Antalya
07.01.2020
A

Cumhuriyet Meydanı’nın hemen arkasında yaklaşık 3 yıldır hizmet veren Kara Fil Vintage’de kendinizi zamanın akışına bırakabilir, geçmişe küçük bir yolculuk yapabilirsiniz

 

Kara Fil Vintage, 2016 yılında Hüseyin Tıkır tarafından Antalya Cumhuriyet Meydanı’nın arkasında açılmış. 30 yaşında olan Tıkır, çocukluğundan beri bir şeyler biriktirmeyi ve saklamayı sevmesinin zamanla bu özelliğini daha ileri bir seviyeye taşıdığını söylüyor. Zamanla biriktirdiği eşyaları evini aşarken, arkadaşlarının ısrarı üzerine bu özelliğini işe dönüştürme kararı almış ve böylelikle 4 senedir kapılarını müşterilerine açan Kara Fil, Vintage sevenlerin uğrak noktası haline gelmiş. Tıkır, toplama özelliğinden bahsederken,  “Toplama ve biriktirme özelliği bir hastalık fakat bunları satışa sunmak benim için büyük bir rahatlama,” diyor. Bu özelliğini mesleğe dönüştürmenin verdiği tatmini onun bu sözlerinden anlıyorum.

Ürünlerini; bitpazarlarından, eskicilerden ve takas yoluyla alan Tıkır, kendi atölyesinde bazı ürünleri tasarlayıp, tamir ediyor. Dönüştürmeyi, tasarlamayı sevdiğini ve bu işin bir parçasının üretmek olduğunu söylüyor. Çok sevdiği eşyaları satmadığını ve eve götürdüğünü ekleyen Tıkır, “Ben Şamanist’im. Her şeyin; evrenin, doğanın ve eşyaların bir enerjisi var. Eğer bir eşyanın enerjisi beni çekmiyorsa onu satın almıyorum” diyor.

Tıkır’ın eşyalarla kurduğu bağın onun yaşam tarzını oluşturduğunu görmek ve Kara Fil’deki her eşyanın bir hikâyesi olduğunu bilmek bir gizem yaratıyor. Giysilerden, biblolardan maskelere kadar geniş bir alan oluşturan eşyaların bazıları dönemsel bazıları da ya satılmış ya da atılmış ama bir şekilde Kara Fil’e ulaşmış. Tüm bu eşyalar eski sahiplerinin hayatlarından çıkıp, onlara ulaşacak olan insanların hayatlarında, evlerinde yaşam bulacak anın gelmesini beklerken, içlerindeki enerjiyi adeta dışarıya yayıyorlar.

Tıkır, Kara Fil Vintage’nin genci yaşlısı fark etmeksizin ilgili olan herkesi büyüleyen bir yer olduğunu söylüyor. Kullanılmış eşya satın almayı uygun görmeyen insanlar için tercih edilmediğini ama bir alternatif olarak vintage sevenlerin ilgili ve meraklı olduklarını, müşteri devamlılığının da onlar tarafından oluştuğunu sözlerine ekliyor.

Her meslekte olduğu gibi icra ettiği mesleğinin ne gibi zorlukları olduğunu ve onu yoran taraflarını sorduğumda, yaptığı işin zorluklarının beklemek, sabretmek olduğunu söylüyor. İnsanlara tahammül etmenin zaman zaman yorucu olduğunu söylerken, bunu gönüllü bir hapisliğe benzetiyor. “Maddi kaygım yok. Sadece geçimimi sağlamak bana yetiyor. Bu işin beni tüketen tarafları olduğu için ne kadar daha devam ederim bilmiyorum,” diyor.

Devamlılığı konusunda emin olmadığını söylediğinde, popüler kültürün alternatif yaşam ve giyim tarzı sunan yerleri kıskacı altına aldığını ve Kara Fil Vintage gibi yerlerin nefes almakta zorlandığını görüyorum. Vintage sevenlerin kitlesel olarak çok olmadığı ve insanların, geçmişe dönüş veya popüler kültürün sunduğu moda anlayışının dışına çok az çıkabildikleri bir çağda Kara Fil Vintage ve vintage sunan yerlerin daha değerli olduğu gibi modern dünyada ayakta kalmalarını zorlaştırıyor.

Bu büyülü mekân, zaman zaman uğradığım ve beni de diğerleri gibi içine çeken bir yer. Hiçbir yere ait olmayan zaten bir yere, bir kültüre ve döneme ait olmamasından dolayı özel olduğunu düşündüğüm Kara Fil Vintage, belki kahve içmek için belki bir hediye alarak bir eşyaya yeniden yaşam vermek ve bir sohbetin derinliklerine dalmak için uğranılması gereken bir mekân.

 

 

 

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok