Antalya
14.02.2020
A

Yazmak önemli bir eylem, susmak ise büyük bir tevazudur. İyi yazarların kendi değil kalemi konuşur ve kendini bilen herkes gibi iyi bir yazar da şunu iyi bilir: Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz! O yüzden kendi susar ve konuşturur kalemini. İşte bu “kendini bilme” hali çok çok değerlidir. Hele ki nice kendini bilmeyenin anlamsız bir özgüvenle ortaya çıktığı günümüz dünyasında, kendinin ve toplumun farkında olan akil insanlara rastlamak büyük bir şans! Geçtiğimiz hafta sanırım şanslı günlerimden birindeydim ki böyle “kendini bilen” değerli bir insan ve kendini bilmekle yetinmeyip topluma rehber olan özel bir yazarla tanışıp sohbet etme fırsatı yakaladım.
O; lafla değil üretimleriyle var olmuş bir yazar, sihirli mısralarıyla insan ruhunu okşayan bir şair ve en önemlisi konuşurken, düşünürken ve hatta susarken bile insana bir şeyler anlatan ve farkındalık yaratmaya çalışan bir ışık elçisi. Toplumun en köşelerine dahi küçük bir fener tutabilmenin derdinde her daim...
Şiiri ve yazısıyla, sunumu ve oyunuyla, doyumsuz sohbeti ve insanlığıyla O; Sunay Akın...
Sıcak bir “merhaba” ile atılıyor; onunla aranızda kurulacak olan sevgi ve bilgi köprüsünün temeli. O, uzakta öylece sessiz ve telaşsız dururken siz yavaş yavaş yanına sokulup ilk taşı koyuyorsunuz temele ve ardından O, hiç vakit kaybetmeden, yepyeni bir köprü inşa edecek olmanın verdiği coşkuyla -ki kim bilir ne köprüler inşa etmişken daha önce- hemen eşlik ediyor size. Tüm samimiyeti ve gerçekliğiyle açıyor kollarını ve “hoş geldin” diyor, “hoş geldin hayatıma”... Hemen isminizi öğrenip o saniye itibariyle isminizle hitap ediyor tüm sohbet boyunca size. O an; yıllardır O'nun sizin hayatınızda olduğu gibi sizin de O'nun hayatında küçük de olsa bir yeriniz olduğuna hafif bir şaşkınlıkla tanıklık ediyorsunuz ve devamında aynı içtenlikle akıyor muhabbet:


- Nasılsınız efendim?
- Teşekkürler güzel kardeşim iyiyim, sen nasılsın?
- Sağ olun; şu an sizle olmak çok güzel ve değerli benim için...
- Eyvallah Fatihçiğim bilmukabele... (Eliyle omzuma dokunuyor ama öyle üstten ve tepeden değil, dostça ve samimiyetle)
- Neler yapıyorsunuz bu günlerde Sunay Bey?
- Yoğun tempo içerisinde okumaya, yazmaya, paylaşmaya ve yaşamaya devam ediyorum. Şu an tek kişilik oyunum “Gör – Çek” için Almanya'ya uçmaya hazırlanıyorum.
- Yeni yazarlar için bir öneriniz olsa ne olurdu geleceğe dair?
- Bol bol okuyun! Çünkü bilginin sonu yok!
- Size bir kahve ikram etmek isterim...
- Hayır hayır olmaz! Sen benim misafirimsin, ikramlar benden bu masada! (Sohbet boyunca hiç eksiltmediği gamzeli gülüşüyle gülümsüyor)
- Ne kadar zarif ve tevazulusunuz Hocam; aramızda hiç duvar yokmuş gibi hissediyorum sizleyken.
- Hepimiz insanız ve birbirimizden çok şey alıyoruz Fatihçiğim, anlamsız mesafelere gerek yok hayatta çünkü hayat paylaştıkça güzel...
Sohbetimiz böyle şeker tadında devam ediyor ve kendisine ilk şiir kitabım “Biraz Gece Biraz Hece”yi hediye ediyorum. Tabii biraz utanmadım değil! Düşünsenize “Sunay Akın”a imzalı şiir kitabınızı uzatıyorsunuz! Ne olursa olsun -sohbetin içtenliğine rağmen- çekiniyor insan önce ve hafif yanaklar
kızarıyor kitap O'nun elinde durduğu her dakika ☺ Peki sonuç bu gerilime değdi mi dersiniz! Tabii ki hayır! Hemen kitabı bağrına bastı ve açıp birkaç satır okudu... Heyecanla O'na bakan bana dönüp “Gel birlikte fotoğraf çekinelim” dedi ve poza hazırlanırken “Yazmaya devam et, farklı bir dilin var, beğendim” diye ekledi. O pozun kötü çıkması ne mümkün simdi! Ağız kulaklarda kameraya bakıyorum ve hayatımın en güzel anlarından biri daha ölümsüzleşiyor ☺
Birçok şeyde öncü olan Sunay Akın, tevazuda da önde koşuyor ve benden önce sosyal medya hesabında paylaşıyor az önceki mutluluk tablosunu. “İşte bu!” diyorum içimden; sevgime eklenen yepyeni katsayılarla birlikte işte bu! Yol açmak, ışık olmak, destek olmak, insan olmak, değer katmak ve kazanmak, büyüdükçe küçülmek, paylaştıkça çoğalmak... Dolu başaklar misali başı öne eğmek, tevazuu elden bırakmamak, her koşulda fayda sağlamak ve deniz yıldızı gibi yepyeni hayatlara umut olmak...
İyi ki varsın ve hep var olacaksın Sunay Akın...
Saygı ve Sevgilerimle
Fatih Haktan Coşkun

Paylaş
ETİKETLER:
Yok