Antalya
23.09.2019
A
GÜNCEL , GÜNCEL
Bakanlık BENİMLE UĞRAŞIYOR
Bakanlık BENİMLE UĞRAŞIYOR

Sağlık Bakanlığı’nın "Kanser Raporu"nu paylaştığı için 5 ila 12 yıl hapis cezasıyla yargılanan gıda mühendisi Bülent Şık, "Sağlık Bakanlığı’nın şimdiye kadar yaptığı tek şey benim hakkımda davacı olmak. Yani kanserle değil, benimle uğraşıyor" dedi.

 

Sağlık Bakanlığı’nın "Kanser Raporu"nu paylaştığı için 5 ila 12 yıl hapis cezasıyla yargılanan gıda mühendisi Bülent Şık, Perşembe günü Çağlayan Adliyesi’nde üçüncü kez hakim karşısına çıkacak. Şık, Duvar Gazetesi'nden İrfan Aktan'a verdiği röportajda kendisinin de içinde yer aldığı araştırmanın sonuçlarının çok azını yayınladığını, Bakanlığın elinde çok daha vahim ve çarpıcı bulguların olduğunu belirterek, "Sağlık Bakanlığı’nın şimdiye kadar yaptığı tek şey benim hakkımda davacı olmak. Yani kanserle değil, benimle uğraşıyor" dedi.

 

16 PROJEDE OLUŞUYOR

 

Sağlık Bakanlığı 2011 yılında başlattığı halk sağlığı araştırmasında, saha olarak kanser hastalığının ortalamanın üstünde olduğu Kocaeli, Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli bölgesi belirlenirken, Antalya ili de kıyaslama bölgesi olarak seçildi. Araştırma 16 farklı alt projeden oluşuyordu. Gıda ve su alt projesi kapsamında binlerce örnek alınıp Bülent Şık’ın yöneticilerinden olduğu Akdeniz Üniversitesi Gıda Güvenliği ve Tarımsal Araştırmalar Merkezi’nde analiz edildi. 2015’in sonuna gelindiğinde, 16 ayrı alanda yapılan kapsamlı çalışmalardan elde edilen sonuçlar masaya yatırıldı. Ortada büyük boyutlu bir halk sağlığı riski olduğu görüldü. Sağlık Bakanlığı'nın açıklamadığı araştırma sonuçlarını yayınlayan Bülent Şık hakkında 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

 

DÖRT İLİN DEĞİL MEMLEKETİN MESELESİ

 

"Bakanlık benimle değil, kanserle, kansere sebebiyet veren unsurlarla uğraşmalı" diyen Bülent Şık, "Araştırma kapsamında kirliliğin net olarak tespit edildiği illerde milyonlarca insan yaşıyor. Üstelik kirlilik sadece bu kentlerle sınırlı değil. Bu bölgede üretilen ürünler ülkenin her yanına dağıtılıyor, ihraç ediliyor. Su, buralardan taşıdığı kirlilikleri pek çok bölgeye taşıyor, Marmara Denizi, İzmit Körfezi kirleniyor. Buralarda tutulan balıklar her türlü kirliliği taşıyor ve zararlı maddeler taşıyan balıklar İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, tüketildiği her yerde etki yaratıyor. Yani bu mesele dört ilin değil, tüm memleketin meselesi" diye konuştu.

 

ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERE AYKIRI

 

Mahkemenin kendisine yönelik "Gizli bilgileri ele geçirmek" şeklindeki suçlaması için "Araştırmaya başından itibaren büyük emek vermiştim. 1400’e yakın gıda analizinde, sularla ilgili bütün çalışmalarda ciddi katkılarım oldu. Dolayısıyla çalışmanın bütün bilgileri, yaklaşık 3 bin analiz sonucu benim bilgisayarımdaydı. Yani ben gizli denilen bu bilgileri başka bir yerden almadım, zaten bendeydi" diyen Şık, "Halk sağlığı çalışmalarının sonuçlarını halktan gizlemek Türkiye’nin de imzalamış olduğu uluslararası sözleşmelere aykırıdır" ifadelerini kullandı.

 

ÖRNEKLERİN YÜZDE 17'SİNDE KALINTI ÇIKTI

Araştırma sonuçlarıyla ilgili, "Antalya’da 569 farklı noktadan alınan su örneklerinden sadece 20 tanesinde tespit edilebilir arsenik kalıntı bulunurken Ergene havzasından alınan 764 su örneğinin 316’sında arsenik tespit edildi! Bu suların arıtılması veya kullanılmaması gerekiyor. Kocaeli’nde çok ciddi bir alüminyum kirliliği var. Buradaki 106 farklı yerleşim noktasından alınan örneklerin yüzde 46’sında alüminyum tespit edildi. Örneklerin yüzde 9’u sınır değerini aşan miktarda alüminyum içeriyordu" diyen Bülent Şık, şunları söyledi: "Sadece su ve gıda kirliliği değil, örneğin Kocaeli’nde hava ölçümlerinden de çıkan çok ciddi sonuçlar var. Araştırma bölgesinde 1380 farklı gıda örneğinde pestisit analizi yapıldı ve örneklerin yüzde 17’sinde yasal mevzuatın kabul ettiğinin üstünde kimyasal kalıntı tespit ettik. Bu kalıntıların bir kısmı başta çocuk ve bebekler olmak üzere insanların hormonal ve nöral sistemleri üzerinde bozucu etkiler yapıyor."

 

DEVLET ÇÖZMEK İSTEMİYOR

 

Araştırma yapılan bölgelerdeki her türlü kirliliğin giderilmesini, toksik maddelerden arındırılmasını sağlayacak bir çalışma yapmanın şart olduğunu söyleyen Şık, "Bunlarla ilgili çok ciddi boşluklar var. Benim yargılandığım davaya söz konusu illerden gelen baro temsilcilerinin aktardığı üzere arıtma tesisleri çalışmıyor veya çok yetersiz. Onlarca arıtma tesisinin sadece temeli atılmış ve devamı getirilmemiş. Zaten aksi olsa, bu kadar kirlilik olmazdı. Sadece Sağlık Bakanlığı değil, Tarım Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yerel yönetimler de bu konuda adım atmalı. Ama ne yazık ki devlet bir bütün olarak halk sağlığı sorununu çözmek istemiyor" dedi.   Mustafa KOÇ

 

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: