Antalya
21.09.2019
A

 

Ağır metallerin gıdalara geçme riski gün geçtikçe artış göstermekte olup her geçen gün gıdaların içerisinde daha çok yer almakta ve dolaylı olarak insan sağlığını tehdit etmektedir. Vücutta kronik ağır metal birikimi bugün irritabl barsak, sibo, geçirgen barsak, mide hastalıkları, allerjiler, troid gibi otoimmün hastalıklar, böbrek ve karaciğer hastalıkları  ve kanser gibi pek çok sevimsiz hastalıkla ilişkilendirilmektedir. Ağır metaller toprak, hava, su, gıdalar, pişirme araç gereçleri, paketleme ve ambalaj ürünleri, kozmetik malzemeler ve sanayi atıkları yoluyla insanla buluşmakta kronik maruziyet vücutta akut ani gelişen ya da kronik yavaş gelişen toksisiteler ile sonuçlanabilmektedir. Demir, bakır, nikel ve selenyum belli bir miktardan sonra toksik etki sergilerken, cıva, kadmiyum ve kurşun çok küçük dozlarda bile hücrelerde toksik etkilidir. Vücutta yavaş ya da hızlıca biriken bu toksik metaller enzim, DNA ve mitokondrilerin yapısını etkileyebilmekte, doğrudan veya dolaylı olarak, hücrelerinin  zar yapılarını, geçirgenliğini ve metabolizmasını bozabilmektedir.

TOPRAK

Toprak, gıdalarda bulunan faydalı veya toksik minerallerin başlıca kaynağıdır. Verimli topraklar bitkinin yetişmesi için gerekli olan elementlerle birlikte geniş oranda ve değişen konsantrasyonlarda ağır metal içermektedir. Çeşitli yollar ile kirlenen toprakta yetiştirilen ürünler kirlenmekte ve ağır metal içerikleri artış göstermektedir.  

KİMYASAL TARIM MADDELERİ VE GÜBRELER

Bazı gübreler ve tarımda kullanılan kimyasal maddeler yüksek seviyede toksik metaller içermekte ve bu durum gıdalarda kirliliğe yol açabilmektedir. Yapılan bir çalışmada üzüm yetiştirmede kullanılan bakır içerikli mantar ilacının, şaraplarda kirliliğe neden olduğu bildirilmiştir. Polonya, Bulgaristan ve İtalya’da belirli bölgelerde yetiştirilen ve pestisit ve gübre kullanılan meyvelerden elde edilen şarap ve alkollerde ağır metal seviyesi Avrupa Birliği’nin yasal olarak izin verdiği sınırlardan yüksek bulunmuştur.  Aynı şekilde durum buğdayı üzerinde kullanılan pestisitlerin; kadmiyum, kurşun ve arsenik kirliliğine neden olduğu saptanmıştır.

ENDÜSTRİYEL KİRLİLİK

Türkiye’de yapılan çalışmalarda da, sanayi atıkları ile kirlenen sularda bulunan yumuşakçaların çeşitli dokularında geniş oranda potansiyel zehirli metallerin biriktiği saptanmıştır.

HAVA KİRLİLİĞİ

Ağır metal kirliliğinin %60’ını oluşturan maddelerden hava kirliliği sorumludur. Bu ağır metaller canlılar üzerinde, özellikle kurşun ve nikel kirlenmesi bitkiler üzerinde son derece toksik etkiye sahiptir. Nijerya’da yapılan bir çalışmada, trafik yoğunluğu fazla olan bölgelerin topraklarında emisyonun etkisiyle toprakta daha yüksek oranda demir, bakır, kadmiyum ve çinko birikiminin olduğu bildirilmiştir.

ATIK SULAR

Çeşitli endüstriyel faaliyetlerden kaynaklanan atık suların içinde bazen eser miktarda bazen de yüksek derişimlerde ağır metaller bulunur. Atık suların karıştığı Musi nehri çevresinde yetişen yeşil yapraklı sebzeler başta olmak üzere çeşitli sebzelerde yüksek seviyede kurşun, çinko, krom ve nikel birikimi olduğu bildirilmiştir.

EKİPMANLAR

Mutfak ekipmanlarını temizlemek amacıyla kullanılan bazı deterjan türleri paslanmaz çelikte arsenik, kurşun ve kadmiyum çözünmesine yol açabilmekte ve besinlere bulaşmasına neden olabilmektedir.

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok