Antalya
10.10.2019
A

 

Dede Korkut Oğuznamalerinde geçen, meşhur Deli Dumrul hikayesini bilirsiniz. Deli Dumrul nam bir yiğit, bir kuruçayın üstüne  köprü yaptırmış. Köprüden geçenden 33 akçe geçmeyenden zorla, döverek 40 akçe alırmış…

Bizde de Yap-işlet-devret (YİD) ya da Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) diye  modeller yaptılar. Devlet, bir şirketle özel anlaşmaya gidiyor, sözleşme yapılıyor. Bu sözleşmeye göre, köprü, yol, hastane, havalimanı artık devletin sepetinde ne varsa o yatırım özel şirket eliyle yapılıyor.  Proje işletmeye açıldığında, sözleşmeye göre  gelirleri bu şirkete aktarılacak. Ama şirketin çok özel bir şartı var, eğer yıllık şu kadar hasta hastaneden, şu kadar yolcu havalimanından ya da  şu kadar  araç geçmezse köprüden, devlet garanti ettiği sayıyı tamamlayarak üstünün parasını ödeyecek.  Bu sayede 3. Köprü, Osmangazi köprüsü, Zafer Havalimanı gibi yatırımlar yapıldı.    Hükümetimizin deyişiyle, “devletin cebinden 5 kuruş çıkmadı.”  İstanbul’da 3. Köprü için günlük 135bin araç garantisi verilmiş, geçen yıl günlük 38 bin araç geçiş yapmış. Osmangazi köprüsüne ise günlük 40 bin araç geçişi garantisi verilmiş, geçen yıl 25bin araç geçince üstünü yine devlet(aslında biz) ödemek zorunda kalmış. Sadece bu iki köprü için geçen yıl 1,8 milyar lira şirketlere ödenmiş. Devletin cebinden 5 kuruş çıkmadı diyenler, bu çıkan milyarlara ne diyor? Prof. Uğur Emek, Osmangazi Köprüsünden geçen  aracın 103 lira ödediğini, geçmeyen vatandaşların ise devlete  kişi başı 116 TL ödemek zorunda kaldığını belirtiyor.  Bu projelerin ekonomik maliyeti yanında bir de  çevresel maliyeti var. Yapılan inşaatların ekolojiye zararı ne, su kaynaklarını nasıl etkileyecek, ne kadar ağaç kesilecek, bunlar  göz önüne bile alınmadı.

Peki otoyola köprüye para ödenecekse yurttaşın ödediği vergiler nereye gidiyor? Okullara mı para harcıyorsunuz, hayır özel okullar son yıllarda giderek arttı. Devlet okulların ödenekleri ise düşüyor… Halka ucuz su ve elektrik mi sağlıyorsunuz? Hayır, durmadan enerjiye suya zam geliyor… Sağlık hizmetleri mi bedava oldu acaba? Tam tersi, sağlık giderek pahalı hale geldi. Peki ödediğimiz vergilerle devlet ne yapıyor?

***                  ***

Bir hafta önce gündemde olmayan, kimsenin aklından bile geçirmediği bir sürecin içine düştük yine… Suriye’nin kuzeyine askeri harekat planlanıyor ve birden devletin üst düzeylerinden kamuflajlı pozlar verilmeye, milliyetçilik nutukları atılmaya başlandı. 9 yıldır Suriye politikasında doğru tek bir adım atılamamışken, yeniden satranç masasına sürülen askeri seçeneğin, Tayyip Erdoğan’ın ABD gezisi sonrası gündeme gelmesi ve ABD Başkanı Trump’ın yaptığı açıklamalar, yeni bir anlaşmanın kotarıldığı izlenimini veriyor.  ABD; Türkiye’yi yine hangi bataklığa çekmeye çalışıyor bilmiyoruz, ancak Başkan Erdoğan’ın içerdeki siyasi ve ekonomik türbülansın üstünü örtmek, artan milliyetçilikle muhalefeti susturmak istediği açık.

Bir de üstte sorduğumuz sorunun cevabı da burada saklı olabilir. Toplanan vergilerimiz, silah  sanayiine gidiyor. Toplanan vergiler halk yararına değil, güvenlik ve silah sanayiine aktarılarak yine büyük şirketler yararına kullanılıyor.  

Sözümüze Dede Korkut ile başladık yine onunla bitirelim. –Yerli kara dağların yıkılmasın, gölgeli koca ağacın kesilmesin, taşkın akan güzel suyun kurumasın… Biz de ilave edelim, siyasi hesaplar için kimse ölmesin.

Halkım hey! 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok