Antalya
17.01.2020
A
GENEL , GÜNCEL , YAŞAM
Haritacılardan destek
Haritacılardan destek

Muratpaşa Belediyesi’nin kamulaştırmasız el atma davalarına konu arazilerle ilgili Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ufuk Aydın'dan değerlendirme geldi

Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ufuk Aydın, Muratpaşa Belediyesi’nin kamulaştırmasız el atma davalarına konu arazilerle ilgili Büyükşehir Meclisi’nde reddedilen imar plan notları revizyonu odaklı tartışmalarla ilgili görüşlerini aktardı. Muratpaşa Belediyesi’nin plan revizyonuyla ilgili, “İstisnasız tüm Belediyelerin ve kamu kurumlarının sırtında ağır bir maddi yük olan mülkiyet hakkı kısıtlanmış taşınmazlar konusunda Muratpaşa Belediyesi kendince bir çözüm bulmuştur. Hem kendisini hem kentlileri korumak adına yasal düzenlemesi 7181 sayılı torba kanunla getirilen değişikliğin benzerini, kendi sorumluluk alanı içinde İmar Plan notları revizyonu ile yapmak istemiştir” yorumunda bulunan Ufuk Aydın, “Çözüm konusunda, siyasi partilerimiz, Büyükşehir ve ilçe belediyelerimiz,  kamu kurumu ve vatandaşlarımıza destek vermeye hazırız” dedi.

MÜLKİYET HAKKI KISITLANMAKTA

“İmar Planlarına göre yapılan parselasyon planları ve mülkiyet dağıtımları sonucunda, Kamu Ortaklık Payı (KOP) olarak maliklerin arazilerinden yapılan hisselendirmelerle  tescil edilen kamusal nitelikli taşınmazların, kamulaştırma işleminin yapılamaması ve istimlak bedellerinin ilgili belediye ve kamu kurumlarınca ödenememesi sorunu, yıllardır kronikleşmiş en başta belediyelerimizin ve diğer kamu kurumlarının altından kalkamayacağı yükler haline gelmiştir.Bu tip taşınmazların ilgili belediye ve  diğer kamu kurumları tarafından imar planı yürürlüğe girdikten sonra 5 yıl içerisinde kamulaştırılması gerekmektedir. Ancak uygulamada, İmar Kanunu’ndaki hükmün varlığına rağmen imar planlarında kamu hizmetlerine tahsis edilen taşınmazlar çok uzun sürelerle kamulaştırılamamakta ve bu nedenle taşınmaz maliklerinin mülkiyet hakkı süre giden şekilde kısıtlanmaktadır, bu hakkın özü çiğnenmektedir” diyen Ufuk Aydın, “Ağustos 2016’ da  6745 sayılı Torba Kanunla Kamulaştırma Kanunu’na eklenen Geçici 11. Madde  uyarınca uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılarak tasarrufu kısıtlanmış taşınmazlar hakkında, 6745 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten ancak 5 yıl sonra dava açılabileceği hükmü getirilmiştir. Taşınmaza imar planı ile 20-30 yıl önce ‘hukuki’ el atılmış olmasının bir önemi kalmamıştır. Söz konusu düzenleme, maliklerin tazminat alabilmesi amacıyla idareye başvuru ile reddi halinde dava açma hakkı için gereken 5 yıllık süreyi sıfırlamaktadır. Kısacası, kamu alanında kalan parsel sahiplerinin tazminat hakkı, taşınmazın imar planında ne zamandan beri kısıtlandığına bakılmaksızın 5 yıl ötelenmiştir. Bu hükümlerin devam eden bütün davalara uygulanacağı da düzenlenmiştir. Maalesef son yıllarda hastalıklı Torba Yasa modeliyle, bu temel sorun da bürokratik işleyişimiz içinde yine bir geçici, yama mevzuat üretme politikası ile 5 yıllık süre ile halının altına süpürülmüştür “ diye konuştu.

