Antalya
11.01.2020
A
GENEL , GÜNCEL , TARIM
Antalya’da tarım, tarımda Antalya
Antalya’da tarım, tarımda Antalya

Tarımsal öğretimin 174.yılı nedeniyle AÜ Ziraat Fakültesi’nde sunum gerçekleştiren ATB Başkanı Ali Çandır, Antalya tarımının özetini çıkarıp Türk tarımındaki yeri hakkında istatistiki bilgiler sundu. Etkinliğe sektör temsilcileri de katıldı

 

Türkiye’de Tarımsal Öğretimin başlamasının 174. Yıldönümü nedeniyle Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Ziraat Fakültesi’nde kutlamalar yapıldı. AÜ tören alanında yapılan çelenk koyma ve saygı duruşu töreninin ardından Ziraat Fakültesi Prof. Dr. Tevfik Aksoy Konferans Salonu’ndaki törene geçildi. Törene AÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal, Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Özen, Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Vural Şahin, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Davut Karayel, BATEM Müdürü Abdullah Ünlü, öğretim görevlileri, öğrenciler, sektör temsilcileri ve davetliler katıldı. Etknlikte, ziraat mühendisliğinde 30 yılını dolduranlara plaket ve çiçek verildi. Etkinlik sonunda ZMO Antalya Şubesi Türk Halk Müziği Korosu konser verdi.

1960’LARIN TARIMI

Toplantıda, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, “Antalya’da Tarım, Tarımda Antalya” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Tarımsal öğretim ve faaliyetler açısından 1960’lı yılların özel bir yeri olduğunu söyleyen ATB Başkanı Ali Çandır, “Çünkü batı ülkelerinde ‘yeşil kuşak’ akımıyla tarımsal verimliliğe odaklanmanın yoğunlaştığı dönemdir. Ülkemiz bu yoğunlaşmaya o dönemde hızlı bir tepki vermiş ve özellikle insan kaynağını yetiştirme konusunda ciddi uluslararası atılımlar yapmıştır. Hepimize düşen birincil görev, bilgi ve emekle kazanılmış sektörel itibarımızı daha yükseğe çıkarmak için çalışmaktır. Bunu sizlerle başaracağımıza olan inancım tamdır” diye konuştu.

MİLLİ GELİRİN PAYI

 Antalya’nın 1980’lerde turizm, 1990’larda da örtüaltı tarım ile yaşadığı iki önemli başarı hikayesi olduğuna işaret eden Çandır, “Örtüaltı kapasitemizin gelişiminde akademinin katkılarını da hatırlamaktayız. Bizler 2000’li yıllarda, bu başarı hikayemizden ektiklerimizi biçtik. Kentimizin bize sağladığı doğa ve iklim avantajlarını sonuna kadar kullanarak üretim kapasitemizi belirli bir ölçeğe getirdik. Kentimiz; 80’li yıllara %1’lik milli gelir payı ile girmiş, dönem sonunda payını %2’ye çıkarmayı başarmıştır. 90’lı yıllarda ise bu payı %3’e çıkarmıştır. 2000’li yıllar ortalaması maalesef %3 civarında kalmıştır. Yani bu 20 yıllık dönemde Antalya’nın nispi ekonomik payı, ivme kaybetmiştir” dedi.

TARIM TOPRAKLARININ ÖNEMİ 

Türkiye’nin yüzölçümünün %30’u tarımsal alan iken, Antalya yüzölçümünün ancak %18’inin tarım toprağı olduğuna işaret eden Çandır, şunları söyledi: “Bir taraftan turizm ve ticarette yaşanan gelişmeler diğer taraftan Türkiye ortalamasının yaklaşık yarısı civarındaki tarım toprağı oranı; kentimiz tarım topraklarının kıymetini daha da artırmaktadır. Sonuç olarak tarım topraklarımızın her karışına gözümüz gibi bakmalıyız. Tarımsal üretim ölçeğimizin çok küçük olmasının birçok sebebinin yanı sıra bu aşırı kıymetlenmenin de etkisi bulunmaktadır”.

 

ÜLKE İHRACATINDA ANTALYA

Ülke nüfusunun %3’üne sahip Antalya’nın, 170.000 civarındaki çiftçi sayısı ve kayıtlı tarımsal istihdamda lider konumda olduğunu belirten Çandır, “Ülkemizdeki her 10 gram sebze tohumunun 7 gramı da Antalya’da üretilmektedir. Bizim uzmanlaştığımız bir diğer konu da süs bitkileri ve özellikle kesme çiçek alanıdır. Kesme çiçekte üretimimizin yaklaşık %90’nını ihraç etmekteyiz. Bu ihracat aynı zamanda ülkemiz ihracatının %45’i civarındadır.  Örtüaltı sebze üretim ve ihracat performansımız da ülkemiz ortalamasının oldukça üzerindedir. Toplam örtüaltı sebze üretimimizin %8’ini ihracata konu ederken bu ihracat, ülkemiz sebze ihracatının %37’sini oluşturmaktadır. Bu arada hemen belirtmeliyim ki kentimiz, tarımsal dış ticarette ülkemiz ortalamasının çok üzerinde net ihracatçı olma özelliğine sahiptir” şeklinde konuştu.

 

 

KUTULAR

 

 

 AÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Davut Karayel:

TOPRAĞA SAHİP ÇIKALIM

 

Törende konuşan Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Davut Karayel, 174 yıldır tarımsal öğretime katkı sunanlara teşekkür ederek, Türkiye’de toprakların daha verimli kullanılması gerektiğini söyledi. Her insanın topraktan geldiğini, toprak üzerinde yaşadığını ve toprağa gideceğini belirten Karayel, “Ülkemizin 7 farklı bölgesinde, farklı farklı toprak yapımız var. Dünya’da birçok ülkede olmayan, çok zengin ve verimli toprağımıza sahip çıkmak için daha bilinçli hareket etmeliyiz” dedi.

 

ZMO Antalya Şube Başkanı Vural Şahin:

YABANCI DİLİN ÖNEMİ

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO)Antalya Şube Başkanı Vural Şahin de, 1846 yılında başlayan tarımsal eğitimin, her yıl gelişerek devam ettiğini belirtti. Türkiye’de 40’a yakın ziraat fakültesi olduğuna dikkat çeken Şahin, “Her yıl 5 bin meslektaşımız mezun olup iş arıyor. Kaliteli eğitimin oluşması için bazı fakültelerin kapatılması ve bazı bölümlerin kapatılarak daha kaliteli eğitim verilmesi gerekiyor. 1980’li yıllarda tıp fakülteleriyle eşdeğer puanda olan ziraat mühendisliği puanları, bugün çok düşük seviyelerde. Eğitimin daha kaliteli olması için zorunlu eğitimin içine yabancı dili mutlaka koymalıyız. Çünkü ZMO’da oluşturduğumuz CV havuzundaki meslektaşlarımızın yabancı dil seviyesi çok düşük” dedi.

GARSON MÜHENDİSLER!

Ziraat fakültelerinde istihdam yaratacak bölümlerin ön planda tutulması ve uygulanabilir derslerin müfredatta yer alması gerektiğine işaret eden Şahin, şunları söyledi: “Oluşturduğumuz CV havuzundaki meslektaşlarımızın referansları, cafelerde, restaurantlarda, butiklerde, AVM’lerdeki işyerleri. Meslekte iş bulamayan ziraat mühendisleri çareyi buralarda çalışmakta buluyor. Öğrencilerimiz, mezun olduktan sonra tarıma dair teknik bilgisi olmuyor. 45 günlük staj süresi, Antalya’da ekimin olmadığı döneme geldiği için pratik de yapılamıyor. Ziraat fakültesindeki öğrencilerin staj süresi uzatılmalı, gerekirse ders müfredatına işlenmeli”.

 

Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Özen:

GÜÇBİRLİĞİ YAPMALIYIZ

Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Özen ise tarımda para ve zamanın çok önemli olduğunu belirterek, “Zamanı ve parayı iyi yönetemezsek, tarımda mesafe kat edemiyoruz. Tüm sektör temsilcileri kendi alanında çalışma yapıyor. Ancak bizim artık işbirliği yapmamız gerekiyor. Bu işbirliğini, güç birliğine dönüştürmediğimiz sürece zaman kaybediyoruz. Bu tür etkinlikleri daha sık ve remili yapmalıyız. Burada belirlenen sorunları, yarın çözmemiz gerekiyor. Tarımsal alandaki sorunlarımızı yerel ölçekle tespit edip çözmemiz gerekiyor. Keşke tarımsal eğitim, ilkokul 1’den itibaren başlasa. Üniversiteye kadar hiç tarım dersi almamış bir öğrenciye 4 yıl tarım öğretmeye çalışıyoruz. Böyle olunca domatesin ağaçta yetiştiğini düşünen çocuklar oluyor. Biz il müdürlüğü olarak bu konuda çalışmalar yapıyoruz. İşbirliğimiz güçlü olsaydı bu çalışmalar daha geniş kapsamlı olmalıydı” ifadelerini kullandı.

 

AÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal:

KALKINMA BİLİMLE OLUR

AÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal da, günümüz dünyasında toplumların varlıklarını sürdürmelerinin, her alanda toplumsal kalkınma ile mümkün olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Toplumsal kalkınmanın gerçekleşmesi için bilim insanlarının öncülüğüne ihtiyaç vardır. Bu yüzden eğitim, toplumun geleceği için yapılan en önemli yatırımdır. Tüm sektörlerde olduğu gibi tarımda da, kalkınma bilimle mümkün olacaktır. Dünya nüfusu 7.5 milyarı aştı ve tarım alanları her geçen gün azalıyor. Artan nüfusu sağlıklı bir şekilde besleyebilmek için, tarımsal üretimin hızla artırılması gerekiyor. Bunu yapmanın yolu da, ancak verimliliği artırarak sağlayabiliriz. Ülkemizdeki tarımsal potansiyelin etkili ve verimli kullanılması için fakültelerden mezun olan ziraat mühendislerin donanımlı olmaları hayati önem taşıyor”.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: