Antalya
09.07.2019
A

 

Yakın tarihimiz siyasi çekişmelerin gölgesi altında şekillendi. AKP’nin 20 yıla yaklaşan iktidarı karşısında muhalefet partilerinin bir yandan direnç gösterirken bir yandan da AKP eliyle yapılan köklü değişiklikleri kabullenmelerine tanık olduk.

 

Son yerel seçimlerde dozu iyice yükselen siyasi atmosfer, Türkiye’nin temelde iki kutuba bölünüşünü açık biçimde gösterdi. İnsanlar, yerel seçimleri yerellikten çıkarıp ülkenin geleceği açısından son derece önemli bir milat olarak kabul ettiler. Ve oy verirken de yerel adayların şahsına değil, onların temsil ettiği siyasi anlayışa, yani iki kutuptan birine evet mührünü bastılar.

 

Burada net olarak söylenebilir ki ülkenin aydınlık kesimleri, AKP’nin baskıcı politikaları karşısında CHP/İYİ Parti koalisyonunu destekledi. Bu koalisyon adına aday olanlara oy verdi. Türkiye’nin “yeniden aydınlık yarınlara kavuşması” saiki ve umuduyla taraf oldu.

 

Kabaca “Önce AKP gerilesin”cilik veya daha yaygın bir ifadeyle “Hele Erdoğan bi gitsin”cilik olarak da adlandırılabilecek bu yönelimin, yerel seçimlerde adayların kimliğini ve projelerini ikinci planda tuttuğunu, hatta görmezden geldiğini söylersek yanılmış olmayız.

 

Zira 31 Mart’ın ardından geçen 3,5 ay gibi kısa sürede bu cenahtan seçimi kazanan bazı belediye başkanlarının icraatları, bu “görmezden gelme” halini açık bir şekilde ortaya koyuyor. AKP politikalarına karşı umut olarak verilen oyların yavaş yavaş çöpe doğru yol aldığını görmemek mümkün değil. Bunlardan biri de Döşemealtı Belediye Başkanı Turgay Genç.

 

Genç’in 2014 seçimlerinde önceki başkan Nurettin Tursun’dan enkaz devraldığını hatırlatalım. Öyle ki Genç, 5 yılllık ilk başkanlığı döneminde Tursun’dan kalan borçları kapatmaya  çalıştı. Tursun döneminde yapıılan hoyratça giderleri karşılamak için formül aradı. Fakat 5 yıl az bir süre değil ve Genç, başkanlığındaki 2. döneminde hala borç ödüyorsa kafasını biraz kaldırmalı, nerede hata yaptığını düşünmelidir. Seçimi 92 oy gibi bir farkla kıl payı kazanan Genç’in, mazbatayı alır almaz il icraatı yüzlerce kişiyi sürgüne göndermek olmuştu. Genç’in kendince yöntemlerle (!) kendine oy vermediklerini tespit ettiği belediye çalışanları, “Mart’ın sonunda kışı gördüler” ve yerine meslekleriyle alakası olmayan yerlere sürgün edildiler.

 

Bilindiği üzere Turgay Genç aylardır personeline maaş öde(ye)miyor. Hatta personelin 2018 yılından bile alacakları olduğu söyleniyor. Geçtiğimiz dönem belediye gelirlerinin yanı sıra onlarca futbol sahası büyüklüğünde arsa satışı yaparak gelir elde eden Turgay Genç yönetiminin, personeli mağdur etmesi anlaşılır gibi değil. Üstelik Döşemealtı Belediyesi, yaptırdığı işlerin parasını da ödeyebilmiş değil. Halen birçok müteahhit firma ile mahkemelik olan belediye, esnafa da hayli borçlu.

 

Gelirlerini arsa satışıyla zenginleştiren belediyenin, hem personele, hem esnafa, hem de müteahhit firmalara ödeme yapmamış olması akıllara “paranın har vurulup harman savrulduğu” fikrini getiriyor. Belediye yönetiminin uzun süredir mali tabloya açıklık getirememiş olması da bu fikri güçlendiriyor.

 

Belediye icraatlarını durma noktasına getiren bu ekonomik çöküntünün önümüzdeki dönemde de düzeleceği kuşkulu. Zira halihazırdaki borçları banka kredisiyle çözmek isteyen Turgay Genç yönetiminin işi hiç de kolay değil. Alacağı kredinin mevcut borçları kapatmaya bile yetmeyeceği aşikarken, bundan sonra hem seçim öncesi vaat ettiği projelerin finansmanını, hem personelin maaşını hem de yüksek banka kredisini nasıl ödeyeceği soru işareti olarak karşımızda duruyor.

 

Şirket hukukuyla değerlendirildiğinde çoktan iflas etmiş bir belediye olan Döşemealtı’nda personele “Eylül’e kadar para beklemeyin” diyen Turgay Genç yönetiminin, bankalardan eli boş döndüğü de gelen haberler arasında.

 

Eee devir eski devir değil. Nerde o bankaların kredi vermek için kapı kapı dolaştığı günler!.. Batık bir belediyeye bu kadar yüksek krediyi vermek bugün için son derece riskli. Fakat bir ihtimal daha var; o da krediyi çok daha yüksek faiz oranıyla almak. Ancak bunun da neye mal olacağını kestirmek zor değil.

 

Şimdilik Döşemealtı için “yazık” demekten başka bir söz aklıma gelmiyor!..

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok