Antalya
18.07.2019
A

 

 

Folat (folik asit) eksikliği organizmanın önemli metabolik faaliyetlerini sürdürülmesine engel olmakta ve çeşitli rahatsızlıkların oluşmasına neden olmaktadır. Özellikle DNA sentezine katılması, hamileliğin erken dönemlerindeki bebeklerin ve ergenlik dönemindeki çocukların gelişimi açısından oldukça önem taşımaktadır. Günlük diyette sıklıkla tüketilen besinlerde yaygın olarak bulunmasına rağmen, dünyada en sık rastlanan vitamin eksikliği, folik asit eksikliğidir. Bu yüzden gebelik planı ya da gebelik şüphesi olan annelerde dikkatli olunmalı, özellikle folik asit konusunda herhangi bir eksikliğe mahal verilmemelidir. Folik asitin, folik asit (folat) ve folinik asit (5-metil-tetra-hidrofolat-MTHFR) şeklinde kullanılabilir formları vardır. Folat terimi folik asidin her formunu kapsayan genel bir tanımlamadır. En iyi formun 5-metil-tetra-hidrofolat (MTHFR) olduğu düşünülmektedir. Günlük gereksinim 400 mcgdır. FOLİK ASİT EKSİKLİĞİ NELERE YOL AÇAR?

  1. Nöral Tüp Defekti (NTD): Nöral tüp defekti fetusta embriyonik gelişim sırasında spinal kord ve beyni etkileyen gelişimsel bir bozukluktur.
  2. Ateroskleroz: Folik asit eksikliğinde vücutta homosistein seviyesi artar. Homosistein seviyesindeki artış kalp krizi, inme ve periferal vasküler hastalık için bir risk faktörüdür. Kalp krizi geçiren hastaların % 20-40’ında homosistein seviyesi yüksek olarak saptanmıştır.
  3. Troid Hastalıkları: Folat metabolizmasında yer alan 5-metil-tetra-hidrofolat (MTHFR) , MS ve CBS (sistatyon beta sentaz) aktivitelerinin tiroid hormonundan etkilendiği bildirilmektedir. Hipertirodizmde folat düzeyinin yüksek, hipotirodizmde ise düşük olduğu vurgulanmaktadır.
  4. Osteoporoz: Postmenapozal kadınların kanında homosistein seviyesinde artış saptanmıştır. Folik asit desteği ile (folik asit seviyesi normal olsa bile) postmenapozal kadınlardaki homosistein seviyesi azalmaktadır.
  5. Servikal Displazi: Servikal displazi, serviksteki hücrelerde şekil bozukluğu olmasını tanımlar. Serviks kanseri için kanser öncülü bir belirteçtir. Muhtemelen gebe olan veya doğum kontrol ilacı kullanan kadınlarda anormal raporlanan pap smearın çoğunda gerçek displaziden ziyade folik asit eksikliği olduğu görülmüştür.
  6. Depresyon: Psikiyatrik hastaların çoğunda folik asit eksikliği bulunmaktadır. Folik sit eksikliğinin giderilmesi özellikle yaşlılar olmak üzere bazı hastalarda, zihinsel ve psikolojik semptomlarda dikkate değer düzelme sağlamaktadır.

FOLİK ASİT KAYNAKLARI NELERDİR? Memeli hücreleri folik asidi sentezleyemez. Bu nedenle dışarıdan tüketimi zorunludur. Kırmızı ve beyaz et, baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler, narenciye, bazı meyveler, sebze, et ürünleri ve fermente süt ürünleri gibi birçok besinde folat bulunmaktadır. Karaciğer hariç hayvansal gıdalar folik asitten fakirken, bitkisel gıdalar folik asit bakımından zengindir. FOLİK ASİT EMİLİMİNİ ETKİLEYEN İLAÇLAR Alkol, östrojenler, sulfasalazin, barbiturat gibi ilaçlar folik asit metabolizmasını bozarlar. FOLİK ASİT EKSİKLİĞİ NASIL GİDERİLİR? Bitkisel folat kaynaklarını tüketme (özellikle yeşil sebzeler), starter kültür olarak probiyotik bakterilerin kullanıldığı ve folat ile güçlendirilmiş fermente gıdaların kullanımıyla folat eksikliği ile mücadele edilebilir. Özellikle yüksek folat üretimine sahip probiyotik mikroorganizmaların tüketimi, dışarıdan folik asit takviyesine gerek duyulmadan folat eksikliğinin doğal yolla giderilmesini sağlar.Fermente gıdalardaki probiyotiklerin yüksek miktarda folat üretmesi ile homeostaziye olumlu etkisi, bilim dünyasında büyük ilgi uyandırmaktadır.   

Paylaş
ETİKETLER:
Yok