PLAN NOTU YENİ DÜZENLEME İLE ÖRTÜŞMEKTE

“2019 Temmuz ayına geldiğimizde yine bir Torba Yasa olan 7181 sayılı yasa ile, durum yeniden bir müdahaleye tabi olmuştur. Bu yasa ile 3194 sayılı imar kanunu 13. Maddesinde değişiklik yapılarak, “.. yol, meydan, ibadet yerleri, park ve çocuk bahçeleri hariç olmak üzere yapı yapılabilecek diğer alanlarda; alanların kamuya geçişi sağlanıncaya kadar maliklerinin talebi hâlinde ilgili kamu kuruluşunun uygun görüşü alınarak plandaki kullanım amacına uygun özel tesis yapılabilir” düzenlemesi getirilmiştir” diyen Ufuk Aydın, “Muratpaşa Belediyesi’nce sınırları içindeki imar planlarına düşülmek istenen plan notu, esasen yönetmeliği bir türlü ilgili Bakanlık tarafından çıkarılmayan ve nasıl uygulanacağı netleştirilmemiş bu yasa değişikliği ile belli anlamda örtüşmektedir” ifadelerini kullandı. 

GEÇİCİ DEĞİL KÖKTEN ÇÖZÜME GİDİLMELİ

“Bu torba yasa ile değişen İmar Kanunu sonucunda, vatandaşın mülkiyet hakkını direkt etkileyen,  yapılacak imar planları ve imar uygulamaları ile malik vatandaşlar ve kamu yararına üretilmekte olan bir çok plan ve proje ile ilgili karar ve tasarruf, yönetmelik yokluğu nedeniyle bekletilmekte, belediyelerimiz ilgili birimleri kilitlenmiş durumdadır. İmar mevzuatı da, diğer birçokları gibi bu tip tepeden inme torba yasalarla, fütursuzca köklü değişikliklere uğratılmaktadır. Ancak bu değişikliklerin işleyişte tıkanıklığa yol açması ile kamu düzeni kaosa itilmektedir. Bu Kaosu da kimsenin sahiplenmemesi ile ilgili yönetmelik ve talimatların çıkarılması aylar yılları almakta, hayatın olağan akışında, ülkenin hatta kentin her noktasında, her ayrı belediyesinde farklı uygulamalar ortaya çıkmaktadır. Sonrasında yargıda da çözülemeyen yıllara yayılan sorunlar neticesiyle patlak veren bu kaotik işleyiş, vatandaşın devletine, kamu düzenine, adaletine olan saygısının sarsılması sonucunu doğurmaktadır” diyen Ufuk Aydın, şöyle konuştu: “Kamulaştıramama problemi ve vatandaşın mülkiyet hakkının kısıtlanması ile kangren haline dönüşen, KOP parselleri olarak adlandırabileceğimiz bu sorun için kökten bir çözüme gidilmeli, yasal düzenleme ile geçici değil kalıcı şekilde kamu kurumları ve belediyelerimiz üzerindeki yük kaldırılmalıdır. Birçoğu büyükşehir öncesi Antalya Belediyesi döneminden miras kalan bu taşınmazların kamu yararına değerlendirilmesi ve vatandaşın da hakkının korunması gereklidir.” 

SON DURAK BELEDİYELERİMİZ

“Vatandaşa hizmet için devlet adına direkt bağlantı, son durak belediyelerimizdir. Belediyelerimiz kentliye hizmet getireceği uygulamalarda, devamlı değişen üst  mevzuatla baş edemediğinden, plan notları yoluyla hem vatandaşın mülkiyet hakkını korumak, hem de kendisi ve diğer kamu kurumlarının ekonomik devamlılığını sağlamak adına çabalamaktadır” diyen Ufuk Aydın, “Yasa yoluyla KOP parsellerinin tasarrufu hakkında bir değişikliğe gidilmezse rant başlıklı tartışmalar sürecek, senelerce mülkiyet haklarını edinemeyen taşınmaz malikleri, yine sonuçsuz, yine çaresiz bekleyeceklerdir. Çözüm konusunda, kentin bir paydaşı olarak,  birlikte çalışma hevesimiz, kamusal meslek örgütü bilincimiz, mesleki bilgimiz, akademik birikimimiz ve kurumsal hafızamızla, siyasi partilerimiz, Büyükşehir ve ilçe belediyelerimiz,  kamu kurumu ve vatandaşlarımıza destek vermeye hazırız” dedi.  

 Mustafa KOÇ

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: