Antalya
13.02.2020
A

Başlık ürkütücü mü geldi. Ben size AKP’nin dolaylı anlattığını kestirme yoldan yazdım sadece. Ülkeyi  öyle bir soydular öyle bir sömürdüler ki sormayın.  Özelleştirmeler, paralı teşvikler, halkın sırtında muazzam bir zenginlik elde ettiler. Ama doymuyorlar. Halk onları sırtından atmadıkça doymayacaklar. Devam edecekler. Bu seferde 60-65 yaş yurttaşların ulaşım hakkına kısıtlama getiren bir yasa tasarısı gündemde. AKP’nin hazırladığı bu tasarıya göre belediyeye ait otobüs ve demiryolu toplu taşıma araçlarından indirimli ya da ücretsiz yararlanan 60-65 yaş üstü vatandaşlar mesainin yoğun yaşandığı saatlerde bilet parası ödeyecek.

 

Yaşlıların elindeki üç kuruşluk indirimli bilete göz dikildiği, bu denli vicdansız bir düzende yaşıyoruz. Bütün ömrünü çalışarak geçiriyorsun, fabrikada atölyede mağazada devlet dairesinde...  Geceni gündüzüne katıyorsun ömrünü tüketiyorsun. Senin çalışmanla birileri zenginliğinin üzerine zenginlik katarken sen kazandığın parayla başını sokacak bir ev bile alamıyorsun. Yaşın ilerledikçe iş bulma sorunun daha da büyüyor. Yapabildiğin işlerde güvencesiz çalışıp emeklilik yaşını doldurmaya çalışıyorsun. Sonra emekli oluyorsun. Ama çalışırken geçinememişsin ki; emekliyken nasıl geçineceksin. 

 

Sağlık paralı olmuş. Eldekini avuçtakini sağlık için harcamaya başlıyorsun, 60’lı yaşları devirmişsin. Bir sürü zorluk… Toplumsal yaşama katılım, sosyalleşme vb. sıkıntılarla baş etmeye çalışıyorsun, sonra devlet senin toplu ulaşım hakkına göz dikiyor. Bir yasa çıkarıp bu hakkını elinden almaya çalışıyor. Diyor ki belli bir yaşın üstündekiler, mesai saatlerinde ortada görünmesin, sokağa çıkmasın, hastaneye gitmesin. Evinde otursun. 65 yaş üstündekiler ayak altında dolaşmasın…

 

 Bu düzenin vicdanı işte bu kadar. Ellerinde olsa emekli aylığı ödemeyecekler. Bu düzen kendisine para kazandırmayan kimseyi istemiyor. Yaşlılar, emekliler mümkünse evinde otursun. Yalnızlık içinde; sessiz sedasız ölsün gitsin. Türkiye’de 65 yaşın üzerinde yaklaşık 11 milyon yurttaş var.  Bu insanların büyük bölümü 3 kuruş emekli maaşı ile geçinmeye çalışıyor. 65 yaşın üstünde olup aylık geliri asgari ücretin 3’te 1’inden daha az olan 850 bin kişi var. Onlar ise geçinmeye değil, hayatta kalmaya çalışıyor. Rakamlar ortada. Şimdi bu insanlara bir bilet parası dahi çok görülüyor. Bu düzen gençlere ne vaat ediyor ki emeklilerine, yaşlılarına huzurlu bir yaşam sunsun…

 

“Ama onlar da bedava diye gün boyu otobüste geziyor”, “Çok zengin olup ücretsiz kart kullanan yaşlılar var”… vb. söylemlerle çok karşılaşıyorum. Bu söylemler geneli temsil etmiyor. Ve 65 yaş üstü yurttaşın ücretsiz toplu ulaşım hakkının elinden alınmasını savunanların beynini gerçekten merak ediyorum.  Sorunun temeline inmek ve çözüm üretmek yerine, ‘yaşlılar ücretsiz binmesin’ diyerek konuyu kestirip atıyorlar.

 

Halbuki sosyal devlet anlayışının bir parçası değil miydi yurttaşların toplu ulaşımı ücretsiz kullanması. Madem öyle toplu ulaşım tamamen büyükşehirlerin kontrolüne geçsin. Özel halk otobüsleri odaları ıvırları, zıvırları kapatılsın. Şoförler de mağdur edilmesin hepsi belediye kadrosuna geçirilsin.  

 

Şimdi bam teline bastım işte. Yaşlıların toplu ulaşımı ücretsiz kullanması en çok özel halk otobüsü odalarının tepkisini çekiyor çünkü. Kâr etmek için bu işi yapıyorlar, ücretsiz, indirimli vs. bu grubun toplu ulaşımı kullanmasını istemiyorlar. Toplu ulaşımın tamamen belediyeye geçmesini de istemiyorlar.  Yani hep ben kazanayım, ben zengin olayım. Mantık bu. Böyle istiyorlar.

Bırakın yaşlılar, emekliler toplu ulaşımı ücretsiz kullansın, sosyalleşsin, insan içine çıksınlar. Ceplerine giren 3 kuruşu da otobüs parasına yatırmasınlar. 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok