Antalya
24.09.2019
A

“Büyüdüğünde ne olacaksın” sorusunun cevabı eskiden yakın çevrede aranırdı. Öğretmenine hayran olanlar öğretmen, polisten etkilenenler polis olmak isterdi… Ama artık bu kritik sorunun cevabı dizilere bakılarak veriliyor. 

 

AKASYA DURAĞI

Akasya Durağı adlı dizide bir taksi durağında yaşanan olaylar anlatılıyordu. Her şey günlük gülistanlık, bir sorun varsa toplanılıyor anında çözüm üretiliyordu.

ARKA SOKAKLAR-KANIT

Arka Sokaklar dizisinde İstanbul Polis Teşkilatı Asayiş Şube’de görev yapan ekibin yaşadıkları anlatılıyor. Neredeyse tüm ekip cengaver. Her Türk dizisinde olduğu gibi bu dizide de ekipten birinin özel sorunu olduğu zaman tüm teşkilat birleşip sorunu çözüyor. Gerçek hayatta öyle mi peki? 

Kanıt dizisinde ise işlenen suçlar, suçluların bıraktıkları deliller, uzman incelemeleri gibi konulara yer veriliyor.

DOKTORLAR

 

Doktorlar dizisi, adından da anlaşılacağı gibi bir hastanede geçiyor. Dizide doktorların ve asistanların yaşadıkları anlatılıyor. Vatandaş-sağlık çalışanı sürtüşmesinin dışında hastanelerde yaşanan birçok sorun bu diziyi teğet geçiyor. Acil servislerdeki hasta yoğunluğu, tam gün yasasının zorlukları gibi toplumun asıl sorunlarını bu dizide hiç göremedik.

 

ÇUKUR

Bahsini etmeye bile gerek yok. Bol silahlı, şiddet içeren ama aynı zamanda aşkın doruklara çıktığı uyduruk Türk dizilerinden biri.

 

Ve şimdi de

MUCİZE DOKTOR

 

Otizmli bir bireyin doktor olmasını konu alıyor Mucize Doktor. İlk iki bölümü ile beğeni kazandı. İnternette rastgele gezerken denk geldim diziye. Otizmli Ali Vefa, baya baya cerrah olmuş, ameliyata giriyor dizide. Acaba ben yanlış mı biliyorum diye düşündüm. Sonra otizmli çocuk sahibi birkaç arkadaşımı aradım. Bunun olasılığını; yani otizmli bir bireyin doktor olma ihtimalini sordum. Hepsinden aldığım cevap 1000’de 1 oldu. Sonra otizmin de farklı dalları olduğunu öğrendim.

Otizmli bireylerle ilgili daha önce makale ve haber yazdığım için o yurttaşların durumu hakkında bir birikimim var. Görüştüğüm kişiler de benim düşüncelerimi doğruladı zaten.

Yani dostlar otizmli bir bireyin doktor olma ihtimali; bir balığın sudan çıkıp karada günlerce yaşama ihtimali kadar anca.

Fakat birçok Türk dizisinde olduğu gibi Mucize Doktor’da da gerçekler saptırılarak-abartılarak otizmli bir çocuktan doktor yaratılmış. Hem de öyle böyle değil.

Diziyi izlerken otizmli çocuğunu zapt etmek için bağlayan, odaya kilitleyen bunu yaparken de gözyaşlarına hakim olamayan anneler-babalar geldi gözümün önüne. Çünkü otizmli bireyler saldırgan olur, hem kendine hem çevresine zarar verir. Öz bakımlarını yapmakta, konuşmakta güçlük çekerler ve bunların birçoğu ağır engelli raporludur.

Durum böyleyken diziyi izleyen otizmden bihaber vatandaşın, ‘keşke benim çocuğum da otizmli olsaydı’ diye düşünmesi gayet normal karşılanmalı. Çünkü dizinin verdiği mesaja göre otizm demek dahi demek. Sanki her otizmli bir Einstein!

Ama gerçekler öyle değil işte. Otizmli bireyler de aileleri de günlük yaşamda onlarca sorunla boğuşuyor. Gerçi sadece otizmliler değil, engelli vatandaşlarımızın yaşadığı sorunları anlatmaya kalksak sayfalar yetmez…

Neyse, haddim değil ama dizi yapımcılarına bir önerim var. Madem otizme dikkat çekme istiyorsunuz o zaman doktor olma ihtimali 1000’de 1 olan bireyleri değil, odaya kilitlenen, ayağına zincir vurulan otizmlileri ekranlara taşıyın, onların sağlığı için kapı kapı dolaşan ama ‘bugün git yarın gel’ denilen aileleri ekrana taşıyın, öz bakımını dahi yapamayan otizmli bireylere verilen eğitimi ekrana taşıyın, ülkede otizmlilere yönelik bakım evi, hastane ve okulların azlığını ekranlara taşıyın. İşte o zaman farkındalık yaratırsınız!

Paylaş
ETİKETLER:
Yok