; mutluluğu bulduğunuz her yer, zirvesidir o dağın!

Kıssadan hisse Sevgili Okurlar! Cuma günleri buluştuğumuz “Yedi Renkli Kalem” köşemizde hayatı paylaşmaya devam ediyoruz sizlerle. Her hafta sosyal medyada rastladığım “Cuma” iletileri ve cep telefonuma gelen toplu mesajları gülümseyerek okuyorum. Hatta çoğu zaman bazılarına cevap yazıp “Mesajınızı yukarıya doğrudan ve elden teslim ediniz! Ama daha da önemlisi harekete geçiniz!” dediğim de oluyor 😊 Tüm iyi niyetlerinizin ve emeklerinizin karşılık bulması dileğiyle... Başkalarından ziyade kendinizi ölçüt olarak gördüğünüz ve hayallerinizin peşinden koşarken yalnızca kendinizle yarıştığınız, önce tedbir alıp takdiri “yukarıya” bıraktığınız nice güzel günlere... Sevgilerimle...

Başkasıyla Yarış Birgün Biter

Ya Sen Onu Bırakırsın Ya O Seni

Oysa Kendinle Yarış Hiç Bitmez

Ne Sen Onu Bırakırsın Ne O Seni

Fatih Haktan Coşkun

 

 

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok