Antalya
23.08.2019
A

Herhangi birine hakaret ederken “Hayvan!” diyoruz...

Çok yemek yiyen birisi için “Hayvan gibi yiyor!” diyoruz...

Beklenmedik bir durumla karşılaşınca “Hayvan mısın; dikkat etsene!” diyoruz...

Ne kadar kötü bir şey şu hayvan olmak! Her fenalığı onunla adlandırıyoruz!

Tabii ne de olsa biz insanız ve yaratılanların ennnnnn üstünüyüz; öyle değil mi!!!

Öyle değil!!!

 

Kedileri yakıp sokaklarda sallandırıyoruz...

Köpeklerin ayağını kesip acımasızca işkence ediyoruz...

İneğe, eşeğe hatta timsaha tecavüz edip onuruyla oynuyoruz...

Evet biz bunların hepsini yapıyoruz!

Arşivleri inceleyin; daha neler neler yapıyoruz göreceksiniz!

Ne zor şey şu hayvan olmak! Yaşam haklarını bile keyfimizce ellerinden alıyoruz.

E tabii ne de olsa biz insanız ve yaratılanların ennnnnn üstünüyüz; öyle değil mi!!!

Öyle değil!!!

 

Kaç tane hayvan gördünüz “hayvanlık dışı” veya insan(!) gibi davranan? Ben görmedim! Duymadım! Ve dolayısıyla bilmiyorum da! Ama insanın, “insanlık dışı” nice davranışını gördüm, duydum ve maalesef biliyorum da!

 

Keşke hepimiz; hakaret aracı olarak kullandığımız, işimize geldiği gibi faydalandığımız, doğanın dengesini koruyan, bilinçli veya bilinçsiz bize hizmet eden o hayvanlar gibi olabilsek! Çünkü hepimiz evrenin bir parçasıyız ve hiçbirimiz, yaratılmışların en üstünü falan değil! Aristo’nun “İnsan düşünen bir hayvandır.” cümlesini bile doğru bulmuyorum! Veya cümle bilimsel açıdan doğru olsa bile uygulama yönünden herhangi bir anlam ifade etmiyor. Çünkü insan düşünen bir varlık olsa; doğa bugün bu halde olmazdı!

 

Görmüyor musunuz hep birlikte YANIYORUZ!

 

Hangi hayvan orman yangını çıkarmış?

Hangi hayvan piknik yapıp çöplerini orada bırakmış?

Hangi hayvan ağaçları kesmiş?

Hangi hayvan denizleri kirletmiş?

Bir tane bile yok! Oysa o çok düşünceli insanoğlu(!) her gün zarar veriyor doğaya. Hem doğaya hem içindekilere hem de içinde olduğunu unuttuğu kendine! Vay be! Ne muhteşem bir zeka ve ne muhteşem bir özellik: düşünebilme! Tabii o gururlanmasın da kim gururlansın şimdi! Yaratılanların en üstünü insan değilse başka kim olabilir! Bi gidin Allah aşkına ya! Düşünmek bu mudur? Üstün olmak bu mudur? Bu değil!!!

 

Ey insanoğlu insan! Kendine gel!

Ve mümkünse “Hayvan” gibi davran!

Yoksa o düşünme özelliğiyle övündüğün fakat işlevini yerine getiremeyen beynin başımıza bela olacak! Zaten yeterince geç kaldın! Daha da fazla geç kalmadan onu kullanmayı öğren ve DÜŞÜN ARTIK!

 

Sevgili “Yedi Renkli Kalem” Okurları!

Ormanlarımızla beraber yüreklerimizin de cayır cayır yandığı bugünlerde bir kez daha hepimizi, hepimiz için doğayı korumaya davet ediyor ve “düşünme” özelliğini kullanabilen tüm insanlara saygı ve sevgilerimi sunuyorum! Ve haftaya tekrar görüşmek üzere -yine bir şiirimle- bugünkü yazımı noktalıyorum.

 

Zarafeti kuğuya

Asaleti ata

Kurnazlığı tilkiye

Özgürlüğü kuşa

Mutluluğu kelebeğe

Hüznü martıya

Gücü aslana

Hızı kaplana

Sadakati köpeğe

Nankörlüğü kediye

Çalışkanlığı karıncaya

Unutkanlığı balığa mal etmişler

Geri kalan “vasıfsız” elemana “insan demişler

O da kendini bir şey zannedip durur!

 

Fatih Haktan Coşkun

Paylaş
ETİKETLER:
Yok