Antalya
29.01.2020
A
RÖPORTAJ
Seracılıkta hedef; Hollanda standardı
Seracılıkta hedef; Hollanda standardı

Türkiye’deki 75 milyon metrekare seranın sadece 13 milyon metrekaresinin modern sera olduğunu belirten SERKONDER Başkanı Halil Kozan, “Seracılıkta standardı yakalamak için TSE’nin Hollanda’nın Wegeningen Üniversitesi ile yaptığı çalışmaya iki üyemiz katılıyor. Hedefimiz Hollanda standardını yakalamak” dedi

Röportaj: Hasan YAVAŞLAR

 

Sera Konstrüksiyon, Donanım, Ekipman Üreticileri ve İhracatçıları Derneği (SERKONDER) Başkanı Halil Kozan, Türkiye’de seraların modernize edilmesi gerektiğini belirtti. 75 Milyon metrekare seranın sadece 13 Milyon metrekaresinin modern sera olduğunu belirten Kozan, bu nedenle en küçük bir rüzgarda bile seraların ciddi hasar gördüğünü söyledi. 7 yıllık bir dernek olduklarını ve kurumsallaşma çalışmalarını tamamladıklarını belirten Kozan, bundan sonraki en büyük projelerinin Sera Akademisi olduğunu açıkladı. Seralara bir standardizasyon getirilmesi gerektiğini belirten Kozan, “Bunun için TSE’nin Hollanda’nın Wegeningen Üniversitesi ile seracılığın standardını belirleme çalışmalarına iki üyemiz gönderdik. Yapacağımız uygulama ile Hollanda kalitesini yakalamış olacağız” dedi

 

Halil Bey, SERKONDER’i kısaca tanıtır mısınız?

SERKONDER, 7 yıl önce 7-8 üyeyle kuruldu. Geçen yıl ben başkan oldum ve şu anda 51 üye var. Seranın ısıtmasını, soğutmasını, elektriğini, iklimlendirmesini ve donanımını yapan firmalar bizim üyemiz olabiliyor. Amacımız, bu üyeler arasındaki diyalogu sağlayıp ortak yol haritası belirlemek, bu birliktelik sayesinde yurtdışındaki firmalara karşı da güç birliği yaparak rekabet edebilir hale getirmek. Üyelerimiz artık birbirlerini daha iyi tanıyor. Üyeler arasında haksız rekabet vardı, onu kaldırdık. Şu anda en büyük hedefimiz; SERKONDER standardı oluşturmak.

İdare yeriniz Antalya’da. Türkiye’de başka şubeniz var mı?

Derneğimizin merkezi Antalya’da, başka şubemiz yok. Ancak İzmir’den, Bursa’dan, Mersin’den Karadeniz’den firmalarımız var. Bu firmalar şu anda Avrupa ile rekabet edebilecek kalitede ürünler üretiyor ve bu yeteneğe de sahip. Ancak bunun için desteğe ihtiyacımız var. Son yıllarda devlet de bizi tanıyor. Tarım Bakanlığı ve kuruluşları, seracılık ile ilgili konularda bize müracaat ediyor.

Her kuruluşun bir amacı ve projeleri vardır. Sizin projeleriniz arasında neler var?

En büyük projemiz; Sera Akademisi. Devletten bir yer tahsisi bekliyoruz. Bunun için başvurumuzu yaptık. Yer tahsisi gerçekleştikten sonra dernek binamızın da yer alacağı bir akademi kurma projemiz bulunuyor. İçerisinde kendi laboratuarlarımız, eğitim alanlarımız ve seramız olacak. Daha önce 2 kilometrelik bir alan düşünmüştük, şimdi 5 veya 10 dönümlük bir yer planlıyoruz. Bununla ilgili Akdeniz Üniversitesi ile de görüşme yapacağız.

7 yıl önce kurulan dernek, şu anda hangi noktada. Üyelerinizi nasıl belirliyorsunuz?

Geride kalan 7 yılda kurumsallaşmamızı tamamladık. Bundan sonra eyleme geçeceğiz. Şu anda üyelik için müracaat yapan ve onay bekleyen 5-6 firma daha var.  Firmaları üyeliğe kabul etmek için bazı kriterlerimiz var. Bir firmanın üye olması için; ‘basiretli esnaf olmaları, en az 1 yıl imalat yapmış olmaları, en az 2 tane üyemizin referans olması’ gerekiyor. Kontrolsüz üretim yaparsanız, fiyatı ucuzlatmak için maliyeti azaltmak gerekiyor ve kaliteden ödün veriliyor. SERKONDER olarak kaliteden ödün vermeden standart oluşturuyoruz.

Bahsettiğiniz standardı nasıl oluşturacaksınız?

Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Hollanda’nın Wegeningen Üniversitesi ile seracılığın standardını belirlemek için çalışma yapıyor. Bizim iki üyemiz de bu üniversiteye giderek o standartlarla ilgili eğitim aldı. Bu uygulamayı hayata geçirerek Hollanda’nın kalitesini yakalamış olacağız. Standartlar belli olunca kalite ve fiyat standardı dengelenmiş olacak. Devlet SERKONDER onayı olmayan projeye teşvik vermezse yaptırım gücümüz artacak. Bunun için tanıtım filmimiz hazır. Çalışma tamamlandığında kendi standardı olan, devlet tarafından kabul edilen, üyeleri ortak standartta çalışan bir standardımız olacak.

Modern seraların, geleneksel seralara göre verimliliği ne kadar artıyor?

Normal seralarda 10-15 kilo ürün alınabilirken, modern serada bu rakam 50-56 kiloya kadar çıkabiliyor. Tüm gelişmelere rağmen hala Hollanda’dan sera alıyoruz. Yerli ürün kullanmalıyız ancak kaliteyi de artırmalıyız.

Türkiye’de modern sera oranı çok düşük diye biliniyor. Modern sera oranı ile ilgili elinizde rakamlar var mı?

Ülkemizdeki seraların çoğu geleneksel yöntemlerle kuruluyor. En küçük bir fırtınada, yağmurda ciddi zararlar oluşuyor. Bunun önüne geçmenin yolu; modernizasyon. TARSİM, bu seraları zaten sigortalamıyor. Modern seralar 100 kilometre rüzgara dayanabilirken, diğer seralar 10 kilometrelik rüzgarda bile hasar görüyor. Ülkemizde 75 milyon metrekare sera var ve bunun sadece 13 milyon metrekaresi modern sera. Diğerleri alçak tünel diye bildiğimiz seralar.

Son yıllarda Türk seracılığı yurtdışına açılıyor. Sizin yurtdışında ne gibi çalışmalarınız var?

Özbekistan Tarım Bakanlığı ile çalışmalar yapıyoruz. 5 yıl önce Özbekistan’da düzenlenen tarım fuarında 30 firma varsa bunun sadece 2’si Türk oluyordu. Bu yıl açılan fuarda ise 30 firmanın 28’i Türk. 10 yıl önceye kadar sadece sera ithal eden bir ülkeydik. Şu anda birçok Türk firması yurtdışına sera ihraç ediyor. Konuyla ilgili bilgi, teçhizat yatırımı, devlet desteği ve hedefleri yoktu. Son zamanlarda bu etmenlerin hepsi birleşti ve ihracata başladık. Artık bunun hesabını yapabilir duruma geldik. SERKONDER üyesi olan kendi ülkem, Avrupa ülkelerine proje yapabilir duruma geldi. Isıtma, soğutma Dünya’nın her yerinde aynı. Ancak Avrupa ülkelerine göre daha ucuza malediyoruz.

Şu anda Türki cumhuriyetlerle çok iş yapıyoruz. Ancak Katar’da, Bulgaristan, Yunanistan, Çekoslavakya’nın yer aldığı Batı Avrupa’da sera kuran firmalarımız da var. Bunun yanında Avrupalı sera firmalarına partnerlik yapıyoruz. Afrika’nın birkaç noktasında iş yapan firmalarımız var. 10 yıl sonra çok daha ilerleyecek bir sektör. Çünkü Dünya nüfusu sürekli artarken, üretim yapılan yerler azalıyor. Geleneksel yöntemle yapılan tarım yetmez hale geldikçe kontrollü tarıma geçiş kaçınılmaz olacak. Nüfus artarken, üretim yapılan toprak azalırsa akıllı seralardan kaçmak imkansız hale gelecek. Avrupa’da birçok binanın üzerinde üretim yapılıyor. Birçok yemek firmaları kendi yeşilliklerini üretmeye başladı.

Seracılık sektöründe SERKONDER dışında SERABİR var. İki kuruluşu birbirinden ayıran özellikler neler?

SERABİR ve SERKONDER hep karıştırılıyor. SERABİR, seranın içinde yetişen ürünlere hitap ediyor. SERKONDER ise seranın seranın donanımını içeriyor.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: