Antalya
17.01.2020
A

Hiç fark etmiyor kaç yaşına geldiği, ne tür tecrübeler edindiği, nasıl bir eğitim aldığı ve hangi statüye ulaştığı... Bazı kafalar ne yaparsa yapsın değişmiyor ve inatla yanlışın peşinden gidiyor. Oysa doğru tektir ve dokuz köyde yer bulmasa dahi yine de sığınacak bir güce sahiptir o. Siz siz olun, doğruluktan ve doğruyu söylemekten şaşmayın! Unutmayın; haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır!

Dediğim gibi; ne yaparsa yapsın, nerede olursa olsun düşünce yapısını değiştiremeyen kafalar var ve bu kafalarla hayatımızın her döneminde karşılaşıyoruz. Hoş; o kafalar da bizim kafalara “takık” durumda! Ama yine de ilginç bir şekilde hep bir arada yol alıp gidiyoruz... Çünkü her şeye rağmen birlikte olmak güzel bu ülkede. Bu arada “o, bu, şu, siz, biz” şeklinde herhangi bir yanlış algı oluşmasın! Kimsenin inancı, yaşam tarzı ve görüşleri ile ilgili polemik yaratma veya kimseyle ayrışma niyetinde değilim. Herkesi kendi çerçevesinde kabul edebilirim ve aynı saygıyı karşıdan da beklerim. Fakat yeri geldiğinde birbirimizi eleştirmeyi ve hatta uyarmayı da bilmeliyiz!

Evet; bazı kafaları uyarmak, uyandırmak, naçizane geliştirmek ve hatta mümkünse değiştirmek istiyorum bugün! Ve bunun bir takıntı değil sadece gereklilik olduğunu düşünüyorum. Çünkü bazen bu kafalar yüzünden ülkemiz geleceği adına umutsuzluk yaşıyor ve bu umutsuzluğun zaman zaman bende yarattığı hüsran hissine kapılıyorum. “Yine mi?” diyorum mesela... Tam her şey değişip güzelleşiyor diye düşünürken yeni bir saçma gündemle karşılaşıyor ve alt üst oluyorum!

Başa dönüşlerden, yerinde saymalardan, çağı yakalamak yerine çağın dışında tünelin ucunu aramaktan sıkıldım artık! Oysa ne çok isterdim hep iyiye ve güzele doğru yürüyen, tıpkı Mustafa Kemal’imizin, Atatürk’ümüzün dilediği ve öngördüğü gibi bilim ve aydınlığın peşinde koşup değişen ve gelişen bir toplum olmayı! Toplumca o toplum olabilmeyi... Bölüm bölüm değil, grup grup değil, onlar bunlar diye değil ve siz biz diye değil; cümbür cemaat... Lakin olmuyor!

Sporda uluslararası başarı elde ediyoruz; kızlarımızın giyimine laf ediliyor!

Sanatta uluslararası başarı elde ediyoruz; yabancı dil kullandı diye laf ediliyor!

“Bilimde uluslararası başarı elde ediyoruz” demek isterdim ama bilim dünyasının bile henüz cevabını bulamadığı “sakız orucu bozar mı?” sorusundan öteye geçemediğimiz için henüz bu konuda çalışmalar devam ediyor! Umarım yakın zamanda bulunur; bu, dünyayı kurtaracak sorunun cevabı! Gülüyorum ağlanacak halimize!

Değişmeyen kafalar değişmeli artık! Belediye başkanı olarak atanmış bir şahıs; oturduğu yerden ve içine gömdüğü kumdan kafasını uzatıp da ülkece gurur vesilemiz olan bir başarıya “yok efendim şöyle de böyle, kıyafetleri açık saçık, falan da filan...” dememeli! Diyememeli! Çünkü halk onu oraya bunun için oturtmadı! Tüm yönetim kademelerinde olduğu gibi belediyecilik de en başta herkesi

Belediyecilik; sadece “belli bir kesime” hizmet sunmak değildir!

Belediyecilik; oylarından emin olunan “tanımlı topluluğu” desteklemek değildir!

Belediyecilik; daha üst koltuklara çıkma çabasıyla “göstermelik” işler yapmak değildir!

Belediyecilik; inancı, görüşü ve kişisel tercihleri ne olursa olsun hiç kimseyi diğerinden ayrı tutmadan halkın bütününe kucak açabilmektir! Çünkü bütünü oluşturan küçük parçaların mutluluğu, bütünün mutluluğu demektir. Ve bu küçük gibi görünen parçalarda oluşacak en ufak mutsuzluk veya memnuniyetsizlik yine bütünün kendisine sirayet edecektir. İşte bu yüzden herkes oturduğu koltuğun anlamını çok iyi kavramalı ve onun hakkını vermeli!

Ne mutlu bizlere ki zaman zaman bu tür gereksiz çıkışlarla umudumuzu zedeleyenlere karşın; umudumuzu her daim canlı kılan, çağdaş geleceğe ışık tutan, sanat ve sporu destekleyen, bilim ve araştırmayı, toplumsal gelişimi ve Atatürk ilkelerini her şeyin üstünde gören belediye başkanlarımız ve idarecilerimiz var halen. Bu bağlamda tam da yeri gelmişken şehrimiz ve ülkemiz için çok değerli bir insan ve gerçekten her şeyden önce “insan” olan; Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Muhittin Böcek ve yönetim kadrosunu anmadan geçmeyeceğim. Vizyon ve misyonları ile, hayata geçirdikleri projeler ve hedefler ile, kibirden uzak ve sımsıcak gülen yüzleri ile oturdukları koltuğun hakkını sonuna kadar veren bir kadro... İşte belediyecilik budur! Şehrin alt yapısı ve çehresini geliştirip değiştirirken halkın her kesimine de hizmet sunabilmektir.

Birilerinin, sanat ve sporu halen anlayamadığı ve giyilen formalara bile “cinsellik” algısı yüklemeye çalıştığı bir dönemde; sanat ve sporu birleştiren “dans” gibi özel ve önemli bir branşa destek olup bu hafta sonu Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi'nde gerçekleşecek olan Türkiye Dans Sporları Federasyonu Sportif Latin Dansları Salsa müsabakasına ev sahipliği yapacak olan Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Başkan Muhittin Böcek'i yürekten kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum.

El ele muasır medeniyetler seviyesine yürüyeceğimiz nice güzel günlere...

Saygı ve Sevgilerimle

Fatih Haktan Coşkun

Paylaş
ETİKETLER:
Yok