Antalya
07.08.2019
A
SEKTÖR
GTS faturası çiftçiye
 GTS faturası çiftçiye

Tarım Bakanlığı uygulamaya koyduğu Gübre Takip Sistemi’nin (GTS) firmalara ciddi maliyet yüklediğini belirten uniBBa Şirketi Genel Müdürü Barış Büyükyörük, “Sisteme karşı değiliz. Ancak kullandığımız etiketi sadece bir firmadan almamıza izin verildiği için fiyat artıyor. Biz de bunu nihai tüketici olan çiftçiye yansıtmak zorundayız” dedi

Hazırlayan: Hasan YAVAŞLAR

Organize Sanayi Bölgesi’nde idari binası ile birlikte 5 Bin 500 metrekarelik alanda faaliyet gösteren uniBBa Tarım Sanayi Ticaret A.Ş. endüstriyel kimyasal bölümünde gübre üreten üreticilere hammadde tedariği sağlıyor. Hammaddeleri ithal edip gübre üreticilerine servis ettiklerini belirten şirketin Genel Müdürü Barış Büyükyörük, 5 ülkeye ihracat yaptıklarını anlattı. Mısır, Azerbaycan, Tunus, Lüknan ve Fas’a ihracat yaptıklarını belirten Büyükyörük, “İran, Sırbistan ve Bosna gibi ülkelerle de ruhsatlama çalışmalarımız devam ediyor” dedi.

ÖZEL GÜBRE ÜRETİMİ

3 yıl önce kurulmalarına rağmen kısa sürede ciddi anlamda büyüdüklerini belirten Barış Büyükyörük, “16 yıl bu sektörde profesyonel olarak çalıştım. Bir şirketin tarım departmanını kurup büyüttük. Babam da bu meslekteydi. Sektörde 20 yıldır faaliyet gösteriyorum. Biz genellikle özel gübreler üzerinde faaliyet gösteriyoruz. Türkiye Gübre Üreticileri ve İthalatçıları Derneği (GÜİD) Yönetim Kurulu üyesiyim. Dünya’daki bütün fuarları takip ediyorum” şeklinde konuştu.

SON 4 YILDA DÖNÜŞÜM

15-20 önce sektörün tamamen yabancıların elinde olduğunu belirten Büyükşerük, “Özellikle İspanya ve İtalyan firmaları söz sahibiydi. Son 4 yılda dönüşüm başladı. Son yıllarda bizim ürünlerimizin de piyasada karşılığı var. Gübre üretimi yapan arkadaşlarımız, hem dernek üyemiz, hem de bizim müşterimiz. Hammadde sattığımız firmaların büyük bölümü birçok ülkeye ihracat yapıyor. Bu bizim için gurur verici bir tablo. Ortadoğu’da dönüşüm 4-5 yıl önce başladı. Çünkü Avrupa firmalarından iskonto istendikçe malın kalitesi ile oynandı. Türk firmalar bunu yapmıyor” ifadelerini kullandı.

ORTADOĞU PAZARI

Türk üreticilerin yakın tarihte Ortadoğu’ya açıldığını hatırlatan Büyükyörük, şu bilgileri verdi: “Ortadoğulular, Türk çiftçilerin bunu üretebildiğini gördü. Son 4-5 yılda Türk firmaları, Ortadoğu’da Avrupa firmaları kadar söz sahibi. Bizim yaptığımız iş sihirli değnek değil. Kullanılan bir ürünün etkisi birkaç yıl içinde kendisini gösterir. Ortadoğulular bu süreci yaşadı ve Türk firmalarına güvenleri arttı. Bazı reaksiyon ürünlerini bundan 5 yıl önce çözememiştik. Ancak şimdi çözdük. Şu anda Organize Sanayi’de bir arkadaşımız calsiyum nitrat üretebiliyor. Bu yıllar önce pek mümkün görünmüyordu. Bu ürünler hem ihracatımıza, hem de iç pazara uygun piyata satılıyor”.

HAMMADDE ÇİN’DEN

Hammaddelerinin yüzde 80-90’ı Çin’den getirdiklerini belirten Barış Büyükyörük, “Bazı hammaddeleri Türkiye’de üretme şansımız var ve üretiyoruz. Ancak bazı madenler Türkiye’de yok. Türkiye’de olmayan madenlerden elde edeceğimiz hammaddeyi dışarıdan alıp, değere dönüştürüp ihraç ediyoruz” diye konuştu.

MİRAS HUKUKU SORUNU

Türkiye’deki tarımın genel probleminin, miras hukuku olduğuna dikkat çeken uniBBa Tarım Sanayi Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Barış Büyükyörük, “Ülkede miras hukuku düzelmedikçe ülke tarımı her geçen gün kan kaybedecektir. Bu konu düzene girdikten sonra işletme maliyetlerimiz düşecektir ve rekabet edebilir konuma geliriz. Bugün 300 dönüm olan arazi, 30 yıl sonra 30 dönüme düşüyor. Bu sorunun çözümü mutlaka bulunmalı. Son 50 yılda görev yapan tüm hükümetler bu konuyu çözme konusunda yetersiz kaldı” dedi.

GTS’NİN FATURASI ÇİFTÇİYE

Gübre konusunda yaşadıkları en önemli sorunun Gübre Takip Sistemi (GTS) olduğunu belirten Büyükyörük, şunları söyledi: “Bu sistem, patlayıcı maddelerin kontrolü için getirilen bir sistem. Bizim sektörde hiçbir arkadaşımız bu ürünü bu amaçla kullanmaz. Ancak getirilen düzenleme, tüm gübreleri kapsadı. Ben orta ölçekli bir işletmeyim ve son 6 ayda bu sistem için 150 Bin TL para harcadım. İşçilik maliyetlerimizi artırıyor. Üreticiden, en son kullanan tüketiciye kadar takip edilmeyi sağlayan bir sistem. Biz takip edilmekten şikayetçi değiliz, edilelim. Ürünlerin üzerine etiket yapıştırmak zorundayız ve bunu sadece bir firmadan almak zorundayız. Bu tekelleşme nedeni ile çok yoruluyoruz”.

KENDİMİZ ÜRETELİM

Biz kare barkot sistemi ile tüm ürünleri takip edebileceklerini, bunu etiketi de kendilerinin üretebileceğini belirten Büyükyörük, “Bakanlığa bu teklifi sunduk ancak kabul edilmedi. Her ürün için ciddi anlamda maliyet getiren bir yükle karşı karşıyayız. Biz bu maliyeti bayiye yansıtmak zorundayız. Dolayısıyla nihai tüketici olan çiftçi, ürünleri biraz daha pahalı alacak. Bugün tarıma dağıtılan toplam destekleme bedeli 600 milyon TL. Bu sistemin 2020 yılında çiftçiye yansıması 300 milyonu bulacak. Aslında devletin çiftçiye verdiği desteği, bir firma neredeyse tek başına geri alıyor” bilgilerini verdi.

BİLGİ KİRLİLİĞİ VAR

Gübre sektörü ile ilgili kamuoyunda yanlış algılamaların olduğunu belirten Büyükyörük, şöyle konuştu: “Her gübrenin zehir olduğu algısı, insanların bu işi bilmemesinden ve bilmeyen insanların da sektör ile ilgili yorum yapmasından kaynaklanıyor. Yani bilgi kirliliği yaşanıyor. Örnek vermek gerekirse; bugün domates yetiştiriyorsanız, ürünün topraktan çektiği bir potasyum, calsiyum, azot, fosfor ve magnezyum miktarı var. Bunu dışarıdan takviye etmezseniz, toprak bunu kendisi temin edemez. Takviye yapmak zorundasınız. Her bir kilo domateste 300 gram potasyum var. Bu potasyumu verirseniz domates ortaya çıkıyor. Ancak bu miktarı gereksiz vermek toprağı ve ürünü yormaktır. Gerektiği kadar bitkiyi beslemek zorundayız. Mesela insanın potasyamu ihtiyacı varken bir tane muz yemesi normaldir. Ancak 2-3 tane yerse bu vücudu rahatsız edebilir”.

HEM DOKTOR, HEM ECZACIYIZ

Sektörde ziraat mühendislerine büyük sorumluluk düştüğünü belirten Barış Büyükyörük, “Biz ziraat mühendisleri, sektörümüzün hem doktoru hem de eczacısıyız. Ona bir canlı gözüyle bakmazsak yanlış yaparız. Bahçemde 500 yaşında zeytin ağacı var. Buna canlı gözüyle bakıp değer vermezseniz onu yaşatamazsınız. Biz sektörün üstü açık bir fabrikasıyız. Her türlü iklim koşullarından, insan faktöründen etkileniriz. Bitkilerin organik gübreye ihtiyacı olduğu gibi kimyevi gübreye de ihtiyacı vardır ve bunu vermek zorundayız. Hollanda’da birim alanında üretilen ürün, Türkiye’ye göre 2 katı. Ancak Hollanda’da gübre tüketimi de bizim 3 katımız civarında”.

BİLİNÇLİ KULLANILMALI

Bilinçsiz kullanılan gübrelerin bitkiye ve toprağa zarar verebileceği uyarısında bulunan Büyükyörük, “Bilinçsiz gübre tüketiminde toprak kilitlenir. Ancak bu konuda toprağın kilidini kıracak olan ürün de bir kimyasal. Toprakla birlikte bitki de kilitlenir. Burada tarım il müdürlüklerinin daha etken rol alması gerekiyor. Tarım danışmanları daha etkin olmalı. Bu konuda Antalya çiftçisi son derece bilinçli. Doğru gübreleme ve ilaçlama son derece önemli” ifadelerini kullandı.

FAKÜLTELERİN DURUMU

Kendisinin 20 yıl önce üniversiteden mezun olduğunu belirten Büyükyörük, ziraat fakülteleri ile ilgili şunları söyledi: “Bugün üniversiteler artık arpa ile buğdayı ayırt edemeyen ziraat mühendisleri mezun veriyor. Fakültenin daha teknik tandanslı derslere yoğunluk vermesi gerekiyor. Teknik çalışmalara yer verilmeli. Benim dönemimde bile son sınıfta arpa ile buğdayı ayırt edemeyen sınıf arkadaşlarım vardı. Bugün teknik derslere ve eğitimlere ağırlık verirsek eğitimin kalitesi artacaktır. Tarımdaki değişim buralardan başlamalı. Ziraat fakültelerinde başlayacak değişim, belli bir süreçten sonra sektöre hakim olur. Fakülteler kendisini geliştirir, miras hukuku sorunu çözülürse sektörün sorunları çözülür”.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: