Antalya
01.01.2020
A
GENEL , GÜNCEL
Kanal İstanbul'a ilk itiraz Antalya Barosu'ndan
Kanal İstanbul'a ilk itiraz Antalya Barosu'ndan

Halkın görüşüne açılan Kanal İstanbul projesinin ÇED raporuna ilk itirazı kendilerinin yaptığını belirten Antalya Barosu Başkanı Polat Balkan, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne gönderilen itiraz metnini paylaştı

Antalya Barosu'nun İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne gönderdiği itiraz dilekçesinde, "Antalya Barosu olarak Anayasal ve yasal yetki ve görevlerimiz kapsamında Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 11. maddesinin 4. fıkrası çerçevesinde, süresinde, ÇED raporuna itiraz ediyor, kamu yararı bulunmayan, bilimsel yeterliliği haiz olmayan proje için ÇED Olumsuz kararı verilmesini talep ediyoruz" denildi.  Antalya Barosu'nun Kanal İstanbul'un 1595 sayfalık "Son Şekli verilen ÇED Raporu"na yaptığı itirazın gerekçeleri şu şekilde sıralandı:

ORMANLAR YOK OLACAK

Kanal İstanbul projesi nedeniyle, toplam 12 milyon 896 bin 203 metrekarelik devlet orman alanı yok olacaktır.

İSTANBUL SUSUZLUK YAŞAYACAK

Terkos Gölü ve Sazlıdere Barajı'nın yok edilmesi nedeniyle yıllık iyi senaryoda 70 milyon, kötü senaryoda 427 milyon metreküp içme suyu yok olacak, İstanbul susuzluk yaşayacak, Küçükçekmece gölü de yok olacaktır.

TARIM VE HAYVANCILIK ÖLECEK

Kanal İstanbul projesi nedeniyle kanuna aykırı olarak 13 milyon 437 bin 22 metrekare taşınmazın mera niteliği kaldırılmıştır. Bu tarım ve hayvancılığı öldürecek bir karardır.

NÜFUS BASKISI YOĞUNLAŞACAK

Kanal İstanbul projesi nedeniyle bölgede imar ve yapılaşmaya gidilecek, dolayısıyla nüfus artışı olacak ve İstanbul'a nüfus baskısı yoğunlaşacaktır.

DEPREME NEDEN OLMA OLASILIĞI VAR

Projenin aktif fay hatlarını harekete geçirme ve büyük depremlere neden olma olasılığı vardır. Deprem riski gerçekleştiği anda lojistik desteği zorlaştıracak, Trakya ulaşımını zorlaştıracaktır.

ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERE UYULMAMAKTA

Doğal ve kültürel alanlar tehdit altında bulunmakta, uluslararası sözleşmelere uyulmamaktadır.

KİRLİLİK ARTACAK

 Kanal İstanbul projesi nedeniyle Marmara ve Karadeniz’deki doğal yapı bozulacak, gemi atıkları, yakıt ikmal alanları gibi etkenlerle denizde ve projenin etki sahası içerisinde kirlilik artacaktır.

İSTANBUL KÖTÜ KOKACAK

Karadeniz’in tuzlanmasına, Marmara Denizi'nin ise hidro-sülfür salınımına neden olacak, İstanbul’u kötü kokutacaktır.

KIYI REJİMİ BOZULACAK

Ayrıca rapor pek çok tehlikeyi görmezden de gelmiştir. 1,1 milyar metreküp hafriyat çıkarılacak, sahilde dolgu yapılarak İstanbul’un kıyı ve sahil rejimi bozulacaktır.

OLUMSUZ GÖRÜŞLER OLUMLUYA DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞ

ÇED Raporu hazırlama aşamasında kurum ve kuruluşlardan görüş istenmesine karşın, görüşler hiç dikkate alınmamış, bazı olumsuz görüşler “sehven verildi” denerek  "olumlu"ya dönüştürülmüştür. Rapor, projenin olumsuz çevresel etkilerini bertaraf edecek değerlendirmeler içermemektedir. Bilim insanlarının afet-deniz sistemi-güvenlik konularında yaptıkları bilimsel açıklamalar nedeniyle projenin olumsuz etkilerini azaltmak için yeterli önlemler alınmadığı görülmektedir.

YASALARA AYKIRI

Tüm bu nedenler bir bütün olarak değerlendirildiğinde Çevre Kanunu’nun 3. Maddesi’yle idareye yüklenen görevlere aykırılık oluştuğu anlaşılmaktadır. Anayasamızın 56. maddesine göre, herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.   Mustafa KOÇ

 

 

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: