Antalya
15.11.2019
A


Farkında olmadan kalbe düşen dilekler...
Saflığını yitirmemiş tertemiz niyetler...
Henüz hedefe dönüşmemiş tozpembe hayaller...
Şarkılar boyu uzayan yollar...
Ayıya “Ayı” denilen dürüst ve cesur,
Gerçekten hak edene “Dayı” denilen vefalı ve içten,
Hiçbir şeye boyun eğmeden geçilen “Eyvallahsız" köprüler...
Başta esen kavak yelleri...
Cepte ucu ucuna yetecek umutlar...
Yavaş yavaş aralanan “Milenyum” kapıları...
Ve ilk gençlik...
Yıl 2001...
Tokat’ın taşlı yollarından Meriç’in azgın sularına (Edirne’ye)...
Ve ardından sıcak denizlere (Antalya'ya) uzanan bir hikaye...
Ama anlatmayacağım ☺ Belki bir gün...
Geçtiğimiz Pazar, tüm bu duyguları bana bir kez daha yaşatan harika bir gün geçirdim. İstanbul 38. Uluslararası Kitap Fuarı... Tüyap Kongre Merkezi’nde gerçekleşen kitap fuarı çok güzeldi. Binlerce kitap ve okur arasında kaybolmak ve her kağıt kokusunda yeniden kitap sayfalarına aşık olmak paha biçilmez bir duyguydu. Geçenlerde bir köşe yazımda da değindiğim gibi; kitap fuarları da olmasa neredeyse ülkenin “okur” profili ortaya çıkmayacak. Bu yüzden, kitap fuarlarının daha da çoğalması ve özellikle çocukların okumaya teşvik edilmesi adına her bölgede iyice yaygınlaşmasını diliyorum.
10 Kasım Pazar günü katıldığım fuarda, şiir kitabım “Biraz Gece Biraz Hece” ile ben de okurlarla buluştum. İmza günü münasebetiyle yer aldığım bu güzel ve anlamlı günde; bir yandan büyük önderimiz Atatürk’ün ölüm yıl dönümünü saygı ile anarken diğer taraftan şiirseverlerle ortak duygularda buluşmak benim için çok özel ve anlamlıydı. Kitap okumanın henüz yeterli düzeyde olmadığı günümüzde, şiire -az da olsa- ilgi görmek, gelecek adına umut verici.
Aslında bazen, neden daha fazlası değil diye düşünüyorum. Çünkü şiir ve maniler bizim kültürümüzde var. Yunus Emreler, Aşık Veyseller, Karacaoğlanlar... Kimler kimler bu topraklara ne dizeler bırakmadı ki! Bugün şiire bu kadar uzaklaşmış olmak, bu toplumun kendi kültürüne karşı en büyük vefasızlığıdır!
Her neyse ne diyordum nereye geldi konu ☺ Ne zaman kendimle konuşmaya başlasam laf lafı açıyor ve uzadıkça uzuyor cümleler. “Kitap fuarı” diyordum, “Benim için yeri çok başka” diyordum. Tüm bunların ötesinde bu fuarın benim için en önemli özelliği; beni, yazımın başındaki yıllarıma geri götürmüş olmasıydı.
Dans hayatıma başladığım yıllardı yeni milenyumun ilk yılları. 2003'te ilk kez dans etmek üzere sahneye çıkmıştım. Henüz çok acemi ve ürkek fakat en az şu anki kadar tutkuluydum. İlk heyecanım ve ilk tecrübemdi. Ve bu ilk sahnem neresiydi dersiniz? İstanbul Tüyap Kongre Merkezi... Yani birkaç gün önce, ilk kitabımın imza günü için yer aldığım yer. Bu bir tesadüf mü yoksa evrenin sihirli anahtarlarından biri mi? Cevabını bilmek zor! Fakat gerçek olan şu ki yıllar önce -şu an profesyonel olarak yaptığım- dansın ilk adımlarını o sahnede atan o umutlu çocuk yani ben; yıllar sonra bugün yine aynı sahnede, bambaşka bir tutku ile yepyeni hayallere doğru yola çıkmış olmanın şaşkınlığı ve heyecanını yaşadım. Dilerim bu yolculuk da dans yolculuğum gibi dopdolu ve başarılı olur.
Kısacası 38. Uluslararası Kitap Fuarı, Benim için ilkleri içinde barındırması sebebi ile çok başka bir değere sahip oldu. İstanbul İkinci Adam Yayınları’ndan çıkan kitabım “Biraz Gece Biraz Hece” ile daha birçok güzelliğe imza atacağıma dair inancım sonsuz ki bunlardan biri de şu an bu güzel gazetede ve bu güzel köşede her hafta siz değerli okurlarla buluşuyor olmak.
Evrenin sihirli anahtarları bizi hiç farkında olmadığımız yerlerde ve hiç farkında olmadığımız suretlerde bekliyor! Artık buna yürekten inanıyorum. O yüzden değerli okurlar; siz siz olun geçtiğiniz yolları, köprüleri, kurduğunuz hayalleri, girdiğiniz kapıları ve hatta çıktığınız kapıları... Hiçbirini öylesine sanmayın! Ve en önemlisi; geldiğiniz yerleri ve yolun başındaki “Masum Siz”i hiç ama hiç unutmayın! Unutmayın ki bıraktığı gibi bulsun sizi o sihirli anahtarlar ve çıksınlar saklı oldukları yerden birer birer...
Yüreği tertemiz olanlar için hiçbir ödül tesadüf değildir! Sadece zaman ve emek... Gerisi O’nda!
Saygı ve Sevgilerimle
Fatih Haktan Coşkun

Paylaş
ETİKETLER:
Yok