Antalya
20.11.2019
A

 

Sit alanı olan 12 bin yıllık Hasankeyf sular altına gömülürken, 12 bin yıllık Dipsiz Göl’ü kurutarak define arama ruhsatı veren çapsızlık, bu kez suyunun hesapsız kullanımı nedeniyle kuruma tehdidi altında bırakılan Eğirdir Gölü haberleri ile kendini gösterdi.

 

Sit alanı kapsamındaki Salda  Gölünün davalık ihalesini, hukuksal bir geçerliliği kalmamasına karşın el altından basına sızdırıp oldu bitti yaratmak, direnç kırmak isteyen devlet aklı, toprakla doldurulan  Dipsiz Gölü iş işten geçtikten sonra, sanki buzul çağından gelen özellikleriyle göl haline getirmek mümkün olacakmış gibi sit alanı ilan edeceklerini, ekolojik koridor yaparak gölü koruyacaklarını iddiasında bulundu. 

İktidar gözleri o denli para hırsı ile bürünmüş, akılları öylesine tutulmuş olmalı ki, önce faydalanalım, nemalanalım sonra göz boyarız politikalarıyla toplumu oyalayabileceklerini sanıyorlar.

 

Resmî ellerle dibini görmek üzere olduğumuz kamusal kaynaklarımızın talanı, gizlenemez ve  üzeri örtülemez boyutlara ulaştıkça, dibe vurduklarını kabullenen açıklamalar peş peşe geliyor. İktidar kanadının yerel yöneticileri aracılığı ile köşeyi dönmek isterken neden oldukları  skandallara karşı, bu kez merkezi yönetim devreye giriyor ve durumu kurtarmaya çalışıyor.

 

Dipsiz Göl skandalı Cumhurbaşkanı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarla duruma el konularak hatadan dönüleceği duyurusu yapıldı ama iş işten geçmişti…

 

Aynı şekilde Konyaaltı sahil düzenlemesi hakkında İç İşleri Bakanlığı Müfettişlerinin raporu da artık Türel Yönetiminin kollanacak tarafının kalmadığı koşullarda kamuoyu ile paylaşıldı.

 

Kentin gözbebeği olan bu kıyı bandı, kapalı kapılar ardında menfaat çevrelerine pazarlanırken, Konyaaltı sahillerini paralı hale getirmek üzere adrese teslim ihale yapılmıştı.  Usulsüzlük ve kayırma üzerine kurulu şartnamesi hakkında, ihbar niteliğinde yazılmadık eleştiri ve uyarı kalmadığı günleri hatırlamakta yarar var.

 

Aynı durum Boğaçayı düzenlemesi ile ilgili olarak da yaşanmıştı. Bu proje nedeniyle de daha şimdiden sahil bandında 1 hektarlık kıyı erozyonu meydana geldiği açıklandı.

Prof. Dr. Nihat Dipova’ nın incelemesi ile ortaya çıkan kıyının 19 metreye kadar varan vahim daralması, belli ki iş bitiricilerin umurunda değildi. Zira bir an önce önlem alınmazsa daha da büyüyecek olan bu kıyı daralması 5 yıldır ısrarla ifade edildi. 

 

Müfettişler Konyaaltı sahil düzenlemesi ihalesi iptal edilmeli, usulsüz ve  geçersiz işlem ve belgelerle teslim edilen işletmeler geri alınmalı diye rapor düzenlemişler...

 

2014 yılında yarışma projesi olarak ortaya konulduğu tarihlerden beri Konyaaltı sahil düzenlemesi ile Boğaçayı üzerine yazıp paylaşıyorum.**

Bu projelerin ayıplarının üstü çakma ödüllerle örtülemeyecek kadar bilime, planlama ilkelerine, kamusal çıkarlara aykırı olduğuna hiçbir kuşku bulunmamaktadır. Ama sermaye dünyasının değirmenine su taşımakla ve bundan nemalanmakla memur edilmişler için bu aykırılıkların hiçbir önemi olmadığı da ayrı bir gerçekliğimizdir. 

 

Ne yazık ki kış yaklaşıyor. Şiddetli yağışlar, fırtına, Boğaçayında da; kıyı kenar çizgisine aykırı yapılaşmaların gerçekleştirildiği Konyaaltı Sahil şeridinde de yaşanacak her türlü sıkıntı, taşkın, maddi ve manevi zarar; yine “şimdiye kadar görülmemiş” diye başlayan klişeleşmiş laflarla “doğa olaylarına bağlanan” resmi açıklamaları dinlememiz kuvvetle muhtemeldir.

 

O nedenle Böcek Yönetiminin öncelikle kıyı erozyonuna engel olmak ve taşkın risklerine karşı önlem almak yükümlülüğü bulunmaktadır.

Bu amaçla Boğaçayı göletini eski haline getirilmek ve  kıyı bandının daralmasının önüne geçmek üzere bir an önce harekete geçmelidir.  

Ayrıca İç İşleri Bakanlığı müfettişlerinin rapor ettiği gibi kamu zararına neden olan Türel Yönetiminin ilgilileri hakkında suç duyurusunda bulunulmaması Böcek Yönetiminin de bu suçlara/kamu zararlarına ortak olması sonucunu doğuracaktır.

 

**İlgilenenler için konu ilgili yazılarımın bir kısmının linkini aşağıda belirttim.

https://antalyakentyazilari.blogspot.com/2019/10/turel-yonetimi-neden-oldugu-kamu.html

https://antalyakentyazilari.blogspot.com/2019/07/bogacayi-goletinin-akibeti.html

https://antalyakentyazilari.blogspot.com/2018/11/kendin-cal-kendin-oyna.html

https://antalyakentyazilari.blogspot.com/2018/02/suclu-mu-ariyorsunuz-3.html

https://antalyakentyazilari.blogspot.com/2018/02/suclu-mu-ariyorsunuz-2.html

https://antalyakentyazilari.blogspot.com/2018/02/suclu-mu-ariyorsunuz-1.html

https://antalyakentyazilari.blogspot.com/2018/03/suclu-mu-ariyorsunuz-4_1.html

https://antalyakentyazilari.blogspot.com/2018/03/suclu-mu-ariyorsunuz-5.html

https://antalyakentyazilari.blogspot.com/2018/01/konyaalti-sahili-hepimizindir.html

https://antalyakentyazilari.blogspot.com/2017/11/konyaalt-sahilinde-bitmeyen-senfoni.html

https://antalyakentyazilari.blogspot.com/2016/08/bogacay-rant-kollayan-bir-projedir.html

https://antalyakentyazilari.blogspot.com/2015/12/temcit-pilav-gibi-bogacay-projesi.html

https://antalyakentyazilari.blogspot.com/2015/02/sorun-yumag-konyaalt-sahili-proje.html

https://antalyakentyazilari.blogspot.com/2014/12/konyaalt-sahili-tartslyor.html

 

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok