Antalya
11.09.2019
A

 

Üvey Anne-Baba

Aile içinde yaşanan özel sorunlardan biri de üvey anne-babayı çocuğun kabul etmesidir. Boşanma ya da ebeveynlerden birinin ölümü sonucundan eşlerin başka biriyle evlenmesi son derece doğaldır. Yalnız bunu çocuğun kabul etmesi zordur ve zaman ister. Evlenecek kişinin öncelikle çocuğun ruh sağlığını düşünmesi gerekir. Çocuk bu olaya psikolojik olarak hazırlanmalıdır. Çocuğun duyguları karmaşıktır. Bu durumdaki çocuk kendisini suçlayabilir, terkedilmişlik duygusu yaşanabilir, güven duygusu sarsılır. Üvey anne-babanın duygu karmaşasındaki çocuğa kendisini kabul ettirmesi zaman ister. Çocuğun davranışlarına ve duygularına saygı göstermek, ona karşı hoşgörülü davranmak, onu anlamaya çalışmak üvey ebeveyni kabul etmesine yardımcı olacaktır. Üvey anne ya da babaya sahip olan çocuklar ebeveynlerden birisinin sevgisini diğeriyle paylaştıkları duygusuna kapılırlar. Sevgi ve davranışlardaki dengenin iyi ayarlanması ve ebeveyne karşı sevgi oluşması için uygun zamanın çocuğa tanınması gerekmektedir. Dengeli paylaşımların yaşandığı bu özellikteki ailelerde de mutlu ve uyumlu bireylerin gelişmesi mümkündür.

Hastalıklar

Aile bireylerinden birisinin sağlık durumunun bozulası aileyi ekonomik, sosyal ve duygusal açıdan etkiler. Özellikle ebeveynlerden birinin kronik hastalığı çocuğu üzer ve mutsuz eder. Çocuk anne ya da babayı kaybedeceğini düşünür. Okulda bile aklı hasta ebeveynindedir. Çocuğa hastalık hakkında bilgi vermek, iyileşmesi için neler yapılması gerektiğini açıklamak gerekir. Hastalığın iyileşme ümidi yoksa bu çocuğa anlayabileceği dille yeterli ve doğru olarak açıklanmalı, çocuk sonuca hazırlanmalıdır. Eğer hasta olan çocuksa, anne ve baba kaygı ve üzüntüyle çocuğa karşı tavırlarını değiştirirler. Çocuğun üstüne düşerler, her istediğini yapmaya çabalarlar. Bu durumdan çocuk rahatsız olur ve kendini çok hasta sanabilir. Daha sonra anne babasının ilgisini kendi lehine kullanabilir. Sürekli hasta muamelesi yapılan çocuklar psikolojik olarak kendilerini güçsüz hissederler. İyi oldukları dönemde de aynı ilgi ve özeni görmek isterler. Hastalık döneminde sağlıklı olan kardeş-abla ya da ağabey varsa onu gösterilen aşırı ilgiden rahatsızlık duyabilir ve gereksiz kıskançlık gösterilerinde bulunabilirler. Ya da aynı ilgiyi görmek için hastaymış gibi

davranabilirler.

Ölüm

Aile bireylerinden birinin ölümü aile için dayanılması zor bir durumdur. Ölüm karşısında çocukların tepkisi yaşlarına göre değişiklik gösterir. Erken çocukluk döneminde annenin ölümü genellikle ruhsal bozukluklara neden olabilir. Çocuğun daha sonraki yaşantısı, ölen ebeveyninin boşluğunun kimin tarafından ve nasıl doldurulacağına bağlıdır. Ölüm olayı, çocuk çok küçük değilse uygun bir dille açıklanmalıdır, gerçek saklanmamalıdır. Çocuk ölüm haberini kendisine en yakın hissettiği kişiden duymalıdır. Ölüm anında üzüntüyü belli etmek sağlıklı bir davranıştır. Ölüm karşısında çocukların yas tutmaları ve yetişkinler gibi üzülmeleri beklenemez. Anne ya da babasını kaybeden çocuğun davranışları, ölen ebeveyninin cinsiyeti, onunla ön yaşantısı, diğer ebeveynin evlenip evlenmemesi ve başka kardeşlerin varlığına bağlı olarak değişiklik gösterir. Çocuğun ölümle karşılaştığı yaş da önemlidir. Yedi yaş öncesi çocuk, yetiştiren ebeveynin yerine gelecek birini kabul edebilir. Yedi-on yaş arasında çocuğun ölüm olayını kabullenmesi zorlaşır. Çocuklarda duygusal ve zihinsel zorlanmalar görülebilir. Çocuğun hayatında önemli yer tutan sevgi ojelerinden birini kaybetmek çocukta duygusal şoka neden olabilir. On yaş sonrası ölüm karşısında gösterilen tepkiler yetişkinlerinkine benzer niteliktedir. Çocuğun duygusal tepkileri gelişim düzeyine, yaşına, ölen ebeveynle ilişkilerine, ölüm koşullarına ve ailenin tepkilerine göre farklılık gösterir. Çocuğun duygularını ifade etmesi için fırsat verilmelidir. Üzüntüsünü, acıyı yaşadığı dönemde yaşamasına izin verilmelidir. Çünkü acılar kişilerin bireysel tepkileri doğrultusunda yaşanmadığında üzerinden uzun yıllar geçse de mutlaka başka bir zeminde ve başka bir şekilde ortaya çıkacaktır.

 

(Devam Edecek)

Esenlikler Dilerim.

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok