Antalya
10.10.2019
A
GENEL , EKONOMİ , GÜNCEL
Alternatif üretim şart
 Alternatif üretim şart

Emekli olduktan sonra yerleştikleri Antalya’da 2 yıldır pitaya üreten Karapınar çifti, ülke tarımı ve ekonomisi için alternatif üretimin benimsenmesi gerektiğini belirterek, “Pitaya, mango, kivi, ananas ve avokado gibi ürünlere yönelirsek Pazar sorunumuz olmaz” dedi

 

Editör: Hasan YAVAŞLAR

Resim öğretmenliğinden emekli olan Abdullah Karapınar ile sınıf öğretmenliğinden emekli olan eşi Nermin Karapınar, emekli olduktan sonra Afyon’dan gelerek yerleştikleri Antalya’da 2017’de Aksu’nun Solak Mahallesi’nde pitaya (ejder meyvesi) üreticiliğine başladı. İlk yıllarında sadece 50 meyve hasat edebilen çift, bu yıl 500 meyveye çıktı. Solak Mahallesi’nde vatandaşlara pitaya üretimini anlatan Karapınar çifti, tarımda kurtuluşun alternatif ürünlere yönelmek olduğuna inanıyor.

FUARLARDA TANITIYORLAR

Pitaya üretimine başlamadan önce pitayanın yanı sıra, mango, ananas, avokado, muz, kivi gibi ürünlerin listesini yaptıklarını belirten Abdullah Karapınar, “Gazipaşa’da pitaya yetiştiren üreticileri gördük ve bu işi yapmaya karar verdik. Bu işi Türkiye’de ilk kez yapan Mehmet Tanrıverdi ile Mersin’de tanıştık. Kendisinden aldığımız bilgiler doğrultusunda Aksu’nun Solak Mahallesi’nde 3 dönüm yer kiraladık. 2017’de ilk dikimlerimizi yaptık. 2018’de ilk ürünleri aldık. Topladığımız ürünleri fuarlarda tanıttık. Yeni dikim yapmamıza rağmen Vietnam ve Tayland’daki ürünlerden daha iyi üretim yaptığımızı gördük” dedi.

MAHALLEYE ÖRNEK OLDULAR

Yaptıkları işin mahalle halkına örnek olduğunu belirten Karapınar, “Solak Mahallesi’ndeki vatandaşlara da örnek olduk. Meraklı olan herkese yardımcı oluyoruz. Ülkemizdeki ve Dünya’daki tarımsal gelişmeler konusunda endişeliyiz. Köy enstitülerinin son mezunlarındanım ve tarıma yabancı değilim. Bu nedenle alternatif ürüne yönelmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Aksu’da ilk dikimi biz yaptık. Bizden sonra bir hayli üretim yapılıyor. Bu meyve Hatay’dan İzmir’e kadar tropikal iklimin hüküm sürdüğü her yerde yapılabiliyor” şeklinde konuştu.

AVRUPA’DA 5-8 EURO, TÜRKİYE’DE 10-25 TL

Pitayanın pahalı bir meyve olduğun, bu nedenle vatandaşları tüketme konusunda sıkıntı yaşadığını belirten Karapınar, “Ülkemiz insanının ekonomik yapısı zayıf. Antalya’da daha çok emekli insanlar yaşıyor ve en ucuz ürünleri tercih ediyor. Avrupa’da tanesi 5-8 Euro arası satılırken, Türkiye’de 10-25 TL arasında satılıyor. Biz daha çok büyük marketlere, dondurmacılara ve otellere veriyoruz. Perakende satış yapıyoruz ama ürün arttıkça perakende satış yetmeyecek” ifadelerini kullandı.

İŞÇİLİK MASRAFI AZ

İyi bir ejder meyvesin özelliklerini anlatan Karapınar, “Vietnam beyazı dediğimiz meyveler, en az 350 gram olmalı. Daha küçük olanlar gerçek tadına ulaşmıyor. Ayrıca Tayland kırmızısı çeşidi var. Bu çeşidin neredeyse tamamı aromalı ve daha güzel” bilgilerini verdi. Birçok tarımsal ürüne göre pitayanın avantajlarını da anlatan Abdullah Karapınar, “Ejder meyvesi, altyapısı hazırlandıktan sonra masrafı daha az olan bir ürün. Biz seramızı kurduk, altyapımızı tamamladık ve emekli iki insan olarak 3 dönümlük seranın işçiliğini kendimiz yapabiliyoruz” diye konuştu.

ALTERNATİFE YÖNELMELİYİZ

Türk tarımının genel sorunlarından da bahseden Karapınar, “Ülkemizde üretim planlaması yok. Bir yıl önce para yapan ürün, devam eden sezonda çok üretildiği için para yapmıyor. İhracat iyi bir seçenek ancak bazen orada da sıkıntı yaşanıyor. Seracılığın yarını belirsiz. İhracatta bulunduğumuz ülkelerin tamamına yakını, son yıllarda büyük yatırımlar yapıyor. Özbekistan, Kırgızistan, Avrupa ülkeleri, milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Bu nedenle saydığım ülkelerde yetişmeyen ürünlere yönelmeliyiz” dedi.

RAKİPLERE GÖRE AVANTAJLIYIZ

Antalya’nın pitaya üretimi için mükemmel bir yer olduğunu ifade eden Nermin Karapınar da, “Ulaşım, iklim, işgücü ve doğal koşullar anlamında bütün ülkelerden daha avantajlıyız. Vietnam’da üretilen bir ejder meyvesi, 45-50 günlük gemi yolculuğu ile Avrupa’ya ulaşırken, bizim ürünümüz 24 saat sonra ulaşıyor. Uzun yolculukta ürünü korumak için ilaç ve koruyucu madde kullanılırken, bizim ürünümüz tamamen doğal oluyor. Hedefimiz, köylülere üretimi yaymak ve kendi seramızı büyütmek. İlerleyen süreçte ihracat yapmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

ÇİFTÇİLER ÖRGÜTLENMELİ

Türkiye’nin dış borcunun çok olduğunu bu nedenle üretime ağırlık vermesi gerektiğini belirten Karapınar, sözlerini şöyle tamamladı: “Borcu olan bir ülkenin üretmeye daha çok ihtiyacı vardır. Alternatif üretime geçmek zorundayız. Ayrıca üretim planlaması yapılmalı. Bu işi çok iyi yapan ülkeler var. İyi örnekleri benimseyelim yeterli. Çiftçiler örgütlenip, kooperatifleşmeli. Şu anda alternatif tarım ürünlerini, daha çok emekliler yetiştiriyor. Devlet bu tür yatırımları teşvik etmeli”.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: