Antalya
09.12.2019
A

 

Antalyaspor’un oynadığı futbolu ve kaçırdığı golleri, artık futbol terimleriyle açıklamak imkansız.

Bu kadar güçsüz, beceriksiz ve isteksiz bir futbolcu topluluğundan daha fazlasını bekleme de gereksiz.

Trabzonspor gibi ligin güçlü takımlarından birisine karşı bu kadar pozisyona girip kaçırmak, az sayıda pozisyon vermesine rağmen de 3 gol yemek inanılır gibi değil.

Bazı futbolcular, sanki silah zoruyla oynatılıyormuş gibi görüntü veriyor. İkili mücadeleden kaçıp, koşuyormuş gibi yaparak adeta sahada mesai yapıyor.

Arjantinli Gustavo Blanco bunlardan birisi. Trabzonspor’un kadrosunda yer alan Sörloth ile aynı fiziğe sahipler, aynı ligde oynuyorlar. Sörloth kaya gibi güçlü ve sağlam, Blanco ise yanından geçen futbolcunun rüzgarı ile yerde kalıyor! Koşuyormuş gibi yapıp koşmuyor, mücadele ediyormuş gibi yapıp toptan kaçıyor. Yaptığı tek olumlu hareket, iyi pas dağıtıyor.

Doğukan çok istekliydi, hırslıydı. Ancak futbolda çalım atmadan da pas verilebildiği kendisine hatırlatılmalı. Gençlik yılları bitti, artık takımın skor yüküne ortak olmalı, aksi halde Süper Lig kariyeri Emrah Başsan’a benzeyecek.

Takımın en önemli ve tecrübeli hücum oyuncusu Aatif Chahechouhe, henüz tatilden dönmedi. Bu kadar güçsüz ve bal yapmayan arı gibi oynaması izleyenler için eziyet. Rize ve Sivas kariyerleri olmasa, bu ligin topçusu olmadığını düşüneceğim ancak kariyeri de ortada. Konyaspor’un verdiği paranın daha azına Antalyaspor’a gelmesinin nedeni, ‘Bedava tatil olabilir mi?’ diye düşündürüyor insana.

Antalyaspor’un son yıllardaki en karakteristik özelliği savunmasıydı. Hem Bülent Korkmaz’ın, hem Stjepan Tomas’ın defans bloğu ile bu kadar oynaması, oradaki istikrarı da bitirdi. Diego, eski günlerini mumla aratıyor. Ne hücuma çıkıyor, ne sorumluluk alıp liderliğe soyunuyor. Yaşının gereği, bire birlerde daha çok hata yapıyor.

Bu kadar sıkıntılı takımda, gelecek vaad eden gençler de özgüven kaybı yaşıyor. Nazım Sangare ve Ufuk Akyol da araziye ayak uydurup kötü takımın içinde kaybolup gidiyorlar.

Oynayanları eleştirip, oynamayanları görmemek olmaz. Takımda 3 tane sol bek var; Eren, Tarım ve Cissokho. Üçünü toplayın bir tane Birkan Öksüz yapmaz. Altyapıdan çıkan gençlere önem verdiğini söyleyen Antalyaspor, Birkan’a sabretseydi hem Eren’den, hem Tarık’tan, hem de niye geldiğini bir türlü anlayamadığımız Cissokho’dan daha verimli olurdu.

Sonuç olarak Antalyaspor, müthiş bir kan kaybı yaşıyor. Her yenilgi ile özgüven biraz daha yere iniyor.

Yıldız futbolcu hevesi ile Antalyaspor’un önce kasasını boşaltıp borç batağına saplayan, ardından oyuncu karosunu dağıtıp saha içindeki kimyasını alt üst eden yönetimin bir sonraki adımını merak ediyorum. Gereksiz bir şekilde Bülent Korkmaz’ı göndererek hatalarına yenisini ekleyen yönetim, şimdi de Tomas’ı göndersin. Nasıl olsa kendileri hiç hata yapmıyor, sürekli saha içindekiler hatalı.

Ancak yönetim şuna dikkat etmeli; Kötü sonuçlar gelmeye başladığında tribünler önce hocaya, sonra oyuncuya tepki gösterir. Antalyaspor tribünleri bu iki aşamayı geçti. Futbolda bir sonraki aşama yönetimdir. Artık sırada yönetim var ve iki haftadır Ali Şafak Öztürk protestoların odağında. 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok