Antalya
20.11.2019
A
GENEL , GÜNCEL
Hekimlerden şiddet protestosu
Hekimlerden şiddet protestosu

Antalya Tabip Odası, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü çerçevesinde 19 Kasım 2015 tarihinde görevi başında katledilen Dr. Aynur Dağdemir'i anma toplantısı düzenledi. 

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu ve Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu üyesi Dr. Hafize Öztürk Türkmen, "Biz hekimler her 19 Kasım'da olduğu gibi bu yıl da meslektaşımız Aynur Dağdemir şahsında toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, ataerkil şiddete ve sağlıkta şiddete karşı taleplerimizi yineliyoruz. Kadın düşmanı ve erkek egemen gerici zihniyete dayalı devlet politikalarına, AKP hükümetleri döneminde hızla artan kadın katliamlarına ve kadına yönelik her türlü şiddete, haksız tahrik indirimlerine ve her türden cezasızlık pratiklerine 'hayır' diyoruz" dedi.

KADIN CESARETİNİN SEMBOLÜ OLDU

"Samsun'da bir özel hastanede kadın doğum uzmanı olarak çalışan Dr. Aynur Dağdemir'in, sekreterinin eski eşi tarafından bıçaklanarak hunharca katledilmesinin kadına ve hekime yönelik şiddetin kesişme noktasında bulunması açısından kadın hekimler için ayrı bir önem taşıdığını; cinayetin 25 Kasım'a çok yakın bir tarihte işlenmiş olmasının Dağdemir’i Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslar arası Dayanışma Günü'nün sembol ismi haline getirdiğini belirten Hafize Öztürk Türkmen şöyle konuştu: "İşte bu nedenle son beş yıldır 'kadına ve hekime yönelik şiddete hayır' dediğimizde, meslektaşımızı bir kez daha özlemle ve saygıyla anıyoruz. Aynur Dağdemir’in, hastanede görevi başında iken birlikte çalıştığı kadın sağlık çalışanına yönelik saldırıyı, yaşamını ortaya koyarak kararlılıkla önlemeye çalışması, hem bir hekim hem bir kadın olarak kadın dayanışmasının ve cesaretinin eşsiz bir örneğini oluşturmaktadır. İnsanları mesleki sorumlulukla yalnızca hastalıklardan korumak ve tedavi etmekle yetinmeyip, insanı ve sağlığı tehdit eden her tür şiddete karşı yaşamı savunan bu tutum, bizlere de meslektaşımızın her zaman aklımızda ve yüreğimizde yaşatılması görevini yüklemektedir."

ÇÖZÜM TORBA YASA İÇİNDE DEĞİL

"Biz kadın hekimler hem yaşadığımız hak kayıpları, hem kamusal hem özel alanda toplumsal cinsiyet rolleriyle mücadele ederken bir de performans baskısı, esnek çalışma saatleri, mobbing, sağlıkta şiddet ile karşı karşıya kalıyoruz" diyen Hafize Öztürk Türkmen, "Tüm sağlık kurumlarında şiddetin önlenmesi ve sağlık çalışanlarının şiddetten korunmasına yönelik olarak sağlıkta şiddet yasasının bugün gündemde olan torba yasa içinde olmadığını söylüyoruz. KHK rejimi ve güvenlik soruşturmaları adı altında hekimliği engellemek yerine hükümetin hekime ve sağlık çalışanlarına şiddetin temel nedeni olan ve performansa dayalı ödeme, katkı payı, esnek çalışma düzeni, kışkırtılmış hasta istekleri ve sağlık çalışanlarını aşağılayıcı siyasi söylemlerle sürdürülen sağlık politikalarına son vermesini talep ediyoruz" sözlerine yer verdi.

SAVAŞIN VE ŞİDDETİN OLMADIĞI BİR ÜLKE

Savaşın baskı rejimini güçlendirdiği oranda kadınların mücadeleyle kazandığı haklara karşı açık bir tehdit oluşturduğunu; barış ihtimalinden uzaklaştıkça toplumsal kutuplaşmasının arttığını ve bunun kadınlara yönelik şiddetin artması, eşitsizliğin derinleşmesi anlamına geldiğini belirten Türkmen, "Savaşın ve şiddetin olmadığı; kadınların şiddet görmediği; kadına yönelik şiddetin daha gerçekleşmeden, tehdit ve fiziksel şiddete yeltenme aşamasında ciddi bir suç sayılıp, ağır şekilde cezalandırıldığı; şiddet uygulayanların tahrik indirimsiz yargılandığı; kadınların hiçbir yerde tacize-tecavüze uğramadığı, sokaklarda özgürce dolaşabildiği; çocuk doğurup doğurmayacağına, kaç çocuk doğuracağına, ne zaman evlenip ne zaman boşanacağına kendilerinin karar verdiği bir ülke istiyoruz" diye konuştu.   Mustafa KOÇ

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: